WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Zilyetliğin korunması ... ile ... aralarındaki zilyetliğin korunması davasında karar verilmesine yer olmadığına dair Gaziantep 3. Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 15.12.2011 gün ve 566/1914 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile davacı ... Öztütüncü arasında bulunan Gaziantep 1. Aile Mahkemesinin 2009/783 Esas, 2010/1336 Karar sayılı dosyası ile karar kesinleşinceye kadar ortak konutun davacıya tahsis edildiğini, boşanma kararının kesinleşmesi üzerine davalının 21.03.2011 ve 30.03.2011 tarihinde eve girmeye çalıştığını, taşınmaz davalı adına tapuda kayıtlı ise de, davalının herhangi bir mahkeme kararı olmadan davacıyı yasa dışı yollarla tahliye ettiğini açıklayarak taşınmazın zilyetliğinin davacıya iadesine karar verilmesini istemiştir....

a kiraladıkları gerekçesi ile tahliye davası açmış olup, mahkeme yapmış olduğu yargılama sonucunda, ... ve ortakları ile kayıt malikleri arasında kira ilişkisi bulunduğu,... her ne kadar kayıt maliklerinin kiracısı değilse de, kira sözleşmesinde taşınmazın alt kiracıya kiralanması yasaklanmadığından gerek ... gerekse de alt kiracı niteliğindeki ...'ın fuzuli şagil sayılmayacağından davanın reddine karar verilmiştir. TMK.nun 981, 982, 983 ve 984. maddeleri mal üzerinde zilyetlikten başka hiçbir hakkı bulunmayan kimsenin zilyetliğini korumak üzere kurulmuş hükümleri ihtiva etmektedir. Somut olayda davacı yukarıda açıklandığı üzere kira ilişkisine dayandığından davanın TMK.nun 981 ve devamı maddelerine dayanan zilyetliğin korunması olarak kabulü yerinde değildir. Mahkemece davacının Ankara 10....

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 8 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki "elatmanın önlenmesi'' davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Fethiye Üçüncü Asliye Hukuk Mahkemesince, Sulh Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizliğe dair verilen 21.11.2007 gün ve 2005/140 E. ve 2007/499 K. sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Sekizinci Hukuk Dairesi'nin 12.06.2008 gün ve 2008/2762-3187 sayılı ilamı ile; (...Dava konusu 181 ada 8 numaralı parsel 1959-1960 yıllarında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, üzerindeki kargir evin Rıza tarafından yapıldığı belirtilip, zilyetlikle iktisap süresi dolmadığından zilyedinin Rıza olduğu beyanlar hanesine yazılmak suretiyle Hazine adına tespit edilip tapuya tescil edilmiştir. TMK 981, 982 ve 983. maddeleri mal üzerinde zilyetlikten başka hiçbir hakkı bulunmayan kişilerin zilyetliğinin korunması için konulmuş hükümleri ihtiva etmektedir....

arazisi, güney ve güneydoğusu yol, kuzeybatısı ve kuzeyi...mirasçıları, güneyi...mirasçılarına ait arazilerle çevrili yaklaşık 960 m2'lik tapusuz arazinin zilyetliğine yaptıkları tecavüzün men'ine, 57,60 TL ecrimisil bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, nizalı taşınmazın bulunduğu köyde kadastro çalışmalarının yapılmadığı sabittir. TMK.nun 981 ve devamı maddelerinde, uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde henüz mülkiyet hakkı doğmamış zilyetliğin bulunması veya taşınmazın hukuki niteliği itibariyle zilyetlikle kazanıma elverişli olmadığı durumlarda, zilyet olunana müdahale edilmesi halinde zilyetliğin korunmasının istenebileceği düzenlenmiş bulunmaktadır. TMK.nun 683 ve devamı maddelerinde ise, tescili talep etme hakkı doğan zilyedin müdahale edene karşı elatmanın önlenilmesi davası açabileceği hükme bağlanmıştır....

Taşınmaza zilyet olanlar tapu kaydı veya bir hakka dayandığı takdirde TMK'nın 683. maddesindeki mülkiyet hakkının korunmasından yararlanarak istihkak davası veya elatmanın önlenmesini isteyebileceği gibi salt zilyetliğe dayalı olarak TMK'nın 981 ve devamı maddeleri uyarınca zilyetliğin korunması hükümleri gereğince istemde bulunma hakkına da sahiptir. Bu durumda mülkiyet iddiasıyla zilyet olan davacının açtığı ecrimisil istemine ilişkin olan davanın, dava dilekçesinde belirtilen ve harç alınan değerine göre sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince; ... Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 15/01/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi....

