ın davalı olarak eklendikten sonra muvazaa iddiasına yönelik hiçbir maddi delil bulunmadığını, müvekkilinin oryantallik yaptığını, ayrıca boşandığı eşinden haricen tazminat aldığını ve maddi gücü bulunduğunu, davacı tarafın iddiasını kesin ve inandırıcı hiçbir delille ispat edilemediğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 19 uncu maddesi uyarınca muvazaa nedenine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil ve araç bedellerinin tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 24 ve 1023 üncü maddeleri, 6098 sayılı TBK'nın 19 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1....
Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla TBK 19.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır. Somut olayda davacı vekilinin, dava dilekçesindeki açıklamalardan sadece borçlu ... tarafından yapılan muvazaalı işlemlerin değil aynı zamanda borçlu ... İnşaat Ltd. Şti. tarafından yapılan işlemlerinde muvazaa nedeni ile iptalini istediği anlaşılmaktadır. Alacağın kaynağı olarak gösterilen takip dosyalarında her iki davalıda borçlu konumundadır. Bu nedenlerle mahkemece dava konusu taşınmaz ve araçlarla ilgili tasarrufların davalı ... tarafından yapılmadığı ve bu davanın konusu olmadığı yönündeki tesbit yerinde değildir. Ancak dosya içeriğinden borçlu ... İnşaat Ltd. Şti'nin tasfiye yönünde mahkemece karar alındığı ve ancak ticaret sicilden silinmediği anlaşılmaktadır....
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı TBK md 19-muvazaa hukuki nedenine dayalı olarak tasarrufun iptali davasıdır. Davacı ve davalılardan Ahmet'in UYAP'tan alınan nüfus kaydına göre, dava tarihi itibariyle evli durumda oldukları görülmüştür. Dava dilekçesi ekinde sunulan dava konusu 01.07.2015 tarihli Protokol başlıklı iki sayfadan ibaret belge fotokopisinin incelenmesinde, davalılardan ...'ün ... Ticaret Sicil Müd. ... sicil no.lu ... İletişim Teknolojileri Hizmetleri San.ve Tic.AŞ'de sahip olduğu nama yazılı 625 adet paya karşılık 62.500,00 TL'lik sermaye hak ve hissesinin tamamını 22.500.000,00 TL bedelle; ayrıca ... Ticaret Sicil Müdürlüğü ... sicil no.lu ... AŞ-... AŞ'de sahip olduğu nama yazılı 5.000 adet paya karşılık 125.000,00 TL'lik sermaye hak ve hissesinin tamamını 5.993.660,00 TL bedelle şirketlerin diğer ortağı olan diğer davalı ...'ya devretmeyi ve bu devirlerle ilgili olarak gerekli işlemleri yapmayı taahhüt ettiği, buna karşılık devir alanın ....AŞ'nin ......
Somut olayda; iddianın içeriğine göre davadaki istek, miras bırakanın ölüme bağlı olarak gerçekleştirdiği tasarrufun iptali ile ilgili olmayıp, hukuksal dayanağını Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 19. maddesi (mülga Borçlar Kanunu'nun (BK) 18. maddesi) ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararından alan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı alacaktır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir....
un olması hususununda muvazaa iddiasını doğruladığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenen dava konusu işlemin danışıklı (muvazaalı) yapıldığı iddiasına iptal istemine ilişkindir. HMK'nin 33.maddesine göre Hakim, Türk hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile Hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur. Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla TBK 19.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasıdır....
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre, dava konusu taşınmazın davacı ile davalının evlilik birliği içinde alınmış olması nedeniyle edinilmiş mal kapsamında olduğu, davalı eşin tasarrufu ile davacı eşin katılma alacağının azaldığı, davalı eşin gerçek niyetinin satış olmadığı, muvazaalı işlem ile davacının katılma alacağını ortadan kaldırmak olduğu ve bu nedenle işlemin iptali gerektiği kanısıyla davanın kabulüne dava konusu 6.9.2011 tarihli satış işleminin muvazaalı olması nedeniyle iptaline taşınmazın önceki malik ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava TBK 19.maddesi gereğince açılmış muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal istemine ilişkindir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ... 2....
Tolon vekilinin karar düzeltme talebi üzerine; Dairemiz’in 01/06/2015 tarih, 2015/5605-2015/8012 sayılı ilamında; Gerek yerel mahkeme gerekse Dairemizin bozma ilamında hukuki nitelendirmenin hatalı yapıldığı (iptali istenen tasarruf 19.11.2003 tarihinde yapılmış olup eldeki dava İİK'nun 284 maddesinde öngörülen 5 yıllık hakdüşürücü süre geçirilerek 15.8.2011 tarihinde açılmıştır.) dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre davanın niteliği itibarıyla TBK 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davası olduğu, böylece mevcut delillerin TBK'nun 19. maddesi gereğince değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın tasarrufun iptali davası olarak nitelendirilmesi ve delillerin bu doğrultuda değerlendirilmesi yönünde Dairemiz’in bozma ilamının yalnızca gerekçesi değiştirilerek karar düzeltme talebi kabul edilmiştir....
Tasarrufun iptali davası, borçlunun tasarruf işlemlerinden zarar gören ve elinde aciz belgesi bulunan alacaklılar tarafından açılabilir. Ne var ki, tasarrufun iptali davası, borçlu tarafından geçerli olarak yapılan tasarruf işlemlerinin davacı bakımından hükümsüz olduğunu tespit ettirmek için açıldığı hâlde, muvazaa davasında borçlunun yaptığı tasarruf işleminin gerçekte hiç yapılmamış olduğunun tespiti istenir. Yani yapılan işlemin geçersizliği ileri sürülür. 20. Mülga Borçlar Kanunu’nun (BK’nın) 18. maddesinde düzenlenen genel muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak bir işlemin iptal edilmesini, hukuksal yararı bulunan her ilgili talep edebilir. 21. Tasarrufun iptali davası, aynî nitelikte olmayıp kişisel (şahsî) bir dava olduğu hâlde, muvazaa davası aynî nitelikte bir davadır. Muvazaanın kanıtlanması hâlinde dava konusu mal, borçlunun mal varlığından hiç çıkmamış hâle gelir....
a devredilen şirket hisselerinin tekrar davalı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.Dava TBK 19.maddesi gereğince açılmış muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal istemine ilişkindir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Somut olayda davacı vekilinin, eldeki davayı davalı ... aleyhine açılan ... 5....
Somut olayda; iddianın içeriğine göre davadaki istek, miras bırakanın ölüme bağlı olarak gerçekleştirdiği tasarrufun iptali ile ilgili olmayıp, hukuksal dayanağını Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesi (mülga Borçlar Kanunu'nun 18. maddesi) ve 1.4.1974 tarih ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararından alan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescildir. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir....


