Kira sözleşmesinin 10. maddesine göre "Kiracı kira süresinin bitiminde derhal, sözleşmenin feshi halinde ise tebligatı müteakip 15 (onbeş) gün içinde taşınmazı tahliye etmek zorundadır." Sözleşmenin 11. maddesine göre "Kiracının fesih talebinde bulunması, kira dönemi sona ermeden faaliyetini durdurması, kiralananı amacı dışında kullanması, taahhüdünü sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işletme ruhsatının her ne sebeple olursa olsun iptal edilmesi hallerinde kira sözleşmesi, 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 62nci maddesine göre tebligat yapmaya gerek kalmaksızın idarece feshedilerek, kesin teminatı gelir kaydedilir ve cari yıl kira bedeli tazminat olarak tahsil edilir. Sözleşmenin feshedildiği tarihten sonraki döneme ilişkin varsa kira bedeli öncelikle kiracıdan alınacak tazminata mahsup edilir."...
Vekili, şirkette bütün çalışanların ücretinin banka aracılığıyla ödendiğini, bu durumun banka kayıtlarıyla sabit olduğunu, şirketin ihale yoluyla davalı belediyeden işe alındığını, çalıştıracağı işçileri de ihale süresinin sınırlı olması hasebiyle belirli süreli olarak işe alındığını, şirketin işçiler üzerinde yönetim hakkının bulunmadığını, şirketin iş sözleşmesini feshetme hak ve yetkisinin bulunmadığını, yapılan feshi nedeniyle şirketten bakiye ücret talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davalı işveren tarafından davacının ücret alacağının banka aracılığı ile dava açılmadan önce ödendiğinin anlaşıldığı, ayrıca davacı vekilinin ücret alacağının sözleşmenin feshinden sonra ancak dava tarihinden önce ödendiğini ve ücret alacağının kalmadığını beyan ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir....
Dava, kira alacağı, demirbaşlara verilen zarar ve termin planı uyarınca tazminat olmak üzere 3.468.709 TL nin 6183 sayılı yasa uyarınca işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece demirbaşlara verilen zarar yönünden davanın kabulüne, kira alacağına ilişkin talebin kısmen kabulüne, termin planına aykırılık nedeniyle tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Dava, haksız fesih nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Sözleşmenin haksız feshi halinde Türk Borçlar Kanunu'nun kıyasen uygulanan 408. maddesi hükümleri değerlendirerek kazanç kaybı tespiti yapılması gerekmektedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan kazanç kaybı hesabının anılan madde hükümlerine göre yapılıp yapılmadığı anlaşılamadığı gibi tespit edilen miktar kalem kalem hesaplanmadığından denetime elverişli, açık ve anlaşılır değildir....
Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. ve 25. maddelerinde yazılı olan sebeplere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih sebebi bulunmakla birlikte, işçi ya da işverenin 26. maddede öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gitmeleri durumunda, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar. İhbar tazminatı, iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olması nedeniyle, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir sebebe dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. İşçinin 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. Anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez....
Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. ve 25. maddelerinde yazılı olan sebeplere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih sebebi bulunmakla birlikte, işçi ya da işverenin 26. maddede öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gitmeleri durumunda, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar. İhbar tazminatı, iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olması nedeniyle, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir sebebe dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. İşçinin 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. Anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez....
Dosya içeriğine göre, davacının Muğla Belediyesi bünyesinde ihale ile aldığı değişik hizmetleri yürüten davalı şirket ile imzaladığı birer yıllık sözleşmeler ile 2004 yılından itibaren İşyeri Hekimi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin alınan karar gereği firmada gerçekleştirilecek iş sağlığı ve iş güvenliği çalışmalarının (iş güvenliği hizmeti, işyeri hekimi hizmeti, işyeri sağlık memuru) Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri aracılığı ile yapılmasının kararlaştırılması nedeniyle feshedildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, dosyadaki deliller kapsamından, davalı şirketin 22.01.2013 tarihinde dava dışı E.. Tim Sağlık Ltd. Şti. ile yapmış olduğu iş sağlığı ve iş güvenliği sözleşmesi ile E.. Tim Sağlık Ltd. Şti.'nin işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı hizmetleri için görevlendirildiği anlaşılmaktadır....
Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin Kanunun 24 ve 25 inci maddelerinde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17 nci maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedeni bulunmakla birlikte, işçi ya da işverenin 26 ncı maddede öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gitmeleri durumunda, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar. İhbar tazminatı, iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olması nedeniyle, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. İşçinin 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. Anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez....
ün yaptıkları 10.05.2018 tarihli sözleşme nedeniyle, 19-20 Mayıs günleri verilen doğrudan temin yolu ile yapılacak hizmetlerden dolayı uğranılacak zararın (mahrum kalınan kar) istenebileceği değerlendirmesi kapsamında; ... tarafından bu günlerde verilen hizmetin belediyeye faturalanarak tahsil edildiği dosya kapsamından anlaşıldığından 19-20 Mayıs 2018 tarihli yemek satış hizmeti nedeniyle davacının alacağını dava dışı ...'ten talep etmesi gerektiği. Olay tarihi itibariyle dava dışı ...'ün Konya Büyükşehir Belediyesi ile ihale yoluyla Ramazan ayı için yemek verme hizmetinden dolayı bir ihalenin mevcut olmadığı, ... nolu ihalenin 22.05.2018 tarihinde kesinleştiği ve hizmet sözleşmesinin 22.05.2018 tarihinde yapıldığı, ihale ile verilen yemek hizmet sözleşmesinin” 15....
HUMK.nun 8/2. maddesi "dava konusu olan şeyin değerine bakılmaksızın, İcra İflas Kanununun onuncu babında yer alan 269 ve 272 nci ve sonraki maddeleri hükümleri hariç olmak üzere, kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, aktin feshi yahut tespit davaları, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davalar yine 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren” HMK.nun 4/a maddesinde; kiralanan taşınmazların, 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı icra ve iflas kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların" Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği hüküm altına alınmıştır. Kira sözleşmesinin idari işlemle veya özel olarak kurulmasının önemi yoktur....


