WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Ailesi arasında görülen dava sonucu 1960/104-25 sayılı kesin hüküm nedeniyle 596 sayılı parselin ... Ailesi adına tesciline ilişkin kadastro mahkemesinin 18.03.2000 gün 1971/15-29 sayılı kararı 7. Hukuk Dairesinin 14.12.2001 gün 2001/8116-9616 sayılı kararı ile onanıp kesinleşmiştir. d) Çiftlik sahipleri arasında görülen ve 1960/104-25 sayılı kesin hüküm nedeniyle 1960/104 sayılı tapu iptal davasının davacılarından ... ... mirasçısı ... ... ile ... Köyü 767 sayılı parselin çiftlik sahipleri adına tesciline ilişkin kadastro mahkemesinin 04.08.2000 gün 1973/76-26 sayılı kararı 18.10.2000 tarihinde kesinleşmiştir. Yine aynı taraflar arasında ... Köyü 817 parsel hakkında görülen tapu iptali ve tescil davası kesin hüküm nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.03.1996 gün 1979/175-90 sayılı kararı ile reddedilip kesinleşmiştir. e) ......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.11.2010 gününde verilen dilekçe ile TMK'nın 725. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, TMK'nın 725. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 29.11.2012 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal'i, birleştirilen dosya davacısı tarafından 30.10.2013 gününde verilen dilekçe ile TMK'nın 725. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 10.04.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir. Birleştirilen dava ise TMK’nın 725. maddesine dayalı tapu iptali tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın reddine, birleştirilen tapu iptali tescil isteminin kabulüne karar verilmiştir....

(Objektif koşul) c) Üçüncü koşul ise taşkın inşaat yapanın, taşınmaz malikine bu bedeli ödemesidir. d)Yukarıda değinilen üç koşulun yanısıra, mahkemece iptal ve tescile karar verilebilmesi için taşkın yapının zeminindeki arazi parçasının ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gereklidir. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; dava konusu taşkın yapı ve duvarın temelli yapı niteliğinde olmadığı gibi çap kaydı oluşan taşınmazlar üzerine taşkın inşaat yapılması halinde iyiniyetin varlığı kabul edilemeyeceğinden TMK'nın 725. maddesindeki temliken tescil koşulları gerçekleşmemiştir. Bu nedenle mahkemece davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar tarafından, davalı aleyhine 06.09.2010 gününde verilen dilekçe ile taşkın inşaat nedeniyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.04.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, 551 parsel sayılı taşınmazlarına yapmış oldukları ev ahır ve samanlığın 184 m2 kısmının davalıya ait 552 parsel sayılı taşınmaza taşkın olarak inşa edildiğini belirterek taşkın kısımların tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini talep etmişlerdir....

(Objektif koşul) c) Üçüncü koşul ise taşkın inşaat yapanın, taşınmaz malikine bu bedeli ödemesidir. d)Yukarıda değinilen üç koşulun yanısıra, mahkemece iptal ve tescile karar verilebilmesi için taşkın yapının zeminindeki arazi parçasının ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gereklidir. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; Davacı, 215 ada, 43 parselde kayıtlı taşınmazın sahibi olduğunu, bu taşınmaza komşu ve 108 ada 11 parsel sayılı taşınmazın sahibi olan davalı ...'ün, taşınmazına 307,47 m2 taşkın inşaat yaptığını belirterek elatmanın önlenmesi ve kal, ayrıca şimdilik 250,00 TL ecrimisil istemiştir....

Dava, Türk Medeni Kanununun 725. maddesinde düzenlenen taşkın inşaat nedeniyle temliken tescil isteğine ilişkindir. Taşkın inşaat, taşkın yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu özelliğinden dolayı taşkın yapıya dayanan temliken tescil isteği taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir. Taşılan arazi malikinin devir borcu eşyaya bağlı bir borç olduğundan inşaat maliki hakkını taşılan arazinin her malikine karşı kullanabilir. Yeni malikler de Türk Medeni Kanununun 725. maddesinde belirtilen haklardan yararlanabilecekleri gibi borçlardan da sorumlu olur. Tüm bu açıklamalar ışığında, mahkemenin işin esasını inceleyerek sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek davanın yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalılar aleyhine 21.01.2013 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal, davalı tarafından karşı dava olarak tapu iptal ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen 24.02.2014 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dava, elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkin olup; karşı dava ise ... 725. maddesine dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın ise kabulüne karar verilmiştir....

in 13.06.1991 tarihinde inşaat ruhsatı verilmesi için Belediyeye başvurduğu ve 24.01.1992 tarihinde inşaat harcı yatırdığı, 29.12.2004 tarihinde de ilave 3 daire (ilave 3 kat) için inşaat harcı yatırdığı, 631 sayılı parselde 14.01.2005 tarihinde kat irtifakı tesis edildiği ve oluşturulan bağımsız bölümlerin davalılar adlarına kayıtlı oldukları görülmektedir. Hemen belirtilmelidir ki; Hukuk Genel Kurulunun 13.06.1984 günlü ve 1982/358- 1984/710 sayılı kararında açıklandığı üzere yıkım istekli davalar ile temliken tescil davalarında tapu kayıt maliklerinin tamamının davacı ve davalı olarak davada yer almaları gerektiği tartışmasızdır. Somut olayda; dava konusu 632 parsel sayılı taşınmaz maliklerinden Erol Parlak'ın davada yeralmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan; davacı vekili son celse Osman Parlak'ın da tapu kayıt maliklerinden olduğunu beyan etmiş, ancak mahkemece güncel tapu kaydı getirtilmemiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık harici satış ve TMK.nun 722 ve takip eden maddeleri uyarınca bina değerinin arsa değerinden fazla olması ve taşkın inşaat nedeniyle muhik tazminat karşılığı taşınmaz tesciline ilişkin bulunduğuna ve temyiz isteği de taşkın inşaat nedeniyle muhik tazminat karşılığı tescil isteğine ilişkin bulunduğuna göre, 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14.maddesi hükmü gereğince, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yüksek Yargıtay (14.) Hukuk Dairesinin görevi cümlesinden bulunmakla, gereği için, dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 21.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu