Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekenin tümü ile bilinmesiyle mümkündür. Tereke miras bırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile, iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Miras bırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bir aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi ... terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tesbit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tesbiti gerekir (MK.454). Miras bırakanın Medeni Kanunun 453. maddesinde belirlenen mahfuz hisseye tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır....
Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma dışı terekenin tümü ile bilinmesiyle mümkündür. Tereke miras bırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Mirasbırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bir aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tesbit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tesbiti gerekir. (TMK. md. 565) Mirasbırakanın Medeni Kanunun 564. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır....
Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma ( temlik ) dışı terekenin tümü ile bilinmesiyle mümkündür. Tereke miras bırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile, iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Miras bırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bir aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tesbit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tesbiti gerekir. ( TMK.md.507 ) Miras bırakanın Türk Medeni Kanunun 506. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır....
nın çekişme konusu 12 parsel sayılı taşınmazdaki 9 numaralı bağımsız bölüm ile 17 numaralı bağımsız bölümdeki payını vekaleten davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, temliklerin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, taşınmazların terekeye iadesine, ayrıca davacı ve tereke varislerinin muvazaalı satış nedeniyle mahrum kaldıkları kira gelirinin tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, derdestlik itirazında bulunmuş, iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tapu iptal ve tescil davasının derdestlik nedeniyle HMK'nun 114/ı ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, kira alacağı talebinin ise subut bulmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü....
Tereke numaralı dosyası nezdinde terekenin tespiti, resmen yönetilmesi ve tasfiyesi talebiyle dava açıldığını, anılan dava derdest olduğundan terekenin paylaştırılmamış ve davalı şirket hisseleri üzerinde elbirliği mülkiyetinin tasfiye edilmediğini, murisin mirasını ilgilendiren birden fazla dava dosyası bulunduğunu, bu davalar kesinleşmeden de tereke üzerinden paylaştırma yapılmasının söz konusu olamayacağını, tereke üzerinde el birliği mülkiyetinin devam ettiğini, pay oranlarının belirlenmemiş olduğunu, Genel Kurul Kararlarının tüm pay sahiplerinin olumlu oyuyla alınmamış olduğunu, bu nedenlerle batıl olduğunu, Genel Kurul Toplantısında alınan kararların icra edilmesi halinde; müvekkillerin malvarlığında ve tereke üzerinde hukuka aykırı alınan bu kararlar sebebiyle, akıbeti belirli olmayan olumsuz sonuçlarla karşılaşılacağını, terekeye ve tereke paylarına ilişkin tüm kararların oybirliğiyle alınma zorunluluğunun kanunun emredici hükümlerine dayandığını belirterek tüm bu sebeplerden dolayı...
Tereke numaralı dosyası nezdinde terekenin tespiti, resmen yönetilmesi ve tasfiyesi talebiyle dava açıldığını, anılan dava derdest olduğundan terekenin paylaştırılmamış ve davalı şirket hisseleri üzerinde elbirliği mülkiyetinin tasfiye edilmediğini, murisin mirasını ilgilendiren birden fazla dava dosyası bulunduğunu, bu davalar kesinleşmeden de tereke üzerinden paylaştırma yapılmasının söz konusu olamayacağını, tereke üzerinde el birliği mülkiyetinin devam ettiğini, pay oranlarının belirlenmemiş olduğunu, Genel Kurul Kararlarının tüm pay sahiplerinin olumlu oyuyla alınmamış olduğunu, bu nedenlerle batıl olduğunu, Genel Kurul Toplantısında alınan kararların icra edilmesi halinde; müvekkillerin malvarlığında ve tereke üzerinde hukuka aykırı alınan bu kararlar sebebiyle, akıbeti belirli olmayan olumsuz sonuçlarla karşılaşılacağını, terekeye ve tereke paylarına ilişkin tüm kararların oybirliğiyle alınma zorunluluğunun kanunun emredici hükümlerine dayandığını belirterek tüm bu sebeplerden dolayı...
Öte yandan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 11.maddesinde; “Aşağıdaki davalar müteveffanın ikametgahı mahkemesinde görülür. 1.Terekenin taksimine ve kısmetin butlan ve feshine ve mirasçılar arasında terekenin idaresine ait iddialar, 2.Terekenin taksimi katisine kadar tereke aleyhine ikame olunan davalar….” hükmü yer almaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde bu iki maddenin birlikte değerlendirilip yorumlanması gerekmektedir. Buna göre; vasiyetnamenin yerine getirilmesi (tenfizi) ile ilgili dava; lehine vasiyet yapılan kişi tarafından doğrudan doğruya diğer mirasçılara (miras ortaklığına, terekeye) karşı açılıyorsa ve tereke taksim edilmemişse, bu davanın miras bırakanın yerleşim yeri mahkemesinde açılması gerekir. Öte yandan taksim tamamlanmadan terekedeki bir mal hakkında açılacak istihkak davası ile terekenin yazım ve tespiti davaları malın bulunduğu yerde, mirasçılık belgesi verilmesi davası ise mirasçılardan her birinin sakin olduğu yerde açılır....
Diğer taraftan terekenin tedbiren tespiti talebi bir süreye tabi olmadan her zaman istenebilir. Somut olayda, davacının talebi, TMK'nın 590. maddesinde düzenlenen terekenin resmi defterinin tutulmasına ilişkin olmayıp TMK'nın 589. maddesi gereğince terekenin tedbir mahiyetindeki tespitine ilişkindir. Mahkemece, TMK'nın 589. maddesi hükmü çerçevesinde terekenin tespiti ve gerektiği takdirde koruma önlemlerinin alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 01.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
Diğer taraftan terekenin tedbiren tespiti talebi de bir süreye tabi olmadan her zaman istenebilir. Davacının talebi, TMK'nın 590. maddesinde düzenlenen terekenin resmi defterinin tutulmasına ilişkin olmayıp TMK'nın 589. maddesi gereğince terekenin tedbir mahiyetindeki tespitine ilişkindir. Mahkemece TMK'nın 589. maddesi hükmü çerçevesinde terekenin tespiti ve gerektiği takdirde koruma önlemlerinin alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 03.04.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır. Bir mirasçı ödemeden aciz hâlinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilirler.” hükümlerini içermektedir. 3.3....


