Dava, taşınmaza yapılan müdahalenin önlenmesi ile kazanmayı sağlayan zilyetlik, harici satın alma, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK. nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu taşınmazın 1965 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşlık niteliği ile tesbit dışı bırakıldığı, Milas Kadastro Müdürlüğünün 16.12.1997 tarih 260/1582 sayılı karşılık yazıları ekinde gönderilen orijinal paftadan anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazın paftada 1077 sayılı parselin kuzey batısında yer alan taşlık kısımda yer aldığı görülmüştür. Kural olarak, böyle bir yerin kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya yoluyla edinilmesi mümkündür....
Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK.nun 713/2 maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş, ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” denilmiştir. Somut olayda; davacı vekili maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan sebebine dayanarak pay iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur....
Dava; TMK'nun 713/2. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. 1-Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mahkemece deliller takdir edilerek karar verildiğine ve kararda bur isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekilinin aşağıda gösterilen dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, Kanun'un açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK'nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir....
Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de, TMK'nin 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, "aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya yirmi yıl önce ölmüş ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir" hükmüne yer verilmiştir....
Dava kazanmayı sağlayan zilyetlik, TMK'nun 713/2. fıkrasında açıklanan "tapu kütüğünden maliki kim olduğu anlaşılamayan" ve "tapu malikinin 20 yıl önce ölmüş olması" hukuki nedenlerine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK'nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir....
Dava; TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanunun 14.maddesi uyarınca tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz, 2010 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında paftasında gösterilmek suretiyle tespit dışı bırakılmış, davacı tarafından kadastro tespitine itiraz edilmiş, Eflani Kadastro Mahkemesince, taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediğinden genel mahkemelerin görevli olduğu açıklanarak davanın görev yönünden reddine karar verilmesi ve hükmün 03.10.2010 tarihinde kesinleşmesi üzerine, dava dosyası süresi içerisinde görevli mahkemeye gönderilmiştir. Mahkemece kazanma koşullarının davacı lehine gerçekleştiği görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş ise de ulaşılan sonuç, toplanan deliller ve dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır....
Bu nedenle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesinde imar ve ihya için öngörülen tüm olumlu koşulların davacı yararına gerçekleşmesi halinde böyle bir yerin kazanmayı sağlayan zilyetlik ve imar-ihya yoluyla edinilmesi mümkündür. İmar ve ihyaya muhtaç yerlerin imar ve ihyasının tamamlandığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadar 20 yıllık kazanma süresi dolmuş ise diğer kazanma koşullarının varlığı halinde edinilmesi mümkündür. Hal böyle ise de mahkemece taşınmazın niteliğinin belirlenmesi amacıyla hava fotoğraflarından yararlanılmadığı gibi, komşu parsellere ait tapu kayıtları ve kadastro tutanakları ile varsa bu tutanaklara dayanak kayıt ve belgelerin bulunduğu yerden getirtilerek dava konusu taşınmazın yönünü ne okuduğu üzerinde durulmamış, taşınmazın tapulu olup olmadığı tapu sicil müdürlüğünden ve imar planı kapsamında bulunup bulunmadığı da bulunduğu Çarıklar Belediye Başkanlığından sorulmamıştır....
Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK.nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş, ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” denilmiştir....
Mahkemece, davacı vekilinin son yargılama oturumunda 516 parselin kısmen iptal ve tescilini istediği, taşınmazın bir kısmının MK'nın 639/2. maddesine göre zamanaşımı ile kazanılamayacagı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tapulama çalışmalarında 516 parsel senetsizden 06.10.1955 tarihinde Ali oğlu Durmuş adına tespit görmüş, tutanak 25.12.1955 tarihinde kesinleşmiştir. Taşınmaza ait tapu, dosyaya ibraz edilen mirasçılık belgesi gereğince Hazine adına intikal ettirilmiştir. Dava, TMK'nın 713/2. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir....
Dava; kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK.nun 713/2. fıkrasında düzenlenen “...maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan...” hukuki sebebine dayalı olarak TMK 713/2. fıkra gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK'nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir....


