başka gelirleri de bulunduğunu ileri sürerek davacı için aylık 750,00 TL tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya tedbir nafakası olarak verilmesini, talep ve dava etmiştir....
için hüküm altına alınan tedbir nafakası ile müşterek çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakası alacağından dolayı ödenmeyen birikmiş 28.315,60 TL'nin ve takipten sonra devam edecek aylık 400,00 TL'nin tahsili amacıyla ilamlı takip başlatılmıştır. Borçlu, ilamın bozulmasından sonra davacı lehine dayanak ilamda hükmedilen tedbir ve iştirak nafakasından davacı kadının vazgeçmesi nedeniyle, davanın reddine karar verildiğini, yeniden bir tedbir nafakası belirlenmediğini, bozma ile hükmün ortadan kalkması nedeniyle bu ilama dayanılarak takip yapılmayacağını ve ilamda belirtilen tedbir nafakasının ilamsız takip yoluyla talep edilmesi gerekirken ilamlı takibe konulduğundan bahisle takibin iptaline karar verilmesini istemiştir....
Mahkemece yapılan değerlendirmede; davacı tarafından talep edilen tedbir nafakasının ilk defa talep ediliyormuş gibi karar verildiği, ancak daha önce davacı ve müşterek çocuk Amine yararına hükmedilen ayrı yaşamaya dayalı tedbir nafakası kararı bulunduğu görülmektedir. Söz konusu kararda mükerrer tahsil edilmeme kaydı konulmadığı gibi mevcut tedbir nafakası üzerinden değerlendirme yapılmadığı belirlenmektedir. O halde mahkemece; taraflar arasında daha önce görülen tedbir nafakası davaları nedeniyle hükmedilen nafaka miktarı üzerinden, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, aradan geçen süre, nafakanın niteliği ve özellikle dikkate alınarak artış yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde ilk defa açılan tedbir nafakası davası gibi hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
E…….. tarafından işlemiş tedbir nafakası ile faizinin ve takip sonrasında müşterek çocuklar için 16.4.2008 tarihinden itibaren 450 TL (toplam) ve kendisi için yine aynı tarihten itibaren 200 TL tedbir nafakasının tahsilinin talep edildiği görülmektedir. Borçlunun mahkemeye başvurusu, tedbir nafakasının ilamlı takibe konu edilemeyeceği, tedbir nafakasının ilamsız takibe konu edilmesi gerekmekte olup, hüküm kesinleştikten sonra ise kesinleşen ilamla birlikte yoksulluk ve iştirak nafakası adı altında istenmesi gerektiğini, çocuklardan M……. ve K……..'in takipten önce reşit olduklarını, çocuklar için ne zamana kadar tedbir ve iştirak nafakasının devam edeceğinin açıklanmadığını, istenen faizin başlangıcı ve talep edilen nafakaların hangi aylara ilişkin olduğunun belirtilmediği gerekçeleriyle takibin iptali istemi ilişkindir....
Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği karı-koca birliğin giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK.md.186/son). Somut olayda; tedbir nafakası ayrı yaşam hakkına dayalı olarak boşanmadan ayrı bağımsız olarak istenmiştir. Bu nafaka kaldırılıncaya kadar devam eder....
Mahkemece, hüküm altına alınması istenilen iştirak nafakasının "karar tarihinden itibaren aylık 200 TL tedbir, karar kesinleştikten sonra tedbir nafakasının iştirak nafakası olarak devamına " şeklindeki hükmü anılan İBK'na ve Yerleşik Yargıtay Kararlarına aykırıdır. Ancak, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün birinci paragrafındaki "...karar tarihinden itibaren aylık 200 TL tedbir, karar kesinleştikten sonra tedbir nafakasının iştirak nafakası olarak devamına..." ifadeleri çıkartılarak yerine "dava tarihinden itibaren aylık 200 TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ifadeleri yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA 17.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Ancak dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacı kadının eldeki tedbir nafakası davasını 21.03.2013 günü açtığı, işbu davanın davalısı kocanın da 10.06.2013 günü boşanma davası açtığı, boşanma davası sırasında kadın lehine aylık 150,00 tedbir nafakasına, müşterek çocuk Batuhan lehine aylık 100,00 TL tedbir nafakasına hükmedildiği, boşanma davasından önce açılan iş bu nafaka davasında verilen tedbir nafakası ile boşanma davasının yargılaması sırasında verilen tedbir nafakasının tahsilde tekerrür olmayacak şekilde tahsilinin gerektiği, temyize konu kararda bu durumun belirtilmediği, bunun ileride ilamın infazında problem yaratabileceği anlaşıldığından ve bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilmesine karar verilmiştir....
Dava, tedbir nafakasının artırımı talebine ilişkindir. Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden; davacının ev hanımı olduğu, gelirinin bulunmadığı, aylık 450 TL kirada oturduğu, davalının ise aile hekimi olduğu, aylık gelirinin ....500 TL olduğu, 600 TL kirada oturduğu anlaşılmaktadır. ... Aile Mahkemesinin 2014/276 Esas, 2014/457 Karar sayılı kararı ile; taraflar arasında görülen boşanma davasında feragat nedeniyle davanın reddine, ... lehine hükmedilen 750 TL tedbir nafakasının kararın kesinleşmesine kadar devamına karar verilmiş; 26.05.2014 tarihinde ... tarafından açılan tedbir nafakasının artırımı davasında ... Aile Mahkemesinin 2014/558 Esas, 2015/93 Karar sayılı kararı ile davacı lehine dava tarihinden itibaren 850 TL tedbir nafakasına hükmedilmiştir....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası ile ortak çocuk yararına asıl ve birleşen davada hükmedilen tedbir ve iştirak nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı-davalı erkeğin "Birleşen tedbir nafakası davasında ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir nafakasının miktarı ile boşanma davasında velâyeti davalı -davacı anneye bırakılan ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakalarının miktarına" yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde; İlk derece mahkemesince bu yönlere ilişkin olarak verilen hüküm davacı -davalı erkek tarafından istinaf edilmeyerek kesinleşmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; tedbir nafakasının miktarı ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı kadın lehine hükmedilen tedbir nafakasının erkeğin birleşen boşanma davasında Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi uyarınca hükmedilen tedbir nafakası niteliğinde olduğu, davacı-karşı davalı kadının tedbir nafakası davasının ise kadının ayrı yaşama hakkı bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği, bu nedenle Türk Medeni Kanunu'nun 197. maddesine dayalı bağımsız tedbir nafakası davası reddedilen davacı-karşı davalı kadın yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik...


