Sözleşme gereği edimini yerine getiren yüklenici, kendisine düşen bağımsız bölümleri yazılı olmak koşulu ile B.Y.’nın 162 ve devamı maddelerine göre üçüncü kişilere devir ve temlik edebilir. Oturmak amacı ile konut satın alan kişi ile yüklenici arasında düzenlenen sözleşme, B.Y.’nın 162. maddesi hükmüne göre alacağın temliki olup, bu tür sözleşmelerin resmi biçimde yapılmasının zorunlu olmadığı, somut olayda, düzenlenen yazılı sözleşmenin de bu nitelikte olduğu ve konut satışının da 4077 Sayılı Yasada düzenlendiği anlaşılmakla, 4077 Sayılı Yasa kapsamında kalan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; H.Y.U.Y.’nın 25. ve 26. maddeleri gereğince ... 5. Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 25/09/2006 gününde oybirliğiyle karar verildi...
ın denetimine açık olacak biçimde belirlenmesi, yukarıda belirtilen kanun maddeleri gereğidir. Olaya sadece davacı açısından değil tüm kat malikleri ya da oturan sakinler açısından olaya bakmakta yarar bulunmaktadır. Olayın çözümünde komşuluk hukuku ve mülkiyet hakkından doğan hak ve yükümlülüklerin birlikte değerlendirilip sonuçlandırılması, belirtilen konularda daha önce götürülmeyen bir teknik, bir inşaat mühendisi veya mimar ile konunun uzmanı bir emlakçıdan oluşacak üçlü bilirkişi kurulundan açıklayıcı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması gerekir. Görüldüğü gibi uyuşmazlık belediye adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazla yani binanın zemini ile bir ilgisi bulunmayıp dört katlı apartmanda oturan sakinlerin ortak kullanım alanlarıyla ilgili olup ayni hakka ilişkindir. Bu nedenle belirtilen kanun maddeleri gözönünde tutulmalıdır. Yani davanın TMK.nun 981 ve devamı maddelerinde yer alan zilyetliğin korunması olayıyla bir ilgisi bulunmamaktadır....
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince Ankara 3.Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 28.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bundan ayrı, davacının hangi şekilde davalılarla birlikte tapuda Feryal Yetkin, Süheyla Melik ve Feyza Karavelioğlu adlarına paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı bulunan 110 ada 1 sayılı parseli tasarruf ettikleri, ortada bir takasın bulunup bulunmadığı, neye dayanarak taşınmazı aralarında bölüştürmek suretiyle kullandıkları hususlarında HUMK.nun 75, 213 ve 230. maddeleri gereğince davacı isticvap olunarak anılan hususların sorulması ve dava dilekçesinin kapsamına dayanılarak kendisinden gerekli açıklamalarda bulunulmasının istenmesi, davalı ...’a tanık ve delillerini bildirmesi için kendilerine süre ve imkan tanınması, taraf tanıklarının ve yerel bilirkişilerin uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle HUMK.nun 258, 259 ve 265.maddeleri gereğince keşifte dinlenmelerinin sağlanması, zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve tasarruf konusunda bilgilerine başvurulması, toplanacak bilgiler çerçevesinde davanın TMK.nun 981 ve devamı maddelerinde yer alan zilyetliğin korunması davası mı yoksa...
e satılarak zilyetliğinin devredildiğini, bedelinin ödendiğini ve 20 yıldır taşınmazı kullandıklarını, ödediği satış bedeli ile taşınmaz üzerinde yaptığını iddia ettiği bir takım iyileştirme gideri ödenmedikçe zilyetliğinin devamı gerektiğini ileri sürmüş olmasına rağmen mahkemece bu savunma üzerinde hiç durulmamıştır. Hemen belirtilmelidir ki, Türk Medeni Kanununun 706, Türk Borçlar Kanununun 237, 2644 sayılı Tapu Kanununun 26 ve Noter Kanununun 60. maddeleri uyarınca, taşınmazların alım satımları resmi şekilde yapılmadıkça harici satın alma mülkiyetten kaynaklanan bir hak bahşetmez. Ancak, iyiniyetli zilyedin gerek Türk Medeni Kanununun 994. maddesi, gerekse 1940 tarih ve 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, taşınmazı kullanma yönünden kişisel bir hakkı bulunduğu kuşkusuzdur. Bu durumda, harici satış bedeli ile varsa zorunlu ve faydalı masrafları satın alana ödenmedikçe bedel yönünden satın alanın taşınmazı alıkoyma hakkı ( hapis hakkı ) vardır....
Ecrimisil davaları, taşınmaz maliki tarafından açılabileceği gibi taşınmaza zilyet olan kişi ya da mirasçıları tarafından da açılabilir. Bu durumda davacı, rızası bulunmadan taşınmaz mal zilyetliği gasp edilmiş olan kişidir. Bir taşınmaz malın yararlanma hakkının malik tarafından başka kimseye bırakılması halinde, işgal tazminatını istemek hakkı, yararlanma hakkına sahip olan kişiye ait olur. Başka bir deyişle, hak sahibi zilyet, kötü niyetli zilyetten her zaman ecrimisil isteyebilir (TMK mad. 982 ve 983). Bu durumda TMK'nin 983 ve devamı maddeleri uyarınca zilyetliğe dayalı bu davada, öncelikle çözüme kavuşturulması gereken husus; davacının somut olayda, dava dışı Muratpaşa Vakfına ait taşınmazda davalılara karşı üstün ve korunmaya değer zilyetliğinin bulunup bulunmadığıdır....
Mahkemece, 87 ada 3 parsel sayılı taşınmazın maliki olan dahili davalı ...’ın tapu sicilindeki kayda güvenerek iyiniyetle taşınmaz mal iktisap eden kişi konumunda olduğu ve davalının bu iktisabının TMK'nın 1023. maddesi gereğince korunması gerektiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun olmamıştır....
(HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..murisin dava konusu taşınmazdaki zilyetliğinin mahkeme kararı ile tapuya şerh edildiğini, mirasçılarının da halen ecrimisil ödeyerek zilyetliğini sürdürdüğü gerekçesiyle davanın reddine" karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, davalıların miras bırakanının zilyetliğinin yasalarda şerh edilebilir haklardan olmadığını, 4916 sayılı Yasa'nın 4070 sayılı Yasa ile eklenen geçici 2 nci maddesi, 4070 sayılı Yasa'nın 5, 6, 7 ve 8 inci maddeleri, 766 sayılı Yasa'nın 37 nci maddesi, 355 sayılı Milli Emlak Genelgesinin 9 uncu maddesi ve 4070 sayılı Yasa gereğince şerhin terkini gerektiğini, davalılarca ecrimisil ödenmesinin bir hak sağlamayacağını, Yargıtay (Kapatılan) 14....
Sözleşme gereği edimini yerine getiren yüklenici, kendisine düşen bağımsız bölümleri yazılı olmak koşulu ile B.Y.’nın 162 ve devamı maddelerine göre üçüncü kişilere devir ve temlik edebilir. Oturmak amacı ile konut satın alan kişi ile yüklenici arasında düzenlenen sözleşme, B.Y.’nın 162. maddesi hükmüne göre alacağın temliki olup, bu tür sözleşmelerin resmi biçimde yapılmasının zorunlu olmadığı, somut olayda, düzenlenen yazılı sözleşmenin de bu nitelikte olduğu ve konut satışının da 4077 Sayılı Yasada düzenlendiği anlaşılmakla, 4077 Sayılı Yasa kapsamında kalan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; H.Y.U.Y.’nın 25. ve 26. maddeleri gereğince ... Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK belirlenmesine 21/10/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....


