Uyuşmazlık, dava konusu gecekondu arsalarının zilyetlerine tahsis edilmesi için yapılan duyuru sonucu davalı belediyenin belirlediği banka hesabına yatırılan paranın tahsisinin yapılmaması nedenine dayalı olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir. Taşınmaz sonradan ... Belediyesi sınırları içinde kalmış ve 3030 sayılı Kanun hükümlerine göre bu taşınmaza ilişkin tüm hak ve borçların ... Belediyesine geçtiği belirtilmiş ise de, bedeli tahsil eden davalı ... olduğu takdirde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade ile sorumlu olacaktır. Dosyada mevcut davalının cevap ihtarnamesinde; arsa bedeli ödenmesi hususunda belediye kararı bulunmadığı halde, bazı gecekondu sahiplerinin ... Belediyesinin.... Şubesindeki banka hesabına belediyenin bilgisi dışında para yatırdıkları hususu kabul edilmiştir. Somut olayda, dava konusu paranın yatırıldığı “....... Koop.'...
HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, başkasına ait taşınmaza yapılan giderlerin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili istemine ilişkindir. Davacı, davalılardan Enginle evli olduğunu ve aralarında derdest boşanma davası bulunduğunu, diğer davalı ...'ın ise kayınpederi olduğunu, sonradan davalı kayınpederine ait olduğunu öğrendiği eve, Engin ile birlikte oturdukları dönemde kendi parası ile kalıcı masraflar yaptığını, bu masraflara ilişkin olarak bir kısım faturaları ile şahitlerinin bulunduğunu ileri sürerek, yaptığı masraflar için 20.000,00 TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Bu tür giderlerin koşullarının varlığı ve oluşması halinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak dava konusu yapılabilir. Yapılan iyileştirmeler yani bakım ve onarımlar bağımsız bir muhtesat yaratma niteliğinde kabul edilemez. Mahkemece, bu nitelendirme gözardı edilerek davacı tarafından 1, 2, 3 ve 5 nolu bağımsız bölümlere yaptığı iyileştirmelerin yeni bir muhtesat yaratmakmış gibi kabul edilerek davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi yerinde değildir. Kaldı ki davacı davasını terditli (kadameli) olarak açmıştır. Muhtesatın tespitine, olmadığı takdirde taşınmazların değerini arttırıcı masrafların yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. Bu bakımdan kademeli dava niteliğinde bulunan faydalı masrafların tahsili yönünde gerekli araştırma inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekirken. Muhtesatın tespitine karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır....
Somut olayda, davacı taşınmazın kendisine devredileceği inancı ile yapmış olduğu tüm harcamaların bedelini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep etmektir. Bu nokta, 02.02.1991 gün, 1990/1 E.-1991/1 K.sayılı Yargıtay içtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı gibi, iade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir. Uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi dava tarihinden çok önce yapılan ve davacı tarafından kullanılarak yararlanılan giderler nedeniyle, sebepsiz zenginleşme borçlusu davalı ...'in bu giderlerin yapıldığı tarihte ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği kabul edilemez. Sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade isteminde bulunabilmek için bir tarafın malvarlığının diğer tarafın mal varlığı aleyhine çoğalması gerekir. Davada ise bu azalma ve çoğalmanın dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından diğer davalı ...'...
Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, kiralanan taşınmaz üzerinde yapılan faydalı masrafların tahsili istemine ilişkindir. Sulh Hukuk Mahkemesince, davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacak davası olduğu ve uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Asliye Hukuk Hukuk Mahkemesi ise, dava konusu alacağın kira ilişkisi nedeniyle yapılmış bir masraf olduğu, kira ilişkisinden doğan alacak davalarının sulh hukuk mahkemelerinde görüleceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. 6100 Sayılı HMK.'...
