B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, halen yürürlükte bulunan 22. dönem Toplu İş Sözleşmesinin 60. maddesinin açık olduğunu, iş müfettişinin tespit ettiği eksikliğin yerinde olduğunu, iş müfettişinin raporunun aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğunu, davacı işverenin dava hakkını kötüye kullandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Feri müdahil sendika vekili; iş müfettişi raporunun açık olduğunu, bu raporun isabetli olduğunu, davacının Toplu İş Sözleşmesinin 60. maddesini yok hükmüne kabul etmek istediğini, davacının iyiniyetli olmadığını ve talebinin toplu iş sözleşmesi özerkliğine de aykırı olduğunu, ayrıca toplu iş sözleşmesi hükmünün de açık olduğunu, yorumu gerektirmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlü DAVA TARİHİ : 27/11/2020 KARAR TARİHİ : 02/06/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2021 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan YİDK Kararının İptali İle Marka Hükümsüzlüğü istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle,Müvekkili .....'nin Türkiye'nin en büyük topluluklarından biri olan ... Topluluğu'na bağlı şirketleri temsil eden ana şirket olduğunu, ... Topluluğu'nun ... Holding ve ... Holding iştiraklerinden oluştuğunu, geçmişi 1925 yılına kadar uzanan ... Topluluğu'nun faaliyet gösterdiği sektörlerin lideri konumunda olduğunu, ... ...... ....'...
Toplu iş sözleşmesi ile ilgili Kurumlarda çalışan işçilere en çok iki ay daha ilave tediye ödeneceğinin kararlaştırılabileceği ve bu miktar üzerinde ödeme yapılmasını öngören düzenlemenin kanuni sınırı aşan miktarda geçersiz olacağını kabul etmek gerekir. 2.Bu tespit bağlamında, somut uyuşmazlıkta iptali talep edilen toplu iş sözleşmesi hükmünün 6772 sayılı Kanun'a aykırı olacak şekilde bir ikramiye ödemesine yol açmadığı anlaşılmaktadır. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....
Bu başvuru üzerine ise iş müfettişi tarafından toplu iş sözleşmesi hükmü ve işveren ile işçi sendikası arasında yapılan protokollerin geçerliği değerlendirilerek tespitte bulunulduğu anlaşılmaktadır. Görüldüğü üzere; iş müfettişinin işyerinde uygulanan çalışma sürelerine ve işçilere TİS gereği ödenmesi gereken zamlı ücretin oranına ilişkin yaptığı tespit, 4857 sayılı Kanun’un 92. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “işçi alacağı” kapsamında değerlendirilemez. Ayrıca toplu iş sözleşmesinin fazla çalışma ücretine ilişkin hükmünün protokoller ile birlikte değerlendirilmesi neticesinde yoruma ilişkin bir uyuşmazlık ortaya çıkıyorsa da toplu iş sözleşmesi hükmünün yorumuna ilişkin dava kanunda özel olarak düzenmiş olup bu dava toplu iş sözleşmesinin taraflarından birinin diğerine karşı açabileceği yorum davasıdır....
Gerekçe: Toplu iş sözleşmesi kavramı Anayasa'nın 53 üncü maddesinde düzenlenmiştir. “Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” başlıklı maddenin birinci fıkrasına göre “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.”...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, Toplu İş Sözleşmesinin 28. maddesi hükmünün günlük ücret kavramını, kıdem zammının da dahil olduğu toplu iş sözleşmesi ile getirilen ücret zamlarının çıplak ücret, kıdem zammının toplamı üzerinden yapılması gerektiği şeklinde yorumlanmasının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Y A R G I T A Y K A R A R I Taraflar arasında görülen işe iade istemli tespit davasının temyiz incelemesi sırasında incelenmesine ihtiyaç duyulduğundan 23.Dönem Toplu İş Sözleşmesi ile eki ceza cetvelinin eklenerek gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE 17.11.2014 gününde oy birliği ile karar verildi....
Ancak yedinci ila on birinci bölümlerin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar için, görevli makamın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.” 6356 sayılı Kanun'un 2/1-c maddesine göre görevli makam; işyeri toplu iş sözleşmesi için işyerinin, işletme toplu iş sözleşmesi için işletme merkezinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünü, aynı Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerleri için yapılacak grup toplu iş sözleşmelerinde bu işyerlerinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünü, birden fazla Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerlerini kapsayacak grup toplu iş sözleşmesi için ise Bakanlıktır. Yetki tespiti ve yetki itirazı konusu 6356 sayılı Kanun'un, “Toplu İş Sözleşmesinin Yapılması” başlıklı sekizinci bölümünde düzenlenmiştir....
diğer iptal taleplerinin ise, iptali istenilen toplu iş sözleşmesinde sosyal ve ekonomik durumları iyileştirme amacın güdülmesi ile usule, yasaya ve toplu iş sözleşmelerinde özerlik ilkesine aykırı olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir....
Noterliği aracılığıyla keşide ettiği 23.09.2019 tarihli ihtarname ile bu tarz bir uygulamanın kanuna ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı olacağı, böylesi bir uygulamanın işyerinde sendikalaşmayı engellemeye, sendikayı zayıflatmaya yönelik bir çaba olarak değerlendirileceği, bu duyurunun henüz sendikaya üye olmayan işçilere adeta "Sendikaya üye olmayın.", sendika üyesi işçilere de “İstifa edin, aidat ödemeye gerek kalmadan toplu iş sözleşmesinden faydalanın." çağrısı olarak anlaşılacağının bildirildiğini, ihtarnameye rağmen davalı işverenin hem kanuna hem de toplu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğu hâlde Sendikaya üye olmayan işçileri toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandırdığını, toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandırılan Sendikaya üye olmayan işçilerin dayanışma aidatı ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlanmak istediklerine ilişkin Sendikaya bir başvuruları olmadığı gibi bu işçilerden dayanışma aidatı kesintisi de yapılmadığını, davalı işverenin bu uygulaması...


