Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 61 ve ardından gelen maddelerindeki (TBK'nın 77 ve ardından gelen maddelerindeki) düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafça davaya konu taşınmaza, kendisi tarafından yapıldığı iddia edilen yapı ve dikilen ağaçlara yönelik kamulaştırma sonucu oluşan değer farkının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre diğer paydaşlardan tahsili istendiği, bu kapsamda Türk Borçlar Kanununda yer alan sebepsiz zenginleşme kurallarının uygulanması gerektiği, mahkemece ise kamulaştırma yapan idareye yöneltilecek Kamulaştırma Kanununun 14. maddesinde yer alan muhtesatlarla ilgili sürenin dikkate alındığı anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dosya içeriğine, temyizin kapsamına, uyuşmazlığın bir bölümünün davalıdan 5 yıllığına kiralanan ancak davalının eylemleri sonucu zorla tahliye olunan yere yapılan lüzumlu masrafların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsiline ilişkin olmasına göre, temyiz inceleme görevi Yargıtay Yasası’nın 14. maddesi ve Başkanlar Kurulu kararı uyarınca Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'ne aittir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine 04/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi; dava tarihinden çok önce yapılan imalatlar nedeniyle sebepsiz zenginleşme borçlusunun (davalıların) bu imalatın yapıldığı tarihte ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği kabul edilemez. Sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade isteminde bulunabilmek için bir tarafın mal varlığının diğer tarafın mal varlığı aleyhine çoğalması gerekir. Bu azalma ve çoğalma dava konusu taşınmazda davacının payının satılması sonucunda el çektirildiği tarihte gerçekleşir. Bu durumda, imalatın davacı tarafından yapılan kısmın tespiti ile davacı tarafından iade edildiği tarih itibariyle davalıların sebepsiz zenginleşme miktarının belirlenmesi konusunda inceleme yapılarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece, belirtilen konularda yeterli araştırma yapılmadan yazılı şekilde hükmü kurulması doğru görülmemiştir....
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf talebinde, davacının ödeme yapmadığını, ödemelerin üçüncü kişi tarafından yapıldığını, taşınmazın davacının zilyetliğinde olmadığını ve tadilat yapmadığını, geçerli bir sözleşme yapılmadığını, iyileştirmelerin eski yönetici vasıtasıyla kooperatife yaptırıldığını, davacının taşınmazda hakkı bulunmadığını, bilirkişi hesaplamasının tekniğe uygun olmadığını, sebepsiz zenginleşme koşulları oluşmadığını, dairenin muvazaa ile elde edinildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, davalı kooperatif tarafından davacıya yapılan taşınmaz devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle taşınmaz bedeli ve yapılan masrafların tahsili istemine ilişkindir. Tapuda kayıtlı taşınmazların satışının, TMK'nın 706, TBK'nın 237 Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89. maddeleri gereğince resmi şekilde yapılması zorunlu olup, haricen yapılan satış sözleşmeleri hukuken geçersizdir....
Buna göre, davacıların, hazineye ait araziye diktiği meyve ağaçları yönünden bunların mülkiyetini kazanan davalının, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade ile yükümlü olduğu kabul edilmeli, BK.61 ve devamı ( TBK 77 . madde ) hükümleri uyarınca davalının zenginleştiği miktarın iadesine karar verilmelidir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda; ağaçların getireceği gelir esas alınarak hesaplama yapılmıştır . Bu yöntem yukarıda anılan ilkelere uygun olmadığından anılan bilirkişi kurulu raporu hükme dayanak alınacak nitelikte değildir. Zira, sebepsiz zenginleşme miktarı; davalının, davaya konu taşınmazı satın aldığı tarih itibari ile taşınmazın üzerindeki ağaçlar ile birlikte toplam değeri ile taşınmazın üzerinde ağaçlar olmasa idi edeceği değeri arasındaki fark kadardır. Mahkemece yapılacak iş; davalının sebepsiz zenginleştiği miktarın anılan ilkelere göre uzman bilirkişi kuruluna hesaplatılmasından ve sonucuna uygun karar verilmesinden ibarettir ....
Daha açık bir deyimle, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, sözleşme hukuku çerçevesinde mi yoksa sebepsiz zenginleşme kurallarına göre mi çözümlenmesi gerektiği, buna bağlı olarak davalının, davacının ihtarıyla temerrüde düşürülmesinin gerekip gerekmediğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere, borç ilişkilerinin kaynakları Borçlar Kanununun genel hükümlerinde birinci bölümde ve üç kesimde gösterilmiştir. Buna göre; sözleşme, haksız eylem ve sebepsiz zenginleşme, borç ilişkilerinin kaynağı olarak düzenlenmiştir. Birinci kesimde, "Akitten Doğan Borçlar, md.1-40"; ikinci kesimde, "Haksız Muamelelerden Doğan Borçlar, md. 41-60"; üçüncü kesimde ise, "Haksız Bir Fiil İle Mal İktisabından Doğan Borçlar, md.61-66" yönünden hüküm konulmuştur. Yerel Mahkeme, gerek bozulan ilk kararında ve gerekse direnme kararında, davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğini kabul etmiştir....
Kural olarak sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 61 ve ardından gelen maddelerindeki (TBK'nun 77 ve ardından gelen maddelerindeki) düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Somut olayda; davacıların taşınmazın ortak muristen geldiğini iddia etmesine ve bu yolla taraflar arasında mirasçılık ilişkisi bulunmasına göre dava BK.nun 125. maddesine (6098 sayılı BK.'nun 146. maddesine) göre 10 yıllık zamanaşımına tabidir....
Davada, davalıya harici satım sözleşmesi gereğince ödendiği iddia olunan bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili istenilmiştir. Sebepsiz zenginleşmenin iade borcunun para ile ifa edileceği durumlarda faizin hangi tarihte işlemeye başlayacağı sorunu ile karşılaşılır. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin iyiniyetli ya da kötüniyetli olduğuna bakılmadan bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez....
Mahkemece, davacı tarafın yaptırmış olduğu işlerin ve imalatların bedelini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebileceği gerekçesiyle, bilirkişi raporu esas alınarak, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının, mecura yaptığı faydalı ve zorunlu masrafların yapıldığı tarih itibariyle bedellerini BK. 414. maddesi kapsamında vekâletsiz ... görme hükümlerine göre davalıdan isteme hakkı vardır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yapılan imalatların faydalı ve zorunlu olup olmadığı değerlendirilmediği gibi, bu imalatların bedelleri Sulh Hukuk Mahkemesindeki tespit tarihine göre belirlenmiştir....
Dava, hukuksal nitelikçe sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı, alacak istemlidir. Sebepsiz zenginleşme, 818 ... Borçlar Kanunu’nun genel kurallarına ilişkin birinci kısmın birinci bölümünde “borç ilişkilerinin kaynakları arasında” ve üçüncü ayırımında 61 ilâ 66.maddeler arasında düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu’nun konuya ilişkin 61 ve ardından gelen maddelerindeki düzenlemelere göre; sebepsiz zenginleşme, geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Hemen belirtilmelidir ki, sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır....


