WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Neticeye göre, işe iade davası reddedilmiş ve red kararı kesinleşmiş ise fesih mahkeme kararının sonuca göre haklı ya da geçerli hale geleceğinden alacak davasına devam edilmelidir. Yine, işe iade davası kabul edilmiş ve karar kesinleşmiş ancak işçi süresinde işe başlama başvurusunda bulunmamışsa veya başvuruda bulunmuş ancak işverenin süresinde işe davet etmesine rağmen işçi işe davete icabet etmemiş ise fesih geçerli hale geleceğinden alacak davasına devam edilmelidir. Ancak işveren işçiyi süresinde başvuruya rağmen işe başlatmamış ise eldeki alacak davasının feshe bağlı alacaklar açısından erken açıldığının kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının bu nedenle usulden reddine karar verilmelidir. Feshin geçersizliğine karar verilmesi ve işçinin işverene başvurması üzerine işe başlatılması halinde ise davaya konu fesih ortadan kalktığından, feshe bağlı alacaklar reddedilmelidir." 3. Değerlendirme 1....

Yine, işe iade davası kabul edilmiş ve karar kesinleşmiş ancak işçi süresinde işe başlama başvurusunda bulunmamışsa veya başvuruda bulunmuş ancak işverenin süresinde işe davet etmesine rağmen işçi işe davete icabet etmemiş ise fesih geçerli hale geleceğinden alacak davasına devam edilmelidir. Ancak işveren işçiyi süresinde başvuruya rağmen işe başlatmamış ise eldeki alacak davasının feshe bağlı alacaklar açısından erken açıldığının kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının bu nedenle usulden reddine karar verilmelidir. Feshin geçersizliğine karar verilmesi ve işçinin işverene başvurması üzerine işe başlatılması halinde ise davaya konu fesih ortadan kalktığından, feshe bağlı alacaklar reddedilmelidir....

Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması ve muvazaa bulunmaması halinde ise, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfatı bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır. İşletme, işyeri ve işin gereklerinden kaynaklanan en önemli nedenlerden biri, alt işveren uygulamasıdır. Alt işveren uygulaması bir işletmesel karardır....

Mahkemece işyerinin kapandığına ilişkin savunmanın işe iade davasında ileri sürülmesine rağmen dikkate alınmadığı, bu konunun işe iade davasında değerlendirilmiş olduğu, işverenin davacıyı işe başlatmaması nedeniyle işe başlatmama tazminatını ödemesi gerektiği sonucuna varılarak isteğin kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık konularından birisi de işe iade kararından sonra davacı işçi tarafından yapılan işe başlatılma başvurusunun yapıldığı sırada işyerinin kapanmış olması nedeniyle davacının işe başlatmama tazminatına hak kazanıp kazanmadığıdır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21.maddesinin birinci fıkrasına göre "İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır....

Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında hizmet alım sözleşmeleri imzalandığı, davacının davalıya verdiği hizmet sonrasında çalıştırdığı işçinin, işe iade ve alacak istemli olarak taraflar aleyhine iş mahkemesinde dava açtığı, bu davanın kabul edildiği, kararın kesinleştiği, icra takibi sonucu davacının ilam alacağı ile fer'ilerini ödediği, aralarındaki sözleşme hükümleri ve ekleri uyarınca davalının yarı oranda sorumlu olduğu gerekçesiyle rucuan tahsili için işbu davayı açtığı, davalının ise davanın reddini savunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir. Çekişme, davacının, davalıya verdiği hizmet sırasında çalıştırdığı işçinin işe iade ve alacak istemli açtığı davada ödemiş olduğu yargılama giderlerinden davalının yarı oranda sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır. İddia, savunma, dava dışı işçinin açtığı .......

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalı ....’e ait işyerinde alt işveren nezdinde güvenlik görevlisi olarak çalışırken, bir akrabasının işyerinde hırsızlık yaparken yakalanması nedeniyle işverence “kendisine güvenleri kalmadığından bahisle” iş akdinin feshedildiğini, açtığı işe iade davasını kazanarak feshin haksızlığını ispatladığından bahisle hırsızlığa yardım ettiği isnadı ile kişilik haklarının ihlal eden davranışı sebebiyle işverenden manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalılar vekili dava konusu itibariyle iş mahkemesinin görevli olmadığını görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece "...Dava niteliği itibariyle manevi tazminat istemidir ....

Dosya kapsamından, davacı ile davalı şirket arasında 02.08.2010 iş sözleşmesi imzalandığı, davalı ile aralarında hukukî ve kişisel bağımlılık ve dolayısıyla işçi işveren ilişkisi bulunduğu, bu nedenlerle uyuşmazlığın hizmet ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, taraflar arasında iş akdinden kaynaklanan davanın iş mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... 1. İş Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 28/11/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi....

Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir. Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olduğundan feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır....

Dosya içerisinde bulunan davalı işyerinden aynı gerekçeyle iş sözleşmesi feshedilen işçilerin açmış oldukları işe iade davalarında alınan bilirkişi raporlarında feshin geçersiz olduğuna ilişkin tespit ve sonuçlara varılmıştır. Yine feshin geçersizliğine ve işe iade davasının kabulüne dair verilen karar kararların dairemizden ve Yargıtay 7. hukuk dairesinde incelemesi yapılan kararların onanmasına karar verilmiştir. (Dairemizin 2013- 12680, 2013-12740, 2013- 19648 ve 2013- 15926 Esas sayılı dosyaları; Yargıtay 7....

Yapıcı ve objektif ölçüler içerisinde belirli bir uzmanlık alanı ile ilgili eleştiri ya da işletmedeki bozukluk ya da uygunsuzluklara ilişkin eleştiri söz konusu olduğunda geçerli fesihten bahsedilemez. Dosya içeriğine göre, davacı işçinin davranışlarından kaynaklı işveren feshinin geçersiz kabul edilmesi isabetlidir. Ancak, davalı mevkîinde iki şirketin bulunmasına karşın Mahkemece bu davalıların sorumlulukları tartışılmadan ve hüküm fıkrasında işe iade edilecek işveren açıkça belirtilmeden, mali sonuçlar bakımından da “davalıdan tahsiline” denilerek karar verilmesi hatalı olup, infazda tereddüt oluşturur. Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, davalılar arasındaki ilişkinin değerlendirilip, işe iade edilen işyerinin açık ve net belirlenmesi ve buna göre hükmün kurulmasıdır. Mahkemece eksik incelemeye dayalı ve infazda tereddüde mahal oluşturabilecek şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir....

UYAP Entegrasyonu