WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

hakkında  3402 sayılı Yasanın 14. ve 17. maddeleri gereğince imar-ihya ve zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının araştırılması gerekeceğinden, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin olarak 1980-1985 yıllarına ilişkin 1/20000 ve 1/25000 ölçekli stereoskopik hava fotoğrafları ile aynı yıllara ilişkin fotogonometri yöntemiyle düzenlenmiş harita bulundukları yerlerden getirtilmeli; ziraat  mühendisi, harita mühendisi ve orman mühendisi ile  birlikte hava fotoğrafları, topoğrafik harita ve kadastro paftası ile çakıştırıldıktan sonra mahalline uygulanmalı, stereoskop aletiyle incelenmeli,  fen, ziraat ve orman bilirkişi tarafından taşınmaz üzerinde tam olarak hangi tarihten itibaren zilyetliğin başladığı  belirlenmeli, komşu köyden tanık ve yerel bilirkişi dinlenmeli, yöreye ait var ise mera tahsis haritası, mera norm kararları ve belgeleri zeminde uygulanarak yöntemine uygun şekilde mera araştırması yapılmalı, taşınmazın mera niteliğinde olduğunun belirlenmesi halinde meralar...

Kamyonet hakkında, malvarlığının kullanımı ve zarara uğramasının engellenmesi adına gerekli tüm tedbirlerin alınmasını talep ettiklerini, yüklenici ile herhangi bir kazaya karışılması durumunda fesih istenen şirket maddi olarak sorumlu olacağından şirketin zararına olacağını, bu nedenle tedbiren kullanılmaması gerektiğini, tüm bu nedenlerle, Türk Ticaret Kanunu’nun 636. maddesi uyarınca açılmış bulunan işbu haklı sebeple fesih davasının yargılaması devam ederken, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389 ve devamı maddeleri uyarınca müvekkilinin ortaklık haklarının korunması, tasfiyeye konu olacak şirket malvarlığının zarara uğramasının önlenmesi ve ileride verilecek olası fesih ve tasfiye kararının etkin şekilde uygulanabilmesinin temini bakımından, şirket malvarlığı üzerinde gerekli ihtiyati tedbirlerin tesis edilmesi zaruri hale geldiğini, ancak ilk derece mahkemesince tedbir taleplerinin reddedilmiş olması sebebiyle ortaya çıkabilecek büyük zararlar ve telafisi mümkün olmayan sonuçların...

içi açıklık olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda ... ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez. 6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2 Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır....

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1994 yılında yapılarak 22/03/1996 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmaları ile daha sonra 6831 sayılı Kanunun 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesi kapsamında yapılarak 03/05/2011 tarihinde ilân edilen fennî hataların düzeltilmesi çalışmaları bulunmaktadır. Kural olarak; Medeni Kanunun 713 ve devamı maddeleri ile 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddeleri gereğince orman sayılmayan devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetlerine tahsis edilmeyen araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek, tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar çekişmesiz ve aralıksız 20 yıl süre ile ve malik sıfatıyla zilyet edilmesi halinde imar ihya edenler adına tapuya tescil edilebilir....

TMK'nın 982 ve 983. maddelerinde düzenlenen zilyetliğe dayalı davalar ile zilyet, zilyetliğinin bir hakka dayandığını ispat külfetine katlanmadan yalnızca zilyetliğini öne sürerek, zilyetliğinin korunmasını isteyebilir. Ancak, zilyetliğin arkasında bulunan nesnel veya kişisel bir hakka dayanıldığında ise dava, bir hak davası niteliğini kazanır. (HGK'nın 25.11.2009 tarihli ve 2009/8-518 Esas, 573 Karar). TMK'nın 981. maddesinde; zilyet, her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir, denilmektedir. Bu bakımdan açılan dava TMK'nın 683. maddesi gereğince ayni hakka dayalı açılan dava olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, taşınmaz üzerindeki yapı bakımından mülkiyet hakkına istinad ederek davayı açmıştır. Olayları anlatmak taraflara, hukuki tavsif mahkemeye aittir. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulur....

Dava tarihinde yürürlükte bulunan, 4822 sayılı Kanunla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde, Mal: Alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları; Hizmet: Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti, ifade eder. Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar....

Sayılı dosyası ile İİK md. 92 uyarınca ipotekli taşınmazın idare ve işletmesi ile eklentilerinin korunması için gerekli tedbirlerin alınması hususunda talepte bulunduğunu, Mahkemece 25/09/2017 tarihli kararı ilk taşınmaz ile ilgili İİK md. 92 göre icra müdürlüğünce gerekli koruma tedbirlerinin alınmasina karar verildiğini, Bursa 10....

Zirai bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliği, zilyetliğin başlangıç ve sürdürülüş şekli konusunda ayrıntılı rapor alınmalıdır. Diğer taraftan 3402 sayılı Yasa'nın 1. maddesi gereğince kadastro hakimi, çekişmeli taşınmazın tamamı hakkında doğru, açık ve infazı kabil hüküm kurmak zorundadır. Bu itibarla, çekişmeli taşınmaz mahkeme kararıyla ifraz edilmesi halinde ifraz edilen her bir bölümün, fen bilirkişi raporunda harflendirilerek yüzölçümlerinin gösterilmesinin istenilmesi; mahkemece de hükme esas alınan fen bilirkişi raporuna atıf yapılmak suretiyle ifraz edilen her bir bölüm hakkında ayrı ayrı karar verilmesi zorunludur. Mahkemece, hükümde fen bilirkişi raporuna atıf yapılmaması ve dosyada mevcut raporda, çekişmeli taşınmazın ifraz edilen her bir bölümünün harflendirilerek yüzölçümlerinin buna göre belirlenmemesi isabetsizdir....

Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan mera kaydının iptali ve tapuya tescili isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu 14, 16, 17 , 18 ve 46 ıncı maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 713/1 inci maddesi, 3. Değerlendirme Kadastro sonucu; Yüksekova ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan 119 ada 39 parsel sayılı 96.826,36 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, Toprak Tevzi Komisyonu tarafından mera olarak sınırlandırıldığı gibi, kadimden beri ve halen köy halkı tarafından mera olarak kullanıldığı belirtilerek kamu orta malı-mera vasfıyla sınırlandırılmış ve kesinleşmiştir....

Maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.02.2012 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi KARŞI OY Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, muristen intikal, harici paylaşım, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1, 996, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır....

UYAP Entegrasyonu