Toplu iş sözleşmesi, işçilerin ve işverenlerin karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla yapılır. Toplu iş sözleşmesi, bireysel iş sözleşmelerinden önce uygulama sırası alır. İşçi lehine hükümler hariç, iş sözleşmelerinin toplu sözleşmeye aykırı hükümlerinin yerini toplu sözleşme hükümleri alır. Toplu iş sözleşmesinin bu niteliği ve iş hayatındaki etkisi nazara alındığında somut olayda, tarafların kabulünde olan toplu iş sözleşmesi hükmünün iş yerinde bir düzen oluşturma amacıyla getirildiği, bu kurala uygun olarak gerçekleşmeyen fazla çalışmanın kabulünün toplu iş sözleşmesi ile hedeflenen iş barışı ve çalışma düzenini ihlal edeceğinin açık olması karşısında, davacının toplu iş sözleşmesinin anılan hükmü çerçevesinde ispat edilememiş olması karşısında talebin reddine karar verilmesi gerektiği, mahkeme hükmünün bu gerekçe ile bozulması düşüncesiyle sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.23.03.2016...
Gerekçe: Toplu iş sözleşmesi yetkisi, toplu iş sözleşmesi ehliyetine sahip kuruluş veya kişinin belli bir toplu iş sözleşmesi yapabilmesi için Kanunun aradığı niteliğe sahip olmasını gösterir.(Günay, Cevdet İlhan: İş Hukuku Yeni İş Yasaları, Ankara, 2013, s. 942.) 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun “Yetki” başlıklı 41. maddesinin birinci fıkrasına göre “Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.” 6356 sayılı Kanun'un “Yetki Tespiti İçin Başvuru” başlıklı 42. maddesine göre ise “Toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini ister....
Gerekçe: Toplu iş sözleşmesi yetkisi, toplu iş sözleşmesi ehliyetine sahip kuruluş veya kişinin belli bir toplu iş sözleşmesi yapabilmesi için Kanunun aradığı niteliğe sahip olmasını gösterir.(Günay, Cevdet İlhan: İş Hukuku Yeni İş Yasaları, Ankara, 2013, s. 942.) 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun “Yetki” başlıklı 41. maddesinin birinci fıkrasına göre “Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.” 6356 sayılı Kanun'un “Yetki Tespiti İçin Başvuru” başlıklı 42. maddesine göre ise “Toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini ister....
Gerekçe: Toplu iş sözleşmesi kavramı Anayasa'nın 53. maddesinde düzenlenmiştir. “Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” başlıklı maddenin birinci fıkrasına göre “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.”...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının, 696 sayılı KHK'nın 127 inci maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23 üncü maddesindeki düzenleme uyarınca sadece kadroya geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebileceği, buna göre toplu iş sözleşmesinin 29 uncu maddesi hükmünün, 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23 üncü madde karşısında uygulanabilirliğinin olmadığı, iddiaya göre davacının vasıflı işte çalışırken vasıfsız iş olan temizlik işçisi olarak görevlendirildiği, anılan toplu iş sözleşmesi incelendiğinde "vasıflı iş" veya "vasıfsız iş" tanımlarına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Çalışma Genel Müdürlüğü'nün 17.04.2017 tarih ve 32997 sayılı yazısının iptali ile tespit konusu işyerinin 17 nolu “Sağlık ve sosyal hizmetler” işkoluna girdiğinin tespiti sonucunda müvekkili sendikanın işyerinde çoğunlukta olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu : İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti : Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Temyiz Başvurusu: Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davalı temyiz başvurusunda bulunmuştur. Gerekçe: Toplu iş sözleşmesi yetkisi, toplu iş sözleşmesi ehliyetine sahip kuruluş veya kişinin belli bir toplu iş sözleşmesi yapabilmesi için Kanunun aradığı niteliğe sahip olmasını gösterir....
Bu toplu iş sözleşmesi ise işletme toplu iş sözleşmesidir. Bu kural kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmelidir. Davaya konu yetki tespitinden, davacı şirketin (..../ ... adresinde bulunan 1127540.020 ... sicil numaralı işyerinde tespit yapıldığı anlaşılmaktadır. Yine aynı yetki tespitinde davacı şirketin irtibat adresi olarak “... ....” adresi gösterilmiştir....
İşkolu tespit talebi ve buna ilişkin açılan davalar, yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden sayılmaz” denilmekte ise de, bu düzenlemenin Toplu iş hukukunda bir toplu iş sözleşmesi ünitesi olan ve 6356 sayılı Kanun'un 34. maddesinde tanımlanan işletme iddiası kapsamı dışında haller için uygulanması gerektiği değerlendirilmelidir. Aksi halde işletme kapsamına giren bir gerçek ve tüzel kişiye ait işyerlerinde, işletme bütünlüğü gözetilmeden yasanın emredici hükümleri dikkate alınmadan toplu iş sözleşmesi yapılması gibi bir durum ortaya çıkacaktır....
/ ..." adresinde kurulu bulunan işyerinde toplu İş sözleşmesi yapmak için diğer davalı ...’na müracaat ettiğini, anılan Bakanlığın 20.01.2015 tarihli yazısı ile işyerinde çalışan toplam işçi sayısının 40 (kırk), üye sayısının ise 23 (yirmi üç) olduğu tespitiyle davalı Sendikasının toplu iş sözleşmesi için gerekli çoğunluğu sağladığını tespit ettiğini, tespit yazısının 26.01.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı Sendikanın, “16- Gemi Yapımı ve ......
Bu bağlamda, sendikaya üye olan ile üye olmayan arasında toplu iş sözleşmesinden yararlanma yönünden bir fark olması doğal karşılanmalıdır. Davacının sendika üyesi olmadan önce dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma talebinin bulunmadığı da dikkate alındığında sendikaya üyelik tarihinden önceki dönem için kök ücrete toplu iş sözleşmesi zamlarının uygulanması doğru olmaz. Aksi halde daha önce toplu iş sözleşmesinden yararlanan işçi ile toplu iş sözleşmesinden yararlanmayan işçinin ikinci dönem giriş ücreti aynı olacaktır. Buna göre davacının tespit edilen kök ücretine toplu iş sözleşmesinden yararlandığı tarihten itibaren toplu iş sözleşmesi zamlarının uygulanması suretiyle ikinci dönem işe giriş ücreti belirlenmelidir. Bu sebeple yapılacak iş; yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur....


