WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece " ... öncelikle tüm mirasçıların katılımının ya da muvafakatlarının sağlanması veya TMK 640. maddesi gereğince tereke temsilcisi atanması, ondan sonra ehliyetsizlik iddiası yönünden ... İnceleme yapılması, ..." gerektiğine değinilmek suretiyle bozulması üzerine mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 8.20....

ın davacıdan başka mirasçılarının davaya muvafakatlarının sağlanması, muvafakatları sağlanamaz ise tereke temsilcisi atanması için 1 aylık kesin süre verilmesine karar verildiği, ara kararın davacı vekiline 04.05.2015 tarihinde tebliğ edildiği ve mahkemece ön inceleme duruşması yapılmadan doğrudan dosya üzerinden gerekçesi yazılarak 04.06.2015 tarihinde davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin 03.06.2015 tarihli beyan dilekçesi ile birlikte sunduğu tevzii formunda 03.06.2015 tarihinde 2015/6 E. sayılı tereke davası açıldığı görülmektedir....

O halde, mahkemece tereke temsilcisi atanmasına gerek ve yer yoktur. Temsilci atanması ancak tüm mirasçıların davaya katılımları ya da olurlarının sağlanamaması durumunda söz konusu olabilir. Öyle ise, mahkemece tereke temsilcisi atanması sağlanarak davacılar vekilinin bu temsilciden vekaletname almaya zorlanması ve sonucu itibariyle temsilci atandıktan sonraki duruşmalara girmemesine sebebiyet verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ancak, dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazın davalılara temlikin ölünceye kadar bakma koşuluyla yapıldığı, bakım borcunun yerine getirildiği, murisin işlem tarihinde Adli Tıp raporu ile ehliyetli olduğu anlaşıldığına göre sonucu itibariyle davanın reddine karar verilmiş olması doğrudur. Davacılar ve davacı ... mirasçılarının temyiz itirazları yerinde değildir. Reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 1,25 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davada, Lüleburgaz Sulh Hukuk ve Suşehri Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, tereke temsilcisi atanması istemine ilişkindir....

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,dava devam ederken kısıtlının ölümü ile vasinin ve vekilinin görevinin sona ermesi sebebiyle davacı kısıtlının mirasçılarına davetiye tebliğ edildiği,davayı takip eden bir kısım mirasçılara ve vekillerine tereke temsilcisi atanması için mahkemeye başvurması yada mirasçıların ortak vekile vekalet verilmesi için süre verildiği, gereği yerine getirilmediğinden taraf teşkili sağlanamadığı taraf teşkilinin dava şartı olması sebebiyle dava şartı eksikliği gidirilmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar mirasçılar ... ,..., ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yerel mahkemece 16.04.2015 tarihli duruşmadaki 3 nolu ara kararı ile terekeye temsilci atanması yada mirasçıların vekaletine ilişkin vekaletnameyi sunması hususunda 2 haftalık süre verilmiş,Av....'in vekil tayin edildiği bir kısım mirasçıları içerir vekaletnamenin verildiği,,yine mirasçılardan ... ,..., ...'ın vekil tayin ettiği Av....'...

Mahkemece, iddia, savunma, deliller ve tüm dosya kapsamından; davanın tapu iptali ve tescil davası olduğu ve tüm mirasçıların birlikte hareket etmeleri gerektiği, davacı vekilinin mirasçılardan .....muvafakatini temin etmediği ve kendilerine ulaşılamadığı belirtilen mirasçılar adına tereke temsilcisi atanması için verilen sürede de başvuruda bulunulmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yönünden usulden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacıl vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 20.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

Birkısım davalılar; davacının miras payı oranında tapu iptal tescil isteyemeyeceği, muvazaa nedeniyle tapu iptal tescil isteniyorsa tereke temsilcisi atanması gerektiğini, mirasbırakan ...’ın yaklaşık 30 yıl önce adam öldürme suçu nedeniyle mahkum olduğu olaydan kaynaklı tazminat davası sonucunda bütün taşınmaz mallarının haczedildiğini,satış aşamasına gelindiğinde mirasbırakan ...’in bütün taşınmazlarını ilam borcunu ödemek için icra baskısı altında satmak zorunda kaldığını,...’ın da daha sonra taşınmazları ...’a devrettiğini, bedelini aldığını, İsmet’in ölümü ile mirasçılarının tapuda devir işlemini yaptığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazlarla ilgili yapılan her iki satış işleminde de muvazaa bulunmadığı,satış işlemlerinin gerçek bir satış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı....

İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı tereke temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Tereke temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu 6 parsel sayılı taşınmazın ......, oğlu ... ile bir alakasının olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf eden tereke temsilcisi ...'a 15.03.2022 tarihinde aynı konutta oturduğu beyan edilen ......, imzasına tebliğ edildiği, tereke temsilcisinin istinaf dilekçesini 19.04.2022 tarihinde verdiği, istinaf başvurusunun süresinde olmadığı, tebligatın şeklen usulüne uygun bulunduğu, usulsüz olduğuna ilişkin bir iddianın da ileri sürülmediği, Kanunda öngörülen iki haftalık istinaf başvuru süresinin geçirildiği gerekçesiyle tereke temsilcinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir. V....

Karar, davacı vekili ve tereke temsilcisi vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı ve tereke temsilcisinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 30.10. TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Hükmedilebilecek olası katkı payı alacağı da " tereke alacağı " niteliğinde olacaktır. Katkı payı alacaklısı eşin mirasçısının kişisel bir katkı payı alacağı olamaz. Mirasçı ancak terekeden tasfiye sonucu düşecek miras payını talep edebilir. Davacı eşin ölümüyle davalı eş, olası katkı payı borcu nedeniyle, hem terekeye borçlu, hem de davacı eşinin mirasçısı olarak tereke alacaklısı durumuna girmiş; böylece davalının şahsında alacak/borçlu sıfatı, hem de davacı/davalı sıfatı birleşmiş olmaktadır. Buradaki alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesi teknik olarak TBK'nun 135 (eMK. 116) katılma alacağı için sona eremez anlamında bir birleşme olmadığından; bu durumda; dosyaya mirasçılar arasında görülen bir dava olarak devam edilemez. Mirasçılar arasında tereke anlamında bir çıkar çatışması oluştuğu açıktır. O halde davaya ancak TMK'nun 640/3. maddesi uyarınca bir " tereke temsilcisi " atanması ve onun sürdürmesiyle devam etme durumu söz konusudur....

UYAP Entegrasyonu