Dava, dahili davalı ... adına kayıtlı taşınmaz üzerinde TMK'nun 981 vd . maddeleri uyarınca tapu maliki olmayan kimseler tarafından açılmıştır. Zilyetliğin korunmasına ilişkin olan bu davada Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 09.10.1946 tarih, 1946/6-12 Esas ve Karar sayılı kararında aynen “…MK’nun 896 (TMK’nun 983) maddesi uyarınca bir taşınmazda zilyetliği tecavüze uğrayan kimsenin bu hakkının korunması için açacağı davada; şey’e malik olduğunu veya zilyetlik hakkını beyana lüzum olmadan sadece zilyetlik sıfatını değiştirerek tecavüzü ispat etmesi yeter. Bu halde, hakim, yalnız davacının gerçek ise zilyetlik halini tespit ederek tecavüzün önlenmesine karar verir. Bu karar, zilyetlik konusunda kesin hüküm meydana getirmez. Zilyede mülkiyet hakkı vermez ve diğer tarafa mülkiyet iddiasıyla yetkili mercilerde başkaca dava açmak hakkına dokunmaz…” denilmektedir....

Dava konusu taşınmaz dava dışı Nedim ve müşterekleri adına kayıtlıdır. Davacı ve davalı bu taşınmaz üzerinde zilyet olduklarını iddia ve savunmaktadırlar. Bu nedenle dava tipik bir zilyetliğin korunması davasıdır. Böyle bir davada tapu kayıt malikinin davaya dahil edilmesi için davacıya kesin mehil verilip davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup doğru olmamıştır. Tarafların taşınmaz üzerindeki hakları zilyetlikten kaynaklanmaktadır. TMK.nun 981 ve müteakip maddeleri, mal üzerinde zilyetlikten başka hiçbir hakkı bulunmayan kimsenin zilyetliğini korumak üzere konulmuş hükümleri ihtiva etmektedir. TMK.nun 973. maddesinde zilyetlik "bir şey üzerinde fiili hakimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir" biçiminde tanımlanmıştır. TMK.nun 982 ve 983. maddelerinde de zilyetlik herhangi bir hakka bağlı olmaksızın dava yoluyla korunmuştur. Kural olarak; zilyetliğin korunması davalarında görevli mahkeme, HUMK.nun 8/II-3 maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesidir....

Zira , davacının talebi salt zilyetliğin korunması istemine ilişkin değildir.25.11.2009 tarihli ve 2009/8-518 Esas-2009/573 Karar sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da belirtildiği üzere; zilyet, zilyetliğinin arkasında bulunan nesnel veya kişisel bir hakka dayandığında dava, bir hak davası niteliğini kazanır; o takdirde mahkemenin görevi, yalnız zilyetliğin korunması davasından farklı olarak, dava olunan şeyin değerine göre belirlenir. Diğer taraftan,üçüncü kişiye ait taşınmaz mal üzerine, izinsiz olarak, hafif yapı niteliğinde olmayan yapı kuran zilyetlerin, arsa malikinden başka kişiler aleyhine açtıkları davalar, arkasında barındırdığı bir hakka dayanmakla, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 8/II-3. madde ve fıkrasında yazılı zilyetliğin korunması davası olmayıp; temelinde bir hak davasıdır. Somut olayda; davacı, 27 ada 41 parsel sayılı kayden dava dışı ......

Dava, TMK'nın 981 ve devamı maddeleri uyarınca zilyetliğin korunması ve zilyetliğe saldırı nedeniyle tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece, davalının beyanı ve Maliye Hazinesi'nin ecrimisil ihbarnameleri esas alınarak davanın husumet yönünden usulden reddine karar verilmiştir. Mahkemenin kararında delil olarak yer alan ecrimisil ihbarnamelerinde davalı adına da ihbarname düzenlendiği (davalının işgal ettiği miktar 40 m2) anlaşılmaktadır. Gerçek husumet düştüğü iddia edilen şirket için de ayrı bir ihbarname (şirketin işgal ettiği miktar 3.360 m2 ) düzenlendiği görülmektedir. Davalı, ayrıca davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını da ileri sürmüştür....

Dosya kapsamından, davacıların, karayolları kamulaştırma alanı içindeki taşınmazın zilyetliğinin davacılara ait olduğunun tespiti, taşınmaza müdahalenin önlenmesi ve kal talebinde bulundukları anlaşılmıştır. Bu durumda, davacıların taşınmaz üzerinde mülkiyet veya başka ayni ya da şahsi hak iddiasında bulunmayıp, karayolları kamulaştırma alanı içindeki taşınmaz üzerindeki nizasız fasılasız zilyetlik hakkına dayandıkları anlaşılmakla, davacı tarafın davasının zilyetliğin korunması davası niteliğinde olup, 6100 sayılı HMK'nın 4/1-c maddesi gereğince, zilyetliğin korunmasına dair davalarada münhasıran sulh hukuk mahkemesi tarafından bakılması gerektiğinden, uyuşmazlığın ... Sulh Hukuk Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 28/09/2015 tarihinde oy birliği ile karar verildi....

UYAP Entegrasyonu