Dosya kapsamından; ...ye ait taşınmaz mal üzerine, izinsiz olarak, yapı kuran zilyedin, arsa maliki ...den başka kişiler aleyhine açtıkları davalar, arkasında barındırdığı bir hakka dayanmakla, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 8/II-3. madde ve fıkrasında yazılı zilyetliğin korunması davası olmayıp, temelinde bir hak davasıdır. Davada, davacının talebinin, ...ye ait taşınmaz üzerinde yapılan muhdesatın (evin) aidiyetinin tespiti istemine ilişkin olduğu davalının da dava konusu eve fiili bir müdahalesinin bulunmadığı anlaşıldığından, TMK'nın 981 ve devamı maddeleri uyarınca zilyetliğin korunması niteliğinde olmayan davanın, genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesince görülüp çözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 17/05/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Zira HUMK.nun 8/II-3.maddesine göre sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu uyuşmazlıklar, taşınmaz üzerinde zilyetlikten başka bir hakkı bulunmayan zilyedin müdahale edene karşı açmış olduğu, başka bir anlatımla TMK.nun 981 ve devamı maddelerine göre açılmış bulunan davalardır. 6100 sayılı HMK.nun Geçici 1. ve 1086 sayılı HUMK.nun 1 ve 8. maddeleri gereğince, dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesinden sonra mahkemenin görevi kapsamında kalıp kalmadığı hususunda değerlendirme yapılması gerekmektedir. O halde, dava dilekçesinde dava değerinin 10.000 TL olarak belirtildiği de nazara alındığında, davanın ilk açıldığı Çınar Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.'nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Çınar Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 31.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davada çekişmeli taşınmazın korunması istenen bölüm davacıya ait değilse de, davacı bu taşınmaz bölümün üzerinde zilyet olduğunu ileri sürdüğüne göre, uyuşmazlığın MK.nın 981 ve devamı maddelerinde düzenlenen zilyetliğin korunması hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerekir. Bu halde; davanın sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 27.02.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
Tarafların iddiaları ve tanık beyanlarından dava konusu taşınmaz bölümünün tapuda ... adına kayıtlı bulunduğu sabit ise de, mahallinde yapılan keşifte dinlenen davacı ve davalı tanıkları taşınmazın ...'dan kimin tarafından satın alındığı ve üzerinde bulunan 3 katlı binanın kim tarafından inşa edildiği hususunda çelişkili beyanda bulunmuş mahkemece beyanlar arasında çelişki giderilmeden hüküm tesis edilmiştir. Somut olayda, taşınmazın üzerindeki binanın zemini bakımından TMK.nun 981 vd. maddeleri gereğince zilyetliğin korunması söz konusu olabilir ise de, davacı vekili, binanın tüm kardeşler tarafından yapıldığını, davalılardan ...'in diğer kardeşlerin kullanıma engel olduğunu açıklayarak, binanın tüm kardeşler tarafından yapıldığının tespiti ile davacıların zilyetliğinin korunmasını, yani davalı ... tarafından yapılan müdahalenin önlenmesini istemiştir....
Taşınmazın mülkiyeti Hazineye ait olup, davacı ile davalı gerçek kişilerin taşınmaz üzerinde en fazla korunmaya değer üstün zilyetliklerinin olup olmadığı hususu uyuşmazlık konusunu oluşturmaktadır. TMK. nun 981 ve devamı maddeleri gereğince ön görülen ve çözümlenmesi gereken zilyetliğin korunması davaları kişiye aynî (mülkiyet) hakkı bahşetmez. Üstün zilyetlik kimde ise, bozulan kamu düzeninin yeniden sağlanması, toplumdaki huzur ve barışın yerine getirilmesi için üstün zilyetlik aranır ve korunur.Üstün zilyetlik kimde ise, onun üstün zilyetliğinin sözü edilen maddeler gereğince korunması gereklidir. Mahkemece, taraflar delil listeleriyle tanıklarını bildirdiği halde keşif yapılmamış, HUMK. nun 258 ve 259. maddeleri gereğince tanıklar keşif yerinde dinlenilmemiştir. Bu durum karşısında üstün zilyetliğin neye dayanılarak belirlendiği konusunda duraksama hasıl olmuştur....
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, taşınmaz üzerinde davacıların zilyetliğine davalının müdahalesi söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, TMK'nin 981 ve devamı maddeleri uyarınca zilyetliğin korunması isteğine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : TMK'nin 981 ve Devamı Maddeleri Gereğince Zilyetliğin Korunması İstemi K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TMK'nin 981 ve devamı maddeleri gereğince zilyetliğin korunması isteğine ilişkindir. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 26.01.2022 tarihli ve 2022/1 sayılı kararı ile hazırlanan, 28.01.2022 tarihli ve 31733 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hukuk Dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (7.) Hukuk Dairesinin görevi cümlesinden bulunmakla, dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 11.11.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
ın taşınmazı kendi adına haksız şekilde kaydettirdiğini, zilyetliğinin korunmasını ve taşınmazın tamamının adına tapuya kayıt ve tescil işleminin yapılmasını talep ettiği anlaşıldığından eldeki davanın yalnızca zilyetliğin korunması isteminden ibaret olduğu kabul edilemez. Sonuç itibariyle; davanın zilyetliğin arkasında bulunan bir hakka dayalı olmasına göre, davaya bakma görevinin ... Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu açıktır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 08/10/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Bilindiği üzere ve kural olarak, taşınmaza zilyet olanlar tapu kaydı veya bir hakka dayandığı takdirde TMK'nin 683. maddesindeki mülkiyet hakkının korunmasından yararlanarak istihkak davası veya elatmanın önlenmesi davası açabileceği gibi, salt zilyetliğe dayanan kişiler ise, TMK'nin 981 ve devamı maddeleri uyarınca zilyetliğin korunması hükümlerinden yararlanarak zilyetliğin korunması davası açabilirler. Kişilerin, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdeki üstün zilyetlik iddiasına veya taraflar dışında başkası adına tapuda kayıtlı bir taşınmazdaki tapu kaydına ya da gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanmayan, kişisel hakka dayalı üstün zilyetlik iddiası durumunda, davanın 4721 sayılı TMK'nin 981 ve devamı maddelerine dayalı zilyetliğin korunması davası olacağı kuşkusuzdur....
Bu sebeple davanın TMK.nin 981 ve devamı maddelerine dayanan zilyetliğin korunması olarak kabulü yerinde değildir, iddianın ileri sürülüş şekline göre dava hakka dayalı el atmanın önlenmesi davası niteliğindedir ve hakka dayalı el atmanın önlenmesi davalarında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Uygulanacak kanun maddesini belirlemek 6100 sayılı HMK'nin 33 üncü maddesine göre, hakimin görevi kapsamındadır ve mahkeme hakimi tarafından yargılamanın her aşamasında resen gözönünde bulundurulması gerekir. O halde Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....


