WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Gerekçe: Dava, ... tarafından yapılan olumlu ve olumsuz yetki tespitinin iptaline ilişkindir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 79. maddesine göre “Bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar davalarına bakmakla görevli ve yetkili mahkemelerde görülür. Ancak yedinci ila on birinci bölümlerin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar için, görevli makamın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.” 6356 sayılı Kanun'un 2/1-c maddesine göre görevli makam; işyeri toplu sözleşmesi için işyerinin, işletme toplu sözleşmesi için işletme merkezinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünü, aynı Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerleri için yapılacak grup toplu sözleşmelerinde bu işyerlerinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünü, birden fazla Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerlerini kapsayacak grup toplu sözleşmesi için ise Bakanlıktır....

Ancak ilk derece mahkemesi kararının hüküm kısmında bilirkişi raporuna atıf yapılarak tespit kararı verilmesinin isabetli olmadığı, tespit hükmünün tereddüte mahal vermeyecek açıklıkta olmadığı, bu durum kamu düzenine aykırılık oluşturduğundan, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.” Gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak; “Davanın KISMEN KABULÜ İLE Davalı veren tarafından kapsam içi olup, sendikalı olmayan ve dayanışma aidatı ödemeyen işçilere yapılan ücret artışları ve tanınan sosyal haklarla söz konusu işçilerin toplu sözleşmesinden yararlanan işçilerle aynı seviyeye getirilmesinin sendikal örgütlenmeyi engelleyecek nitelikte olup davalı verence toplu sözleşmesi hükümlerine aykırı davranıldığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine” Karar verilmiştir. Temyiz: Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: Toplu sözleşmesi kavramı Anayasa'nın 53’üncü maddesinde düzenlenmiştir....

İşverenin aynı kolunda yer alan birden fazla işyerini kapsayan bir işletmesi söz konusu ise bu işyerleri için ancak işletme toplu sözleşmesi olarak tek bir toplu sözleşmesi yapılabilir. Bu husus 2822 sayılı Kanun'un 3. maddesinde, “Bir toplu sözleşmesi aynı işkolunda bir veya birden çok işyerini kapsayabilir. Bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı kolunda birden çok işyerine sahip bir işletmede ancak bir toplu sözleşmesi yapılabilir. Bu Kanun anlamında bu sözleşmeye işletme toplu sözleşmesi denir. Ancak, kamu kurum ve kuruluşlarına ait müessese ve işyerleri ayrı tüzelkişiliğe sahip olsalar dahi, bu kurum ve kuruluşlar için tek bir işletme toplu sözleşmesi yapılır…” denilmek suretiyle açıklanmıştır....

Toplu sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” başlıklı maddenin birinci fıkrasına göre “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.” Toplu sözleşmesi yetkisi, toplu sözleşmesi ehliyetine sahip kuruluş veya kişinin belli bir toplu sözleşmesi yapabilmesi için Kanunun aradığı niteliğe sahip olmasını gösterir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı vekili, yetki tespitinin iptali ile toplu sözleşmesi ile ilgili işlemlerin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.05.2012 gün ve 2012/14353 Esas, 2012/18858 Karar sayılı kararı ile “Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu Yetki itirazı başlıklı 15.Maddesinde “Kendilerine 13 ve 14 üncü maddeler uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren, taraflardan birinin veya her ikisinin gerekli yetkiyi haiz olmadıkları veya kendisinin çoğunluğu bulunduğu yolundaki itirazını sebeplerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ tarihinden itibaren altı günü içinde işyerinin bağlı olduğu bölge müdürlüğünün bulunduğu yerdeki davalarına bakmakla görevli mahkemeye yapabilir....

Toplu sözleşmesi yetkisi ise toplu sözleşmesi ehliyetine sahip olan kişi veya kuruluşların mevzuatta öngörülen şartları sağlaması durumunda toplu sözleşmesi yapabilme yetkisi olarak ifade edilebilir. 4 6356 sayılı Kanun'un “Yetki” kenar başlıklı 41 inci maddesinin birinci fıkrası şöyledir : “Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu sözleşmesi yapmaya yetkilidir.” 5. 6356 sayılı Kanun'un “Yetki Tespiti İçin Başvuru” kenar başlıklı 42 nci maddesi şöyledir: “(1) Toplu sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini ister....

Toplu sözleşmesi özerkliği, işçi ile işveren taraflarının karşılıklı anlaşarak aralarındaki ilişkiyi düzenleyen kuralları serbestçe koyabilmelerini ifade eder (Şahlanan, Fevzi: Toplu İş Sözleşmesi, İstanbul, 1992, s.3). Buna göre, yeni toplu sözleşmesinde, sona eren toplu sözleşmesinde yer alan hak ve menfaatlerin işçi aleyhine değiştirilmesi mümkündür (Yayvak, İrem: Toplu İş Sözleşmesinin Art Etkisi, İstanbul 2014, s.166). Ayrıca 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 10. fıkrasının son cümlesine göre de “Devredilen veya nakledilen işçilerin ücret ile diğer malî ve sosyal hakları; toplu sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir veya nakil işleminden önce tabi oldukları toplu sözleşmesi hükümlerine göre, toplu sözleşmesi olmayan işçiler bakımından 2012 yılı Eylül ayında geçerli olan bireysel sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir”....

gibi üyesi olduğu sendikanın yaptığı toplu sözleşmesi ücret zammı hükmünde de yararlandırılmadığını, yeni toplu sözleşmesinin bir ücret hükmü öngörmediğini, sadece mevcut ücretlere yapılan zam oranını öngördüğünü ileri sürerek müvekkilinin üyesi olduğu sendikaca yapılan toplu sözleşmesi ücret zammı hükmünün eski sözleşmenin sona erme tarihi olan 28.02.2015 tarihinden uygulanmaması suretiyle yaratılan muarazanın men'ine karar verilmesini talep etmiştir....

Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, ilgili toplu sözleşmesinde öngörülen son ücret zammının (%4 oranındaki) Temmuz 2020 dönemine ait olduğudur. Bu tarihten sonraki dönem için zam (%4 oranında) yapılmış ücret aynen korunur ise de sona eren toplu sözleşmesinin art etkisi söz konusu değildir. İşçinin toplu sözleşmesinin yürürlük süresinin bitim tarihi olan 31.10.2020 tarihinden sonra bir başka toplu sözleşmesinden yararlanması hâlinde, bu toplu sözleşmesi ve sözleşmesine göre belirlenen ücretin uygulanması gerekir. İşçinin yararlandığı herhangi bir toplu sözleşmesinin bulunmaması hâlinde ise sona eren toplu sözleşmesinin art etkisi bulunduğu kabul edilerek 31.10.2020 tarihinden sonraki dönem için bu toplu sözleşmesi hükümlerine göre hesaplama yapılması mümkün değildir....

aynı işkolunda bir veya birden çok işyerini kapsayabilir. (2) Bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerinin bulunduğu işyerlerinde, toplu sözleşmesi ancak işletme düzeyinde yapılabilir." kuralına yer verilmiştir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun "Toplu sözleşmesinin şekli ve süresi" başlıklı 35. maddesinde,"(1) Toplu sözleşmesi yazılı olarak yapılır. (2) Toplu sözleşmesi en az bir ve en çok üç yıl süreli olarak yapılabilir....

UYAP Entegrasyonu