WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.07.1982 ve 09.02.1983 günlerinde verilen dilekçeler ile asıl davada elatmanın önlenmesi, birleştirilen davada temliken tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; temliken tescil davasının kabulüne, davalı ... hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, elatmanın önlenmesi davasının konusu kalmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 17.03.1983 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı ... temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, Belediyeye ait ... Mahallesi, 386 ada 51 parsel sayılı arsayı bina yapmak ve belli bir süre kullanmak üzere davalılar ... ve ...'...

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/900 Esas sayılı temliken tescil istekli dava dosyası içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davalının açmış olduğu temliken tescil davası neticesinde davalının iyiniyetli olduğunun belirlendiği, buna istinaden davası kabul edilerek temliken tescile karar verildiği ve ilgili kararın kesinleşerek niza konusu yerin tapuda davalı adına tescil edildiği sabittir. Diğer bir ifadeyle ecrimisil için aranan "kötüniyetli zilyet" olma koşulu somut olayda gerçekleşmemiştir. Mahkemece, ecrimisil talebinin tümden reddine hükmedilmesi gerekirken davalı aleyhine geriye dönük beş yıllık ecrimisil bedeli üzerinden karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenle hükmün bozulması gerekmiştir....

Davalı yan ise temliken tescil talebinde bulunmuştur. TMK’nin 725. maddesine dayanılarak tescil talebinde bulunulabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır; a) Birinci koşul, malzeme sahibinin iyiniyetli olmasıdır. TMK’nin 725. maddesi hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere, taşkın yapının bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin yapı sahibine verilebilmesi için öncelikli koşul iyiniyettir. Öngörülen iyiniyetin TMK’nin 3. maddesinde hükme bağlanan sübjektif iyiniyet olduğunda da kuşku yoktur. Bu kural, taşkın inşaatı yapan kimsenin, elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesini veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşılık bilebilecek durumda olmamasını ya da taşkın inşaat yapmakta haklı bir sebebinin bulunmasını ifade eder. İyiniyetin varlığı iddia ve savunmaya bakılmaksızın mahkemece re’sen araştırılmalıdır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.10.2002 gününde verilen dilekçe ile taşkın inşaat iddiası ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Dava, Türk Medeni Kanununun 725. maddesine dayalı temliken tescil istemiyle açılmıştır. Davalı, davacının iyiniyetli olmadığını, taşkın yapıyı bilerek yaptığını açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava reddedilmiştir. Hükmü davacı temyiz etmiştir. Yasal ayrıcalıklar dışında, Türk Medeni Kanununun 684/1 ve 718/2 maddelerine göre, arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar....

Öyle ise; mahkemece temliken tescil isteminin reddine karar verilmesinde ve taşkın binanın kaim bedelinin ödenmesi suretiyle elatmanın önlenmesi ile yıkıma hükmedilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yok ise de; mahkemece "binanın taşkın kısımlarının yıkımının, binanın tamamının yıkımına neden olup olmayacağı" kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulmadığı gibi, taşkın kısımların yapı değeri de, taşkın kısım miktarı itibariyle hatalı hesaplanıp, usulüne uygun olarak tespitedilmemiştir....

Bütün bu anlatımların doğal sonucu olarak davacının işin başından beri zemin mülkiyetinin ileride kendisine geçirileceği inancıyla hareket ettiğinin kabulü, yani olayda temliken tescil isteminin kabulü için subjektif koşulun oluştuğu düşünülemez. Tüm bu nedenlerle inşaatın tamamlanmadığı da gözetilerek temliken tescil davasının reddi, davalı ve karşı davacının davasının kabulü yerine davacının istemi hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ve karşı davacı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 03.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Yasal ayrıcalıklar dışında, TMK’nın 684/1 ve 718/2 maddeleri hükümlerine göre, arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar TMK’nın 725. maddesinde bu kuralın istisnalarından birisi düzenlenmiş, böylece muhdesatla arasındaki bağlantı kesilmiş bina sahibine bazı koşulların oluşması halinde ayrılmaz parça niteliğindeki taşkın yapı için üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. Bunun için, tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla yapılan binanın ayrılmaz parçası yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza taşkın yapılmış olmalıdır. Taşkın inşaat, taşkın yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu özelliğinden dolayı taşkın yapıya dayanan temliken tescil isteği taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM, TAZMİNAT, TEMLİKEN TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 42 ada 5 ve 12 parsel sayılı taşınmaza komşu 4 parselden davalıların taşkın yapılanmak suretiyle müdahale ettiklerini, yapılan perde duvarın evinin ışık almasını engellediğini, ihtilafın çözümü için sözleşme yapmalarına rağmen müdahalenin devam ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine, ilave inşaatların yıkımına ve 10.000 Euro tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir....

Hukuk Dairesi 02.12.2013 tarihli ve 2013/10266 Esas, 2013/16996 Karar sayılı ilamı ile, davalıların kadastro tespitinden sonra çaplı taşınmaza tecavüz ederek taşkın bina yaptıklarından temliken tescil talebin en önemli koşulu olan iyi niyetli olmaları durumunun gerçekleştiği söylenemeyeceğinden, davacının mülkiyet hakkına değer verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken savunma yoluyla talep edilen temliken tescil isteğinin kabulü yönünden hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar vermiştir....

Dairemizin 23.05.2006 tarihli kararı ile, yerel mahkemenin ilk kararını temyiz etmeyerek haklarında verilen men'i müdahale kal kararı kesinleşen davalılar ... ile ... hakkında tescil hükmü kurulmasının yerinde olmadığı ve açılan men'i müdahale kal istemli davada def'i yoluyla ileri sürülen temliken tescil isteğinin koşullarının oluşması halinde ancak kal isteminin reddedilebileceği , bir başka deyişle tescil isteğini içeren ve usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadıkça tescil kararı verilemeyeceği gerekçeleri ile hüküm bozulmuştur. Mahkemece temyize konu olan kararda bu kez, temliken tescil koşullarının oluştuğu berlitilerek tüm davalılar yönünden men'i müdahale isteminin kabulüne, kal isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dava, tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi kal, def'i yoluyla ileri sürülen istem ise temliken tescil isteğine ilişkindir....

UYAP Entegrasyonu