Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, 29.11.2013 gününde verilen dilekçe ile terekeye temsilci atanması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; kabulüne dair verilen 25.02.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, TMK'nin 640/3. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması isteğine ilişkindir. Mahkeme, davanın kabulü ile ...’nun terekesine ..., ..., ...’nun temsilci olarak atanmasına karar verilmiştir. Hüküm, mirasçı ... vekili tarafından tereke temsilcisinin şahsına yönelik olarak temyiz edilmiştir. Miras ortaklığı temsilcisi (TMK m. 640) özel kayyım niteliğindedir. TMK'nin 431. maddesi uyarınca vasi tayinindeki usul kayyım (mümessil) için de uygulanır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki miras ortaklığına temsilci atanması davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davalı ... Bzokurt tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, TMK'nin 640/3. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile ...’un terekesine ...'in temsilci olarak atanmasına karar verilmiştir. Hüküm, temsilcinin şahsına yönelik olarak temyiz edilmiştir. Davalı ... şahsına yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince; miras ortaklığı temsilcisi (TMK m. 640) özel kayyım niteliğindedir. TMK'nin 431. maddesi uyarınca vasi tayinindeki usul kayyım (mümessil) için de uygulanır....
ın tereke temsilciliğini ve terekenin yönetimini kabul eden.... tereke temsilcisi olarak görevlendirilmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalılar temyiz etmiştir. HMK’nın “Taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26. maddesi uyarınca hakim, tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Somut olaya gelince,.... Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dava dosyasında muris ...'in miras şirketine temsilci tayini gerekmekte olup ...'in miras şirketine temsilci tayini ile yetinilmesi gerekirken talep aşılmak suretiyle muris ...'ın terekesine de temsilci tayin edilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. ... SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 21.09.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Miras ortaklığına temsilci atanması KARAR Tereke temsilcisi olarak atanan ...'nun şahsına yönelik açıklamalar itiraz niteliğindedir. Miras ortaklığı temsilcisi (TMK md. 640) özel kayyım niteliğindedir. Türk Medeni Kanunu'nun 431. maddesi uyarınca vasi tayininde uygulanan usul kayyım (mümessil) için de uygulanır. Türk Medeni Kanunu'nun 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi ile ilgili yasal hükümlerin mümessile yapılan itirazın ya da kaçınma sebeplerinin incelenmesinde de gözetilmesi zorunludur. Vesayet makamının itirazı reddetmesi halinde, itirazın denetim makamı tarafından incelenmesi gerekir. Türk Medeni Kanunu'nun 397. maddesinde belirtilen denetim makamı görevi; Asliye Hukuk Mahkemesi'ne aittir (5133 S.K. md. 2-3, TMK md. 397/2)....
"İçtihat Metni"Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Miras ortaklığına temsilci atanması K A R A R Tereke temsilcisi olarak atanan ...'nun şahsına yönelik açıklamalar itiraz niteliğindedir. Miras ortaklığı temsilcisi (TMK md. 640) özel kayyım niteliğindedir. Türk Medeni Kanunu'nun 431. maddesi uyarınca vasi tayininde uygulanan usul kayyım (mümessil) için de uygulanır. Türk Medeni Kanunu'nun 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi ile ilgili yasal hükümlerin mümessile yapılan itirazın ya da kaçınma sebeplerinin incelenmesinde de gözetilmesi zorunludur. Vesayet makamının itirazı reddetmesi halinde, itirazın denetim makamı tarafından incelenmesi gerekir. Türk Medeni Kanunu'nun 397. maddesinde belirtilen denetim makamı görevi; Asliye Hukuk Mahkemesi’ne aittir (5133 s.K. md. 2-3, TMK md. 397/2)....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Miras ortaklığına temsilci atanması K A R A R Tereke temsilcisi olarak atanan ...'in şahsına yönelik açıklamalar itiraz niteliğindedir. Miras ortaklığı temsilcisi (TMK.md.640) özel kayyım niteliğindedir. Türk Medeni Kanunu'nun 431. maddesi uyarınca vasi tayininde uygulanan usul kayyım (mümessil) için de uygulanır. Türk Medeni Kanunu'nun 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi ile ilgili yasal hükümlerin mümessile yapılan itirazın ya da kaçınma sebeplerinin incelenmesinde de gözetilmesi zorunludur. Vesayet makamının itirazı reddetmesi halinde, itirazın denetim makamı tarafından incelemesi gerekir. Türk Medeni Kanununun 397. maddesinde belirtilen denetim makamı görevi; Asliye Hukuk Mahkemesi'ne aittir. (5133 S.K. md.2-3, TMK. Md.397/2)....
Yargılama sırasında Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/2 Esas, 2020/7 Karar sayılı kararı ile mirasbırakan ... terekesine ...’in tereke temsilcisi olarak atandığı, temsilcinin davaya dahil edildiği ve duruşmaya katıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere Türk Medeni Kanunu'nun 640 ıncı maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Başka bir söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve bununla bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer. Somut olayda, temyize konu kararın tereke temsilcisi ...’e tebliğ edilmesine karşın, tereke temsilcisi karara karşı temyiz talebinde bulunmamış, karara karşı yalnızca davacı temyiz talebinde bulunmuştur....
Eldeki dava tereke adına da açılmamış bulunduğundan, TMK. nun 640. maddesi uyarınca diğer mirasçıların katılımı ve terekeye temsilci atanması da mümkün olmadığından dava koşulunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken; bu husus gözardı edilerek yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.Davalı Hazine temsilcisinin açıklanan bu nedenlerle yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile 174 ada 24 nolu parselle ilgili olarak davanın kabulü biçimindeki yerel mahkeme kararı açıklanan ilkeler gereği usul ve kanuna aykırı bulunduğundan mahalli mahkeme hükmünün belirtilen sebeplerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Gerçekten de, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle davacı mirasçıların karara karşı karar düzeltme hakları da bulunmadığından KARAR DÜZELTME DİLEKÇELERİNİN REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, Öte yandan, mahkeme kararı kendisine usulüne uygun biçimde tebliğ edilen tereke temsilcisinin karar düzeltme dilekçesinde yazılı nedenlerin de 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesinde gösterilen dört halden hiçbirine uymadığından, KARAR DÜZELTME İSTEĞİNİN REDDİNE, HUMK'nun 442/3. maddesi ve 4421 sayılı Yasa gereğince takdiren 460,00 TL para cezası ve 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca bakiye 20.80 TL karar düzeltme harcının tereke temsilcisinden alınmasına, 22/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
nın ölümü ile eldeki davanın terekeyi ilgilendiren bir dava olduğu, davanın tüm iştirakçilerle yürütülmesi gerektiği, tereke adına davanın yürütülmesi gerekirken davayı takip eden mirasçının payı oranında istekte bulunmasının terekeyi bağlamayacağı, hukuki sonuç doğurmayacağı, bu nedenle davaya katılmayan ortakların olurlarının alınması, veya miras şirketine TMK'nun 640. maddesi uyarınca temsilci atanması ve tereke temsilcisi huzurunda davanın görülmesi gereğine” değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulup, bozma gereği yerine getirildikten sonra iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, tereke mümessili ... tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü....


