"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 28.03.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil (taşkın inşaat nedenine dayalı) istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, yerel mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 29.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.09.2002 gününde verilen dilekçe ile taşkın inşaat nedeni ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin pul yokluğundan reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Yerel mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda hüküm kurulmuş olmasına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 27.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil DOSYANIN DAİREYE GELİŞ TARİHİ:09.10.2015 K A R A R Mahkeme tarafından yapılan nitelendirmeden de anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada mülkiyet hakkına dayanılarak açılan çaplı taşınmaza vaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil, karşı davada taşkın inşaat hükümlerine dayanılarak açılan muhik tazminat karşılığı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin bulunduğuna göre, Yargıtay Kanunu 14. maddesi uyarınca Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 19.01.2015 tarih 2015/8 sayılı Kararı ile hazırlanıp, 22.01.2015 tarihli ve 29244 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (1.)...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar, arasındaki elatmanın önlenmesi, kal ve taşkın inşaat nedeniyle tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 21.12.2010 gün ve 2010/12328-14470 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı/birleşen davacılar tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve Dairemizce de benimsenen yerel mahkeme gerekçesine göre hüküm usul ve yasaya uygun bulunmuş, temyiz istemi bu gerekçelerle karşılanarak karar onanmıştır. Dairemiz onama ilamında düzeltilmesi gereken bir yön bulunmadığından, HUMK’nun 440.maddesindeki nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir....
"İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi - K A R A R - Uyuşmazlığın taşkın inşaat nedeniyle tapu iptali ve tescili isteminden kaynaklanmasına göre dosyanın temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışındadır. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın temyiz incelemesini yapmakla görevli Yüksek 1.Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine, 01.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bir başka ifade ile uygun bir bedel karşılığında temliki ya da irtifak hakkı kurulmasını taşkın inşaat sahibi isteyebilecektir. Görülüyor ki, anılan maddede arsasına taşılan kimsenin (arsa malikinin) tescil davası açabileceği hususunda herhangi bir açıklık yoktur. Ancak, TMK'nun 725. maddesinde böyle bir açıklığın olmaması arsa malikinin bu yolda bir dava hakkı bulunmadığı şeklinde yoruma elverişli değildir. Aksine, bilimsel görüşler sınır aşılmasından zarar gören arsa malikinin de tescil davası açabileceği doğrultusunda yoğunlaşmıştır. Nitekim, yargısal kararlar da bu doğrultudadır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; ada bazındaki kayma ve davalının binasını inşaat ruhsatı alarak yaptığı gözetildiğinde davalıyı kötüniyetli olarak kabul etmek olanaksızdır. Nitekim, mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Bu durumda davalının, kötüniyetli zilyedin malike ödemekle yükümlü olduğu ecrimisilden sorumlu tutulmaması doğrudur....
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; arsa vasıflı davaya konu 879 ada 40 nolu parselin davacı adına, kat mülkiyeti kurulu komşu 34 nolu parsel sayılı taşınmazdaki bağımsız bölümlerin ise davalı ve birleşen davanın davalıları adına kayıtlı olduğu, mahallinde yapılan uygulama neticesinde teknik bilirkişilerin; her iki taşınmaz üzerindeki yapıların bitişik nizam olduğunu, taşkın kısmın yıkımı halinde davacıların binasının taşıyıcı sisteminin zarar göreceğini bildirdikleri anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki; haksız inşaattan (TMK 724) kaynaklanan temliken tescil isteklerinin müstakil davaya konu olacağı sabit iken taşkın inşaat nedeniyle temliken tescil isteklerinin (TMK 725) savunma yoluyla da ileri sürülebileceği gerek yargısal, uygulamada gerekse öğretide benimsenen kuraldır. Öte yandan bilindiği üzere; taşkın yapılarda, sosyal ve ekonomik bir değeri yok etmemek ve yapının bütünlüğünü korumak amacıyla yasa koyucu 4721 s....
Tapu kaydına göre 23 parseldeki taşınmazın davacı Hazine'ye, 29 parseldeki taşınmazın ise davalılar adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalıların 29 parselde yaptıkları inşaatın 6.65 m2 lik kısmının davacıya ait 23 parsele tecavüz ettiği ve işgal edilen 6.65 m2 lik yerin dava tarihi itibariyle değerinin 5.795 TL olduğu açıklanmıştır. Davada, taşkın inşaat nedeniyle uğranılan zarar bedeli talep edilmektedir. TMK'nun 725.maddesinde taşkın yapılar ile ilgili açıklama yapılmıştır. Buna göre, "Bir yapının başkasına ait araziye taşırılan kısmı, eğer yapıyı yapan malik, taşırılan arazi üzerinden bir irtifak hakkına sahip bulunuyorsa, ona ait taşınmazın bütünleyici parçası olur....
Hükmü, davacılar vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacıların temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davalıların temyiz itirazlarına gelince; Asıl dava protokole dayalı tapu iptali tescil, ikinci kademede irtifak hakkı kurulması; birleştirilen dava ise, taşkın inşaat nedenine dayalı tapu iptali ve tescil veya irtifak hakkı kurulması istemlerine ilişkindir. Tapu kaydı bulunan bir taşınmazın mülkiyeti resmi biçim koşulunu taşıyan sözleşme ile nakledilebilir. Tapuda mülkiyet aktarımını gerektiren işlemler resmi biçime uygun düzenlenmemesi halinde, mülkiyet aktarımı yönünden geçersizdir. Davacıların dayandığı 25.09.1967 tarihli protokol adi yazılı olarak düzenlenmiştir. Davacıların dayandığı bu sözleşme, taşınmaz mülkiyetinin aktarımı için gerekli resmi biçim koşulunu taşımadığından bu sözleşmeye dayanılarak mülkiyet aktarımı isteminde bulunulamaz....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ Taraflar arasında görülen davada; Davacı, dava konusu 411 ada, 121 parsel sayılı taşınmazda kayden malik olduğunu, komşu 411 ada, 120 parsel sayılı taşınmaz maliki olan davalı kooperatifin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın taşınmazına beton yol yapmak, tel çitle çevirmek, elektrik direk ve tesisleri yapmak suretiyle taşkın yapılaştığını ileri sürerek, haksız elatmanın önlenmesine, taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, inşaat yapılmadan önce Kadastro Müdürlüğünden alınan aplikasyon planlarının zemine uygulandığını, belirlenen sınırlar içerisine inşaatın yapıldığını, taşkın yapılaşma varsa bile iyiniyetli olunduğunun gözetilmesi aksi halde Türk Medeni Kanununun 724. maddesi uyarınca açılacak iptal tescil davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur....


