Dava, 4721 sayılı TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece, fen bilirkişi raporunda (B), (C ), (D) ve (E) harfiyle gösterilen ve yol boşluğu olarak tescil harici bırakılan taşınmaz bölümleri ile aynı bilirkişi raporunda 174 ada 103 parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle gösterilen kısmı üzerinde davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli bulunmadığı gibi, varılan sonuçta dosya kapsamına uygun düşmemektedir....
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir. Yörede dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Taşınmazların bulunduğu yerlerde genel arazi kadastrosu işlemi 05.12.1986 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Şöyle ki; tescili istenen taşınmazlar orijinal kadastro paftası üzerinde gösterilmek suretiyle kadastroda tescil harici bırakılma nedenleri belirlenmemiş, yamın komşu parsellerin tesbit tutanakları ve dayanakları getirtilmek suretiyle çekişmeli taşınmazları ne olarak gösterdikleri belirlenmemiş, en eski tarihli ve dava tarihinden 15 - 20 yıl öncesine ait hava fotoğraflarında taşınmazların aktüel durumları tesbit edilmemiştir....
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır....
Dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tescili istemine ilişkin olup dava edilen taşınmazların tapulama dışı kalma sebebi, yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde imar planı çalışmaları yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa ilk kez hangi tarihte yapılıp onaylandığı, imar revize çalışmaları yapılmışsa hangi tarihte yapıldığı araştırılmamış, çekişmeli taşınmazlara komşu, tescil davası sonucunda kişiler adına tesciline karar verilen veya halen davası devam eden taşınmazlar bulunup bulunmadığı araştırılarak bunlara ilişkin dava dosyaları da getirtilerek değerlendirilmemiş, davacı gerçek kişi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak dava açmış olduğuna göre, davaya konu taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı ve zilyetlik koşullarının davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediği de usûlünce araştırılmamıştır....
ve arkadaşları olduğu, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tapuya tescili istemiyle açılan davada, dava konusu (C1) harfi ile gösterilen taşınmaza komşu (A) harfi ile gösterilen 4828,11 m2 yüzölçümlü taşınmaza ilişkin verilen kabul kararının dairemizin 03.05.2017gün ve 2016/8283 – 2017/3942 E.K. ... ilamı ile bozulmasına karar verildiği, eldeki dosya kapsamında mahkemece yapılan keşif ve yargılama esnasında ise bahsi geçen dava dosyasının nazara alınmadığı anlaşılmıştır....
Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kadastrodan önceki nedenlere dayanmadığını, 10 yıllık hak düşürücü süreden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu 1511 ada 5 ve 3890 ada 7 parsel sayılı taşınmazların davacılar tarafından 20 yılı aşkın süredir kullanıldığını, adlarına yapı kayıt belgeleri bulunduğunu, tescil harici bırakılan yerin Devlete ait yerlerden olmadığını, zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan tapusuz taşınmazın tescili ve kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali tescil isteklerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü, 14 üncü, 17 nci; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 713/1 inci; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190 ıncı; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddeleri. 3....
Dava, TMK’nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. ve 17.maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Mahkemece yasalarda aranan olumlu ve olumsuz zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluştuğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelerden dava konusu edilen taşınmaz bölümlerinin, ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1961 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tepelik ve taşlık olarak tespit harici bırakılan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen yerlerden olduğu, aynı zamanda yöredeki orman kadastrosunun 1999 yılında kesinleştiği ve dava konusu yerlerin orman sayılmayan yerlerden olduğu, davacının senetsizden taşınmaz mal edinmediği, dava konusu taşınmazların sulu arazi vasfında olduğu ve yine TMK’nın 713/4 ve 5. maddeleri uyarınca gerekli ilanların yapıldığı anlaşılmıştır....
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesinin birinci fıkrasına dayalı tapu kütüğünde kayıtlı olmayan taşınmazın tescili istemine ilişkindir. 13. Uyuşmazlığın çözümünde orman kavramı ve mevzuatı ile tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle kazanma koşullarının irdelenmesinde yarar vardır. 14. 1937 tarihli 3116 sayılı Orman Kanunu, Cumhuriyet döneminin ormanlarla ilgili ilk toplu mevzuatı olarak yürürlüğe girmiştir....
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesinin birinci fıkrasına dayalı tapu kütüğünde kayıtlı olmayan taşınmazın tescili istemine ilişkindir. 13. Uyuşmazlığın çözümünde orman kavramı ve mevzuatı ile tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle kazanma koşullarının irdelenmesinde yarar vardır. 14. 1937 tarihli 3116 sayılı Orman Kanunu, Cumhuriyet döneminin ormanlarla ilgili ilk toplu mevzuatı olarak yürürlüğe girmiştir....
ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece, işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya içeriği ile, mirasbırakan ...'ın çekişme konusu taşınmazlarını kızından mal kaçırma amacı ile davalı oğluna temlik ettiği, oğlunun da taşınmazı diğer davalı ...’e devrettiği, ...’in tarafların dayısı olması sebebi ile TMK 1023 md. koruyuculuğundan yararlanamayacağı, son malik ...’ın taşınmazı edinmesine rağmen, taşınmazların ölümüne kadar muris, ölümünden sonra davalı tarafından kullanıldığı, ...’ın da iyiniyetli olmadığı saptanarak davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalı ...’in temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine....