Davalılar; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, taşınmaza yapılan herhangi bir imalat bulunmadığı gibi imalatın yapıldığı bir an için kabul edilse dahi, imar mevzuatına aykırı kaçak yapı ve imalatların ekonomik değer taşımadığını, davaya konu taşınmazın davacının kullanımında olduğu süre zarfında kiraya verilerek gelir de elde edildiğini, davacının herhangi bir şekilde zararından söz edilmeyeceğini, sebepsiz zenginleşme koşullarının gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir. İlk derece mahkemesince; 20/12/2017 tarihli bilirkişi heyeti raporu hükme esas alınarak, davacı tarafından taşınmaza yapılan faydalı ve zorunlu imalatların değerinin dava tarihi itibariyle toplam 288.288 TL olduğu, taşınmaza yapılan masraflar karşısında davalıların sebepsiz zenginleştikleri gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 288.288 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir....
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece; paydaşlar tarafından taşınmaza yapılan faydalı ve zorunlu masrafların davalıdan tahsili istenilmiş ise de ekonomik yönden zenginleşme ve fakirleşmenin taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderildiği anda gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, paydaşların satış suretiyle ortaklığın giderilmesini istemeden sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak yapılan giderler için dava açmalarında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen davada davacılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Asıl ve birleşen dava, taşınmazda yapılan (zorunlu ve faydalı masrafların) giderlerin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili istemlerine ilişkindir....
Davacı kiracı, kira sözleşmesinin düzenlenmesinden sonra taşınmazı kiralama amacına uygun hale getirmek ve oto yıkama olarak kullanabilmek amacıyla birtakım onarım, tamirat ve iyileştirmeler yaptığını, ancak kiracılık süreci içinde taşınmazın üçüncü kişiye satılması ve yeni malikin de tahliyesini istemesi üzerine taşınmazı tahliye ettiğini belirterek, yapmış olduğu imalat bedellerinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı kiralayandan tahsilini talep etmiştir. Dosya kapsamı itibariyle, henüz kiracılık süresi dolmadan kiralanan taşınmaz 16.12.2014 tarihinde dava dışı ....ye satılmıştır. Satışı takiben davacı kiralananı tahliye etmiş ve yeni malik tarafından da kiralanan aynı amaçla kullanılmıştır. Davacı kiracı, kiralanana yaptığı faydalı ve zorunlu giderlerden alınıp götürülmesi mümkün olmayan ve davalı kiraya veren tarafından benimsenenlerin yapıldıkları tarihler itibariyle bedellerini vekaletsiz iş görme hükümlerine göre isteyebilir....
Sebepsiz zenginleşme davası ise; geçerli bir nedene dayanmaksızın bir edimin ifasıyla veya başka bir yolla, başkasının fakirleşmesi sayesinde, malvarlığının aktifinin artması ya da pasifinin azalması ya da fakirleşmekten kurtulmadır. (818 sayılı Borçlar Kanunun 61 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir) Bu bağlamda; davacı idare vekili dava dilekçesinde açıkça Borçlar Kanunun 61 ve devamı maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanarak tazminat davası açmıştır. Dava 12.11.2009 tarihli celseye kadar sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olarak nitelendirilmiş ve davalının sebepsiz zenginleşme miktarının tespiti amacıyla keşif yapılarak bilirkişi kurulundan raporlar alınmıştır....
Davalı vekili; taraflar arasında, evin tapusunun verileceğine dair bir anlaşma yapılmayıp sadece yapılan imalatlar karşılığında davacının kira vermeden taşınmazda oturmasına izin verildiğini, dava konusu evin davalı tarafından yaptırılıp davacının bu 2. kattaki dairenin kapı, pencere, yer döşemeleri...vs yaptırdığını ayrıca davacının uzun süreden beri ve halen taşınmazda bedelsiz ikamet ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, 49.161,13 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Davada, dava konusu taşınmaza davacı tarafından yapılan faydalı ve zorunlu masrafların tamamının, sebepsiz zenginleşme kurallarına göre davalıdan tahsili talep edilmektedir....


