WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23/05/2023 tarih ve 2022/268 Esas sayılı ara kararı ile " "1-Davacı vekilinin davacı şirket adına kayıtlı ... ... ... mah. ... ada ... parselde ... kat ... numaralı taşınmazın İİK 259 maddesi gereğince REHİN olarak kabulüne , Bu hususta Tapu müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, 2-İcra İflas Kanunun 257/1 ve devamı maddeleri gereğince 650.000,00 TL alacağın alınabilmesini sağlamak için borçlunun borca yeter miktarda taşınır veya taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE," İLİŞKİN İHTİYATİ HACİZ KARARININ KALDIRILMASINA, 3)-2004 sayılı İİK'nın 266. Maddesi gereğince İHTİYATİ HACZİN 1.000.000,00-TL BEDELLİ ...'A AİT ... NUMARALI 19/12/2023 TARİHLİ KESİN VE SÜRESİZ TEMİNAT MEKTUBU ÜZERİNE KONULMASINA, Bu hususta ... T.A.Ş'ye müzekkere yazılmasına," dair karar verilmiştir....

Tapu siciline basit bir şerh vermekten kaçınan arsa sahibinin tamamen iyi niyetli üçüncü kişiler karşısında ve onların zararına sebep olacak şekilde korunması menfaatler dengesine aykırıdır. Sayın çoğunluk, üçüncü kişi Bankadan arsa sahibi ile yüklenici arasında tapu sicili dışında esas borç ilişkisinden ... somut uyuşmazlıkta davalı Bankanın TMK'nın 1023. maddesi kapsamında "tapuya ... ilkesi" gereğince hukuki haklarının korunması gerekirken aksi yöndeki çoğunluk bilmesini beklemekte, buna göre iyiniyetli olmadığını kabul ederek adeta bir kötü niyet karinesi yaratılmaktadır. Oysa TMKnın 1023. maddesi, iyi niyetle taşınmaz üzerinde aynî hak edinen üçüncü kişilerin tapu siciline olan güvenini yolsuz tescile rağmen korumaktadır. Bir başka değişle, hukuki işlem güvenliği ve tapuya ... ilkesini gerçek hak sahipliğine tercih etmektedir....

Dayanak tapu kaydı, sınırları mahalli bilirkişi yardımıyla zeminde tek tek bulunarak fen bilirkişi krokisi üzerine işaretlenmeli, tapu kaydı, 3402 sayılı Kanunun 20/a ve c maddeleri gereğince revizyon gördüğü 187 ada 1, 184 ada 7, 185 ada 7, 185 ada 8, 185 ada 9 parsellerle irtibatlı ve devamı olarak miktarı ile geçerli kapsamı belirlenerek, 1963 tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında çalılık olarak görüldüğü de nazara alındığında, 3402 sayılı Kanunun 20/b maddesi gereğince kullanılma durumu da araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.” gereğine değinilmiştir....

Bundan ayrı, yerel bilirkişi beyanına göre çizilen krokide gösterilen patika yolun devamı ile davalı tanıklarının beyanlarına göre, çizilen patika yolun devamı bakımından yerlerin farklı olduğu, birinde yolun teleferik binasının bitişiğinde diğerinde ise biraz daha kuzeyinden geçtiği göz önünde tutularak yeniden yerinde keşif yapılması, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK.nun 243,244 ve 259. maddeleri gereğince davetiye ile keşif yerine çağrılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıkların keşif yerinde dinlenilmeleri dava konusu yapılan patika yol ile tescil, iptal ve tescile konu yapılan yerler bakımından yerel bilirkişi ve tanıkların beyanlarına başvurulması, davacının terkinini istediği yolun meni müdahaleye konu yapılan ve teleferik binasının bitişiğinden geçen o krokide kırmızıyla taralı patika yol mu olduğu, yoksa davalı tanıklarının beyanlarına göre çizilen krokide gösterilen ve az önce açıklanan yolun biraz daha kuzeyinden geçen patika yol...

