Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28.06.2002 gün ve 24/19 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Dava, tapusuz taşınmazların olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine istinaden TMK. nun 713/1. maddesine göre, davacı adına tapuya tesciline ilişkin olarak açılmıştır. Mahallinde yapılan keşif, dinlenen davacı şahitleri ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre, davacıların taşınmazlar üzerinde davasız, aralıksız malik sıfatıyla 20 yılı aşkın süre zilyet oldukları anlaşıldığından davalı ... vekilinin aşağıdaki husus dışındaki temyiz itirazlarının reddine, Ancak, böyle bir davada TMK. nun 713. maddesinin aradığı zilyetlikle iktisap için gerekli şartların yerine getirilmesinin yanında taşınmazın TMK. nun 715, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16 ve 17. maddeleri hükümleri karşısında nitelik itibariyle de kazanılmaya elverişli olması gerekir....
Yönetimi ve davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği ... köyünde bulunan taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiş, ... Yönetimi TMK 713/6. madde gereği çekişmeli yerin ... adına tapuya tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece; davacının davasının reddine, ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapusuz Taşınmaz Tescili (TMK 713'e Dayalı) Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar Hazine ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; Hatay İli Antakya İlçesi Gülderen Köyünde bulunan ve dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği taşınmazda müvekkili yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğunu öne sürerek taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir....
Mahkemece, mirasçılar arasında tamamının katılımı ile gerçekleşen bir taksimin bulunmadığı, taşınmazların muris ... ... mirasçıları arasında iştirak halinde mülkiyete tâbi bulunduğundan davanın birlikte açılması gerektiğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 6831 sayılı Kanuna göre yapılıp itirazsız yerlerde 10.05.1982 tarihinde, itirazlı yerlerde ise 26.01.1983 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 3302 sayılı Kanuna göre yapılıp 21.08.1987 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 05.08.1957 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir....
Mahkemece; davacının davasının kısmen kabulü ile, kısmen reddine, fen bilirkişiler ... ve ... tarafından tanzim edilen rapor ve ekli krokide (B1) rumuzu ile gösterilen 2184.26 m2 yüzölçümlü tarla, (B2) rumuzu ile gösterilen 666.24 m2 yüzölçümlü bağ, (B3) rumuzu ile gösterilen 584.96 m2 yüzölçümlü tarla vasfındaki taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, dava dilekçesindeki açıklamaya göre 4721 sayılı Kanunun 713. maddesi uyarınca tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği halde Hazine ve ... Yönetiminin karşı tescil (TMK 713/6 md) talepleri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru değildir, ayrıca yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir....
Dava, TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerine dayalı, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece, teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü üzerinde davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Keşif sonucu tek ziraatçi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, taşınmaz bölümünün toprak yapısı ve niteliği, zirai durumu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresi, taşınmaz bölümünün imar-ihyaya konu olup olmadığı ve olmuş ise imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı hususlarında herhangi bir değerlendirmeye yer verilmemiş, çekişmeli taşınmaz bölümüne komşu taşınmazların kadastro tutanakları ve varsa dayanak belgeleri getirtilerek komşu parsel uygulaması yapılmamış ve yerel bilirkişi ve tanıkların soyut ve yetersiz beyanlarına dayanılarak hüküm kurulmuştur....
Temyiz Sebepleri Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kısmen reddedilen kısım yönünden kararı temyiz ettiklerini, yapılan keşif ve dinlenen tanık beyanları ile iddialarının ispatlandığını, kadastro çalışmaları sırasında köyde bulunmamaları nedeniyle taşınmazların davalılar ve mirasbırakanları adına tespit gördüğünü belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan tapusuz taşınmazın tescili isteklerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü, 17 nci, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 713/1 inci maddeleri. 3....
tescili, tapusuz olan bölümün ise, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre müvekkili adına tescili istemiyle dava açmıştır....
Dava, 4721 sayılı TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Tescil davalarında TMK' nın 713/4. ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ilanlar ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması ve yasal 3 aylık itiraz süresinin dolmasının beklenilmesi gerektiği halde Mahkemece, söz konusu yasal ilanlar yaptırılmaksızın hüküm verilmesi cihetine gidildiği anlaşılmaktadır....
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacıların tescili talep ettikleri taşınmazların 486 nolu parsel içinde kalan bölümleri hakkında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm kurulmasının doğru olmadığı kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum....


