WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir. Davacı, ...1. İcra Müdürlüğü'nün 1999/377 sayılı dosyası ile satışa çıkarılan 1610 ada 21 ve 22 parselleri ihale sonucu satın aldığını, ihale edilen taşınmazların tescili için Tapu Müdürlüğüne müracaat edildiğini ancak önceki malik ...'in borcundan dolayı dava konusu taşınmazlar üzerinde haciz işlemleri tesis edilmesi sebebiyle tescil işlemi yapılamadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların adına tescil edilmesini, mümkün olmazsa taşınmazların bedeline hükmedilmesini istemiştir....

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 05.02.1985 tarihinde kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmazlar 766 sayılı Kanunun 2. maddesi gereğince tesbit harici bırakılmıştır. Mahkemece, davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları oluşduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dava, TMK.'nun 713. maddesi hükümlerine göre açılmış tescil davasıdır. Böyle bir davada TMK.'nun 713/4. maddesine göre tescile konu edilen yerin gazeteyle bir defa ve ayrıca, taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunması gerekir. Mahkemece, gazete ilânı yapılmamış, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır. O halde; öncelikle, TMK.'...

Buna göre dava; nizalı taşınmazlara ilişkin kadastro tespit sonrası fakat kesinleşme öncesi haricen satın alma ve eklemeli zilyetlik hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tespit sonrası fakat kesinleşme öncesi haricen satın alma ve eklemeli zilyetlik nedenine dayalı isteme ilişkin olarak; tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazlar TMK'nun 762. maddesi hükmüne göre menkul mal niteliğindedir. Aynı Kanunun 763. maddesi uyarınca bu gibi malların mülkiyetinin devri zilyetliğin karşı tarafa teslimi ile gerçekleşir. Tapusuz taşınmazın satışı resmi şekle bağlı olmadığından adi yazılı senetle satışı mümkündür....

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: “...20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Kanununun 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar-ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun en eski tarihli hava fotoğrafı ile memleket haritaları ve dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 - 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritalarında incelenerek, taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun kesin olarak belirlenmesi, ayrıca; kadastro paftasında 169 numaralı parselin yakınında bulunan taşınmazların orman olarak bırakıldığının dikkate alınması...” gereğine değinilmiştir....

.- 266 K. sayılı kararı ile 31/10/1990 tarihinde orman olarak tescil harici bırakıldığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescili istemiyle dava açmıştır. ... taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün orman niteliğiyle adına tescilini, ise taşınmazın tamamının adına tescilini istemişlerdir. Mahkemece, davacının davasının reddine, davalılar ... ve ...nin tescil talebi hakkında usûlüne uygun açılmış dava bulunmaması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı kişi ile davalılar ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1970 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1998 yılında yapılarak kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır....

Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz....

Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 2006 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne 23.10.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen ve haritasında yol olarak gösterilen 147,90 metrekare alanlı yolun iptali ile davacıya ait 413 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ile birleştirilerek tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14, 17 ve TMK'nın 713/1. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. TMK 713/3. maddesi uyarınca bu nitelikteki davalarda Hazine ve ilgili kamu tüzel kişiliklerinin davada taraf olması zorunludur. Somut olayda dava, Hazine yanında ilgili tüzel kişilik olarak ...'...

(TKM'sinin 634.md) maddesi gereğince düzenlenmiş mülkiyet aktarımı ile ilgili resmi sözleşme de bulunmamaktadır. Bu durumda, 7.10.1953 tarihli 8/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; taşınmazların alımına katkıda bulunduğunu iddia eden davacının, bu katkısına dayanarak ayın (mülkiyet) talebi kabul edilemez....

Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, 09.11.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile belirtilen bölümün TMK 713/6. maddesi gereğince davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde davacılar lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddesinde belirtilen zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır....

İyiniyetli üçüncü kişiler tapu kütüğünde malik olarak gözüken kişiyi gerçek malik olarak kabul etmekte haklıdırlar ( TMK 1023. md.) ve bu kişiden edinmiş oldukları ayni haklar geçerlidir. (TMK 1025 md.) Edinilmiş olan bu haklar mülkiyet hakkı kendisine tescilsiz geçmiş olan kişiye karşı da hüküm ifade eder. ( Prof. Dr. J.G.A.... Prof. Dr.T. A... Eşya Hukuku sh.477) Mülkiyetin tescilsiz kazanımından sonradan yapılan tescil sadece bildirici mahiyeti olup tescile dayanmayan kazanımda malik, tescilden önce de mülkiyet hakkından doğan bütün hak ve borçlara sahiptir, ancak tecil yapılmadıkça tasarruf işlemleri yapılamaz. Bu durumda; TMK'nin 705. maddesi kapsamında satış vaadi sözleşmesine dayalı cebri tescil kararının kesinleştiği 23/03/2006 tarihi itibarıyla önceki kayıt maliki (1951 doğumlu) A.. M..'nun, çekişmeye konu paylar üzerindeki mülkiyet hakkının son bulduğu, diğer bir ifadeyle kesinleşen mahkeme kararı ile tescil işlemine gerek kalmaksızın davacıların murisi B.....

UYAP Entegrasyonu