Tüketici Mahkemesinin 19.09.2019 Tarihli ve 2019/284 Esas, 2019/362 Karar Sayılı Kararı 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (6502 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin gerekçesinde eser sözleşmelerinin Kanun kapsamına alınmasına herhangi bir açıklama getirilmediği, ancak 6502 sayılı Kanun'un sistematiği nazara alındığında Kanun'da zikredilen eser sözleşmelerinden kastın, ticari ve mesleki olmayan amaçlarla, salt kişisel ihtiyaçları için kullanma ve tüketme amacıyla gerçek ve tüzel kişi ile satıcı arasında yapılan eser sözleşmeleri olduğunun anlaşıldığı, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin 818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu'nun 355 ve devamı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinin kendine özgü bir türü olduğu, bu sözleşmelerin bir tarafının arsa sahibi diğer tarafının yüklenici olduğu, bu tür sözleşmelerde arsa sahibinin 6502 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin (k) fıkrasındaki tüketici tanımına uymadığı, arsa payı karşılığı...

Temyiz Nedenleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişiler tarafından yapılan incelemelerin asılsız olduğunu belirterek istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; kadastro öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14, 16 ve 17 nci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1, 715, 999 ve 1023 üncü maddeleri 3. Değerlendirme 1. Kadastro çalışmaları sonucunda Diyarbakır ili, Ergani ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 235 ada 3 parsel sayılı 14.927,36 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı, ifraz, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiş; bilahare taşınmaz dava tarihinden önce kayden satış suretiyle davalı ... adına tescil edilmiştir. 2....

Maddesi kapsamında satış izni verilmesine dair talebi 25.02.2025 tarihli ara kararı ile reddeden yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ile taşınmazların icraen satışı hususunda karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Talep, geçici mühlet kararı verilen borçlu şirketin borcuna teminat olarak taşınmazını ipotek veren 3. Kişi aleyhine rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipte, ipotekli taşınmazın satışına izin verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece talebinin reddine karar verilmiş ve ara karar talepte bulunan alacaklı banka vekili tarafından istinaf edilmiştir.Öncelikle, talep eden bankanın talebinin İİK 285 vd. Maddeleri kapsamında mı yoksa HMK 389 vd maddeleri kapsamında mı değerlendirilmesi gerektiğinin tartışılması gerekir....

Bu durumda davacı tarafa tapu kütüğünde soyadı düzeltimi için yetki ve süre verilerek tapu kütüğündeki yanlışlık düzeltildikten sonra hüküm kurulması gerekirken davacı tarafa süre ve imkan tanınmadan hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır. Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde davacının dayanağı olan senetlerdeki mühür ve imzaların sahte ve ölü kişilere ait olduğunu ileri sürmüştür. İleri sürülen bu savunma karşısında davacının dayanağı olan 27.08.1979 ve 21.06.1990 tarihli senetlerdeki imza ve mühürlerin sahte olup olmadıkları araştırılarak belirlenmesi gerekir. Böyle bir durum ile karşılaşan Mahkeme HMK.nun 163 ve devamı maddeleri (HUMK.nun 222 vd.) gereğince söz konusu olayı ön sorunu olarak (hadise biçiminde) değerlendirilip buna göre araştırma ve inceleme yapılması gerekmektedir....

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanları, sit alanlarından farklılık arz ettiği korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı örnekleri 2863 sayılı Kanun'un ilgili maddesinde ayrı ayrı sayılarak (örneğin; harabeler, kervansaraylar, han, hamam ve medreseler, kaya mezarlıkları, höyükler, tümülüsler) somutlaştırıldığı, ancak sit alanları koruma statü ve dereceleri farklılık arz etmekle birlikte hazırlanacak bilimsel raporlar doğrultusunda tarihi, kültürel veya tabiat güzelliklerinin alanın bütünselliğiyle beraber koruma altına alındığı alanı ifade ettiği, bu ayrımın bir sonucu olarak gerçek veya tüzel kişilerin mülkiyetine geçmiş olan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları için Kanun'un 15. maddesinin a fıkrasında taşınmazların program dahilinde kamulaştırılması esası getirildiği, ancak sit alanında bulunan ve gerçek veya tüzel...

Davacılar, 14.07.2014 tarihli teknik krokide (A), (B), (C) ve (D) harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümlerinin kendilerinin de paydaşı olduğu 127 ada 81 parselin devamı olduğu iddiasıyla imar ihya ve zilyetlik hukuki nedenine dayalı olarak adlarına tapuya tescil isteğinde bulunmuşlardır. 3.3.3.Hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümünün Kadastro Mahkemesinde davalı olduğu ve davacıların bu davasının reddedildiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmişse de, verilen karar usul ve yasaya aykırıdır....

UYAP Entegrasyonu