Aynı TCK'nun "Daha az cezayı gerektiren hal" başlıklı 150. maddesi; "(1) Kişinin bir hukukî ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması hâlinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. (2) Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir." şeklinde düzenlenmiş olup madde ile yağma suçunun daha az cezayı gerektiren halleri belirlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasına göre, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanılması halinde, tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır....
Esas sayılı dosyasındaki borcu kabulüne ilişkin beyanının tehdit altında alındığına ilişkin olduğundan öncelikli olarak davanın bu iddia açısından 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 37. maddesine göre, bir kimse karşı tarafın veya üçüncü bir kişinin kendisi veya yakınlarının maddi veya manevi varlığına yönelik hukuka aykırı ve esaslı korkutması sonucu yaptığı sözleşme ile bağlı sayılamaz. TBK'nin 38. maddesinde belirtildiği gibi, korkutmadan (ikrah-tehdit) söz edilebilmesi için, korkutmanın sözleşmeyi yapan kimsenin veya yakınlarının kişilik haklarına veya mal varlıklarına yönelik olması, korkutmaya maruz kalanın sübjektif durumuna göre ağır ve derhal meydana gelebilecek nitelik taşıması, haksız (hukuka aykırı) sayılması, illiyet bağının bulunması yani sözleşmenin korkunun yarattığı etki sonucu yapılması zorunludur....
Kömür İşletmeleri'nin sözleşmeyi devraldığı tarihten bu yana üretim sırasında ocakta iş güvenliğini tehdit eden herhangi bir unsurdan dolayı ....'...
tazminat talebinde bulunmadığından maddî ve manevî tazminat talebi hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğin, kadına sürekli hakaret ettiği ve aşağıladığı, eşini tehdit ettiği, kollarını sıkmak suretiyle fiziksel şiddet uyguladığı, ortak çocuklara da fiziksel şiddet uyguladığı, en son 29.04.2018 tarihinde eşine basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve kemik kırığı oluşacak şekilde fiziksel şiddet uyguladığı, kadının da, eşinin annesini arayarak "seni mahvedeceğim, donuna kadar alacağım " diyerek tehdit ettiği, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte geçimsizliğin bulunduğu, boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin daha ağır, kadının daha az kusurlu olduğu, her ne kadar, erkek, kadının kolunu ısırmak suretiyle kendisine fiziksel şiddet uyguladığını iddia etmiş ve bu durum doktor raporlarından ve tanık beyanlarından anlaşılmakta ise de; dosya kapsamı ve erkeğin sanık olarak yargılandığı Ankara Batı 7....
Davalı vekili 21.03.2010 tarihli cevap dilekçesinde; tüm iddiaları inkârla, davacının 1997 yılından beri Fransa’da yaşadığını, bu süre içerisinde bir kez Türkiye’ye babasının vefatı nedeniyle geldiğini, Fransa’da başka kadınlarla birlikte olduğunu, birlik görevlerini yerine getirmediğini, eşine ve çocuklarına maddi-manevi hiçbir destekte bulunmadığını, Eda isimli kadının müvekkilini arayarak davacı ile boşanması yönünde tehdit ettiğini ileri sürerek boşanmayı kabul ettiklerini ancak mahkemece velayetlerin anneye verilmesini, her bir çocuk yararına ayrı ayrı 500.00TL tedbir-iştirak ve müvekkili yararına 500,00TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 40.000 Euro tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme Kararı: 6....
nın hayat boyu devam eden bir işgöremezlik hali nedeniyle maddi zarara uğradığı ve bizzat acıyı yaşam boyu çekecek olması nedeniyle de manevi zarara uğradığını, müvekkilleri anne ve babanın hayat boyu çocuklarını down sendromlu olarak görerek acı çekmeye devam edeceklerini iddia ile müvekkili küçük Umut ... için 10.000 TL işgöremezlik (bakıcı ücreti dahil maddi) tazminat ve 60.000 TL manevi tazminat, müvekkili anne ... ... için 30.000 TL manevi tazminat ve müvekkili baba Mehmet ... için 30.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 130.000 TL tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ......
Davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; kadın yararına hükmedilen tedbir yoksulluk ve iştirak nafakası ve tazminat miktarları yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; kadın yararına hükmedilen, maddî ve manevî tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin kadının erkeği affetme hususunu dikkate almadan karar verdiğini, boşanma davasının kabulü, davalı aleyhine hükmedilen nafakalar, maddi ve manevi tazminat takdiri ve miktarları, ziynet eşyası davasının kabulü yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı erkek vekili tarafından davacı kadın lehine hükmedilen ziynet alacağı yönünden temyiz nispi harcının yatırılmaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince temyiz nispi peşin harcının ikmali için muhtıra çıkarılmış, davalı vekiline 11.03.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir....
CEVAP Davalı-davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; kadının iddialarını kabul etmediğini Almanya'daki dükkanın erkeğin kendi çabasıyla açıp işlettiğini, harcamalardan kadının bilgisinin olduğunu, kadının ailesinin erkeğin aşağıladığı kadının bu duruma ses çıkarmadığı, erkeğin kadını aldatmadığı, erkeğin kadını aldattığı iddia ettiği kadını, geçici süreliğine işe aldığı, erkek ile kadın arasında bu konuda çıkan tartışma sonucu kadının ve kadının kök ailesinin erkeği tehdit ettiği, şiddet uyguladığı ve hakaret ettiği, kadının erkeği eve almadığı kapının kilidini değiştirdiği, kadının dükkana, erkeğin kişisel eşyalarına ve nakit parasına el koyduğu, kadının birlik görevlerini yerine getirmediği, erkekle birlikte Türkiye'ye kesin dönüş yapmadığını iddia ederek kadının davasının reddini istemiş, karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, erkek yararına 1.500.000,00 TL maddî tazminat, 300.000,00 TL manevî tazminata...
Davacı dava dilekçesi ile eski eşi ile davalı şirket arasındaki olaylardan habersiz bir şekilde davalı şirkete götürüldüğünü, şirkette uzun süre alı konulduklarını, şirket binasının alt katında davacının bekletildiği, eski eşin yukarı kattaki odaya alındığını, müvekkil ile kız kardeşi arasında watsapp mesajlarının bulunduğunu, bir süre sonra üst kattaki odaya alındığından eski eşine maddi manevi baskılar sonucunda 500.000 tl bedelli 3 adet senedin imzalatıldığını, eşinin ağlar vaziyette çaresiz başı öne eğik olduğunu, etrafına davalı şirket yetkililerinin sarmış olduğunu, davalı şirket yetkililerinin müvekkiline bağırarak çeşitli sözlerle etrafını sararak maddi ve manevi baskılarla eşini polise savcılığa vereceğiz üzerindeki evi ve arabayı ver bu senetlerden birini kefil olarak imzala bu odadan çıkın yoksa bu odadan çıkamazsınız gibi sözlerle bağırarak ve korkutarak cümleler sarf ettiklerini, müvekkilin tehdit ve korku ile imzalatılan senetten dolayı herhangi bir borcunun olmadığını, düzenlenen...


