WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

Mahkemece, teknik bilirkişiler İlhami Kalabalık ve ...’ın düzenledikleri 12.11.2003 tarihli krokide 6245 m2 yüzölçümlü yer ile aynı teknik bilirkişilere ait 4.12.2003 günlü krokide A harfiyle işaretlenen 8200 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı ... adına tapuya kayıt ve tescillerine, dava dilekçesinin üçüncü sırasında tescili istenen taşınmaz hakkındaki davanın ise feragat nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine; hükmün kabule ilişkin bölümleri, Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, muristen intikal, imar ve ihya hukuki sebebine dayalı olarak TMK. nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddesi gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin bir ve ikinci sırasında bulunan taşınmazlar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır....

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1970 yılında genel arazi kadastrosu yapılmış, kadastronun kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre geçmiştir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 1949 yılında yapılarak kesinleşmiştir. Daha sonra 1995 yılında yapılıp 04/09/1995 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 2/B madde uygulaması bulunmaktadır....

mahallesinde bulunan 1.200 m2 yüzölçümündeki bağ vasıflı taşınmazın, tapuda kayıtlı olmadığını ve kazandırıcı zamnaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu belirterek Medeni Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman olarak tesbit dışı bırakıldığı, bu gibi yerlerin orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılacağından, üzerinde sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği ve orman kadastrosunun kesinleştiği 16/01/2000 tarihinden dava tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin de dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel kadastroda tapulama dışı bırakılmış olan tapusuz taşınmazın Medeni Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapuya tesciline ilişkindir....

Bu açıklamalardan sonra kazanılmış hakkın olduğu gözetilerek TMK.nun 713/2 maddesi bakımından dosya incelendiğinde; dava TMK.nun 713/2 maddesinde yazılı ölüm sebebine dayanılarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Davacının miras bırakanı-babası ... de 36000/ 720000 payla hükmen 2.5.1968 tarihinde dava konusu parsellerde paydaş bulunmakta iken, muhtelif tarihlerde tapuda bir kısım paydaşa ait payları da satın almış ve üzerindeki paylar 25.1.1990 tarihinde ölümü üzerine tapuda 19.12.2007 tarihinde davacı ve diğer mirasçılarına intikal etmiştir. Böylece davacı dava konusu parsellerde 419/7200 payla paydaş durumunu almıştır. Kural olarak tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkca izin verdiği durumlarda tapulu bir yerin veya payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir....

Hukuk Dairesinin 06.02.2017 tarihli ve 2016/20904 Esas, 2017/1102 Karar sayılı kararıyla; davacıların tapu iptali ve tescil isteminin tespit sonrası kesinleşme öncesi gerçekleşen harici satışa ve eklemeli zilyetliğe dayalı olduğu, tapusuz taşınmazın devrinin resmi şekle tabi olmadığını, dava konusu taşınmazın kök parseli olan 35 ada 27 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı ve vergi kaydına istinaden tespit ve tescilinin yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu edilen bölümlerin tapuya dayalı tespit edilen bölümde kalıp kalmadığının belirlenmesi gerektiği, tapusuz ve zilyetliğe dayalı tespit edilen bölümde kalmakta ise harici satışın geçerli olduğu, ancak taşınmazın devir borçlusu tarafından Bilal Artıkaslan’a devredildiği göz önüne alındığında davacının muvazaa iddiasının TMK 1023 üncü maddesine göre değerlendirilmesi gerektiği, bundan ayrı olarak terditli alacak istemine ilişkin, her ne kadar davacılar taşınmazın rayiç bedelini talep etmiş ise de, harici satışın hüküm ifade etmemesi halinde...

Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve muristen intikal hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dosya kapsamına ve incelenen yargılama tutanaklarına göre; davacı ... keşifteki beyanında, dava konusu taşınmazın kendisi ile davalı amcası oğlu ...’e dedelerinden kaldığını bildirmiş, dedesinin ismini vermemiş, intikal şekli konusunda bilgi vermemiştir. Davacı, 05.10.2010 havale tarihli dilekçesi ile 01.03.2010 tarihli yargılama oturumunda isimlerini bildirdiği ve bu tanıkların dinlenmesinden vazgeçmediği halde, mahkemece de herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin bildirilen davacı tanıklarının dinlenmediği belirlenmiş olup bu husus bozma nedenidir....

Asli müdahil ... vekili, taşınmazın 40 yıldır müvekkil zilyetliğinde olduğunu, satışın davalılara tarafından gizli yapıldığını, TMK'nın 1023 üncü maddesinde yer alan koşulların oluşmadığını, taşınmazı satın alan Muhammet Nur Genç'in çok yakın mesafede evi olduğunu, bu sebeple taşınmazın müvekkili tarafından kullandığının bilinmesi bakımından davalının iyiniyetli olmadığını, TMK'nın 713 üncü madde koşulları oluştuğundan hükmedilen tazminatın çok düşük miktarda olduğunu belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme: Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/2 nci maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış haricen satış sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil; ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir....

Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…) hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.” 3. ... olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. 4. TMK’nın 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki yollama nedeniyle bu tür davaların aynı maddenin diğer fıkralarında yazılı koşullara tabi olması gerektiği sonucuna ulaşılır....

Ayrıca dava konusu taşınmazlardan 01/08/2016 tarihli fen bilirkişisi raporunda ve ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 15.323,54 m2'lik taşınmaza dair; imar uygulaması yapılıp yapılmadığı, hangi tarihte yapılıp kesinleştiği, çekişmeli taşınmazın imar planı kapsamına alınıp alınmadıkları yönünde de araştırma yapılmalıdır. Bilindiği üzere imar-ihyaya muhtaç olan bir yer imar planları kapsamına alınmış ise o tarihten sonra imar-ihya yoluyla edinilmesi mümkün bulunmamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Gayrimenkul Dairelerinin kararlılık kazanmış uygulamalarına göre; imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten, imar planları kapsamına alındığı tarihe kadar 20 yıllık kazanma süresi dolmuş ise bu tür yerlerin zilyetlik yoluyla edinilmesi olanak dahilindedir....

Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, 30/04/2010 gün 2004/1 E. - 2010/1 K. sayılı İBK uyarınca maki tesbit komisyonlarınca tesbit edilen yerlerde tesbit tarihinden itibaren imar ve ihya ile zilyetlik yoluyla kazanıma olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, ... tarafından M.K.'...

UYAP Entegrasyonu