"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, 30.10.2014 gününde verilen dilekçe ile miras ortaklığına temsilci tayini talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi mirasçılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, TMK'nın 640/3 maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile ...’ün terekesine ...’ün temsilci olarak atanmasına karar verilmiştir. Hüküm, mirasçılar ... ve ... vekili tarafından tereke temsilcisinin şahsına yönelik olarak temyiz edilmiştir. Miras ortaklığı temsilcisi (TMK m. 640) özel kayyım niteliğindedir. TMK'nın 431. maddesi uyarınca vasi tayinindeki usul kayyım (mümessil) için de uygulanır....
tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, TMK'nin 640/3 maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile ...’ın terekesine ...’nin temsilci olarak atanmasına karar verilmiştir. Mirasçı ..., 22.04.2016 dilekçe ile tereke temsilcisinin şahsına itiraz etmişlerdir. Mahkemece, 17.06.2016 tarihli ek kararla itirazın kabulü ile tereke temsilcisi ...’nin görevinin sona erdirilmesine, ...’ın terekesine ...’ın temsilci olarak atanmasına karar verilmiştir. Ek karar, mirasçı ... tarafından temyiz edilmiştir. Miras ortaklığı temsilcisi (TMK m. 640) özel kayyım niteliğindedir. TMK'nın 431. maddesi uyarınca vasi tayinindeki usul kayyım (mümessil) için de uygulanır....
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece ‘...Hal böyle olunca;dava dışı mirasçıların açık muvaffakatlarının sağlanması, sağlanmadığı takdirde MK'nın 640.maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması ve atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekirken davanın görülebilirlik koşulu yerine getirilmeden esas hakkında hüküm kurulması doğru değildir.’ gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 5.925.15....
.- 2022/509 K. sayılı kararı ile davacının terekesine temsilci olarak ...'in atandığı, söz konusu kararın istinaf edilmeksizin 22.06.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Başka bir söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve bununla bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer. Somut olayda, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı usulüne uygun olarak tereke temsilcisine tebliğ edilmesine rağmen tereke temsilcisinin kararı istinaf ve temyiz etmediği, karara karşı yalnızca davacı ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.05.2013 gününde verilen dilekçe ile miras ortaklığına temsilci atanması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.09.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava TMK’nın 640/3 maddesi uyarınca muris ...'ın vefatı üzerine Asliye Hukuk Mahkemesindeki tapu iptali ve tescil davasının takibi için terekeye temsilci atanması istemine ilişkindir. Mahkemece, mirasçıların birden fazla olması, terekedeki hak ve borçların henüz taksim edilmediği ve müşa halinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, mirasçılardan ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kullanım Kadastrosu Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı Tereke Temsilcisi ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma talebi davanın değeri itibariyle reddedilmiş olmakla: dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “tereke adına davacının tek başına açtığı davaya devam edilebilmesi için tüm mirasçıların davaya muvafakatının sağlanması ya da terekeye temsilci atanması suretiyle usuli eksikliğin giderilmesi ve bundan sonra işin esasına ilişkin bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tereke temsilcisi ... vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Şu durumda, davacı asilin onayının alınması veya yeni tarihli vekaletname sunulması gerekmektedir. 2- Dosyanın incelenmesinde; Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/277 Değişik İş sayılı acele el koyma dosyasının ve Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/194 esas sayılı terekeye temsilci atanması dosyasının dosya içerisine alınmadığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için bu dosyaların incelenmesi gerekmektedir. 3- Davacı, dava açmadan önce delil tespiti yaptırdığını belirterek delil olarak buna dayanmasına rağmen söz konusu dosyanın, dosya içerisine alınmadığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için bu dosyanın eklenerek gönderilmesi gerekmektedir. 4- Davacı murisi ...'nin veraset ilamının temin edilerek dosyaya eklenmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıdaki bentlerde belirtilen eksiklikler tamamlandıktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay’a yeniden gönderilmesi için, dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE 11/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece davanın görülebilme şartlarından olan taraf teşkilinin sağlanmadığı gerekçesiyle 11.10.1982 tarih 82/3-2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına ve tüm mirasçıların muvafakatının alınması veya terekeye temsilci atanması halinde her zaman dava açma imkanı bulunduğuna göre davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 01.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi....
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece davanın görülebilme şartlarından olan taraf teşkilinin sağlanmadığı gerekçesiyle 11.10.1982 tarih 82/3-2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına ve tüm mirasçıların muvafakatının alınması veya terekeye temsilci atanması halinde her zaman dava açma imkanı bulunduğuna göre davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 01.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi....
Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, terekeye temsilci atanması istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, ... 19. Sulh Hukuk Mahkemesinin verdiği 21.11.2011 gün, 2004/1122 Tereke, 2005/1084 Karar sayılı ek karar ile, ... 21. Sulh Hukuk Mahkemesinin verdiği 25.01.2011 gün, 2011/89 Tereke, 2011/3 Karar sayılı kararın ... mirasçılarına tebliğe çıkarılıp, kesinleşme şerhi verilmeden gönderildiği anlaşılmaktadır. 6100 Sayılı HMK.’nun 22/II. maddesinde " İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir." hükmüne yer verilmiştir....


