Şti. vekili, dava konusu yirmi altı parça toplamda 223 dönüm arazide davacının zilyet olduğunu, zilyetliğine binaen, haksız saldırı ve eylemleri önlemek ve zilyedi olduğu taşınmazı korumak gayesiyle taşınmazın çevresini tel örgü ile çevirmek istediğini, davalı şirketin yönetici ve çalışanlarının 05.02.2014 tarihinde taşınmazın tel örgü ile çevrilmesine fiili olarak engel olduklarını, halen saldırıların devam ettiğini açıklayarak, davalının taşınmaza vaki müdahalesinin men'ine ve zilyetliğin TMK'nin 981 ve müteakip maddeleri uyarınca korunmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili, davanın reddini savunmuştur. Asli müdahil S.S Hayıtlı Koyu Kooperatifi vekili, taşınmazların tapuda maliki olduğunu açıklayarak, davalının haksız olarak taşınmazlara yaptığı müdahelenin önlenmesini talep etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Zilyetliğin korunması ... ile ... aralarındaki zilyetliğin korunması davasının kabulüne dair Ceyhan 1....
Dosya kapsamından, davaya konu taşınmazın 2/B niteliğine sahip olduğu, yapılan zilyetlik tespiti çalışmalarında bu taşınmazın beyanlar hanesine, uzun zamandır zilyetliği bulunmasına rağmen davacının adının zilyet olarak yazılmadığı belirtilerek taşınmazda davacının zilyetliğinin tespitine karar verilmesinin istendiği anlaşılmaktadır. Davanın 26.02.2013 tarihinde açılmasına ve 3402 sayılı Kadastro Yasasının 11.maddesinde öngörülen 30 günlük askı ilanı süresi-nin geçmiş olduğunun anlaşılmasına göre, salt zilyetliğin korunması ile ilgisi bulunmayan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK.'nın 21. ve 22. maddeleri gereğince ... ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 18.09.2014 gününde oybirliği ile karar verildi....
Toplanan deliller ve dosya kapsamından; dava konusu 118 ada 12 parsel sayılı taşınmazın maliye hazinesine ait devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır TMK'nın 983 ve devamı maddeleri uyarınca zilyetliğin korunmasına ilişkin olarak açılan işbu davada, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 09.10.1946 tarih, 1946/6-12 Esas ve Karar sayılı kararında aynen “...MK’nın 896 (TMK’nın 983) maddesi uyarınca bir taşınmazda zilyetliği tecavüze uğrayan kimsenin bu hakkının korunması için açacağı davada; şey’e malik olduğunu veya zilyetlik hakkını beyana lüzum olmadan sadece zilyetlik sıfatını değiştirerek tecavüzü ispat etmesi yeter. Bu halde, hakim, yalnız davacının gerçek ise zilyetlik halini tespit ederek tecavüzün önlenmesine karar verir. Bu karar, zilyetlik konusunda kesin hüküm meydana getirmez....
Açıklanan olgular tarafların ve mahkemenin bilgisi ve kabulündedir. Uyuşmazlık davanın TMK. nun 683. maddesine dayalı bir dava mı olduğu, yoksa aynı Kanunun 974 ve devamı maddeleri uyarınca zilyetliğin korunması davası mı olduğunda odaklanmaktadır. Bilindiği üzere ve kural olarak; TMK. nun 683. maddesine dayalı olarak açılan davalar mülkiyet hakkından kaynaklanmaktadır. Bir binanın mülkiyet hakkı ancak, zemini (arsası veya arazisi) ile birlikte ele alındığında ve ilgilisi adına TMK. nun 705. maddesi uyarınca tapu kaydı oluşturulduğunda bir hakka dayalı davadan söz edilme olanağı vardır. Somut olayda ise, binanın bulunduğu zemin Hazineye aittir. Hazine iş bu davada taraf değildir. Çekişme binanın üstün zilyedinin kime ait olduğunda toplanmaktadır. Bu durumda, eldeki dava TMK. nun 974 ve devamı maddeleri uyarınca zilyetliğin korunması davasıdır. Hal böyle olunca, mahalli mahkemenin vermiş olduğu görevsizlik kararı doğrudur....
Dosya kapsamından, davaya konu taşınmazın 2/B niteliğine sahip olduğu, yapılan zilyetlik tespiti çalışmalarında bu taşınmazın beyanlar hanesine, uzun zamandır zilyetliği bulunmasına rağmen davacının adının zilyet olarak yazılmadığı belirtilerek taşınmazda davacının zilyetliğinin tespitine karar verilmesinin istendiği anlaşılmaktadır. Davanın 19.02.2013 tarihinde açılmasına ve 3402 sayılı Kadastro Yasasının 11.maddesinde öngörülen 30 günlük askı ilanı süresi-nin geçmiş olduğunun anlaşılmasına göre, salt zilyetliğin korunması ile ilgisi bulunmayan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK.'nın 21. ve 22. maddeleri gereğince ... ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 18.09.2014 gününde oybirliği ile karar verildi....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 29.07.2008 gün ve 219/172 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, mevkii ve sınırları yazılı taşınmaz bölümü ve üzerindeki evin zilyetliğinde bulunduğunu açıklayarak, davalının ölçüm yaptırmak ve sürmek suretiyle elatmanın önlenilmesine karar verilmesini istemiştir....
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 21.10.2009 tarih 2009/273 Esas ve Karar sayılı Değişik İş sayılı dava dosyası ile eldeki dosyada yapılan keşif ve sonucunda alınan raporlar ile zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davacının uğradığı zarar belirlenirken, davacının yapmak zorunda kalmadığı ürünü toplama ve pazara götürme giderlerinin de belirlenen zarardan indirilmesi gerektiği de gözetilerek istek hakkında talep gözetilerek bir miktara hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir....
(HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 0,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 14.04.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davaya konu taşınmaz öncesinde .... / .. İlçesi, ... Mahallesi, 1077 parsel iken yenileme kadastrosu sonucu 27943 ada 55 parsel numarasını almış 2.112.095,90 m2 yüzölçümündeki taşınmazın teknik bilirkişi ...imzalı krokide gösterilen 941 m2'lik bölümüdür. Taşınmaz orman niteliğiyle Maliye Hazine'si adına tespit ve tescil edilmiş, daha sonra Orman Kanun'un 2/B maddesi uygulamasına tabi tutulmuştur. 2/B nitelikli bu taşınmaz için verilmiş bir zilyetlik şerhi mevcut değildir. Taşınmazın .......
(HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 256.00 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 18.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


