Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Davalı ......... şirketinin vekil aracılığıyla cevap verdiği, idarenin verdiği izinle ve bu taşınmazın bulunduğu yerin riskli alan ilan edilmesine dair Bakanlar Kurulu kararına dayanarak, idari işlem ve eylem sonucu yıkılmasından dolayı kendileri yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin istendiği, taraflar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve diğer protokoller bulunmasına karşın, gerek sözleşme yükümleri, gerek yıkımın idari işlem sonucu gerçekleşmesi karşısında maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini istediği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, sözleşmeye aykırılık iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir....
Noterliği tarafından düzenlenen 17.01.2020 tarihli 503 yevmiye numaraları Düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, yine aynı gün müvekkilinin, davacı firma yetkilileri olan ... ... ve ... ...'...
- K A R A R - Davacı vekili, taraflar arasında 30.11.2011 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, davacı şirketin bu sözleşme gereğince kendisine düşen yükümlülükleri fazlasıyla yerine getirmesine rağmen davalı tarafın davacı şirkete devretmesi gereken 1 nolu daireyi devretmediğini ileri sürerek 1 nolu dairenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescilini, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 1.000,00 TL manevi tazminat hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....
Davacı vekili temyiz dilekçesinde 1.Davanın belirsiz alacak davası olduğunu, davalının en geç ön inceleme duruşmasına kadar zamanaşımı definde bulunması gerektiğini, ama bulunmadığını bu nedenle zamanaşımı defi nedeniyle kısmen kabule karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2.Mezkür davada bir temlik sözleşmesi söz konusu olmadığını, taşınmaz devredilmiş olsa dahi davalının sözleşmeden kaynaklanan sorumluluğu ortadan kalkmadığından, arsa sahibinin sözleşmeden kaynaklanan haklarını ileri sürmesinin mümkün olduğunu, 3.Mahkemece, davacılar adına kayıtlı olmayan taşınmazlar yönünden elektrik-su abonelik tarihleri dikkate alınarak yapılan hesaplama doğrultusunda hüküm verildiğini, oysa ki kiracılık ilişkisi ancak kira sözleşmesi ile taşınmaz devri de tapu devri ile ispat edilebilecek hususlar olduğunu, kabule göre de böyle bir hesaplama hukuken hatalı olduğunu, herhangi bir temlik sözleşmesinin de dosyada mübrez olmadığını, bu nedenle de kiracılık ilişkisinin varlığından bahisle hesaplama yapılmasının...
Bu hususlar dikkate alındığında, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin hukuki niteliğini; ani edimli, karşılıklı, karma nitelikte bir sözleşme olarak kabul edebiliriz. Arsa sahibinin arsa paylarının satışını ve yüklenicinin de inşaat yapmayı taahhüt etmesi, arsanın tamamen yükleniciye devri, belirli arsa paylarının yükleniciye devri ve arsa paylarının inşaattaki aşamaya göre yükleniciye (veya göstereceği kişilere) devri şeklinde olmak üzere dört farklı uygulaması yaygın olarak kullanılmakta olup, her birinde karşılıklı edimlerin ifası farklılık arz etmektedir (Durak, Yasemin; Arsa Payı Karşılığı Kat Yapım Sözleşmesi, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Özel Sayı, Cilt 1, yıl 2015, s. 214-215)....
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, taraflar arasındaki adi yazılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak, eksik ve ayıplı imalat bedeli ile gecikme (kira) tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan BK'nın 355. (TBK'nın 470. vd.) maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan “arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi”, iş sahibinin bir arsanın muayyen bir payının bedel olarak devri veya devri taahhüdü karşılığında, yüklenicinin bir inşa (yapı) eseri meydana getirmeyi taahhüt ettiği, iki tarafa borç yükleyen, ivazlı, çift tipli bir karma sözleşmedir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri bedel olarak taşınmaz mal mülkiyetinin geçirimi borcunu içerdiğinden, TMK'nın 706, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan BK'nın 213, Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60. maddeleri uyarınca, taşınmaz devri yükümlülüğü getiren sözleşmelerin resmi şekilde yapılması zorunludur. 818 sayılı BK'nın 11....
Konut Yapı Kooperatifinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini, konutların tamamlandığını, yüklenici kooperatif üyeliğini, diğer bir davalı ...’den devir yoluyla alan müvekkiline, kur’a ile tahsis edilen B blok 25 no.lu bağımsız bölümün, kat irtifakı ile tapuda davalı arsa sahibi T.H.... adına tescil edildiğini, adı geçen kooperatifin bağımsız bölümü davalı ...’e tapuda satış yoluyla devrettiğini, ...’in de aynı gün diğer davalı ...’ye devrettiğini, yapılan bu devirlerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, bu talebin kabul edilmemesi halinde, rayiç değerinin tahsilini talep ve dava etmiştir. T.H...., davalı yüklenici ... Kardeşler Konut Yapı Kooperatifince bildirilen üyeler adına devir işlemlerinin yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/662 Esas KARAR NO : 2021/894 DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/09/2019 KARAR TARİHİ : 27/09/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı müvekkilinin ile davalı şirket arasında 26.01.2013 tarihinde Taşınmaz Satış İnşaat Sözleşmesi ve Taahhütname başlıklı sözleşme imzalandığını, söz konusu sözleşme ile müvekkili, ... İli ... İlçesi ... Ada ......
Davalı, taraflar arasında, davalının 3. şahıs arsa sahibi ile imzaladığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi çerçevesinde, ileride hak edeceği taşınmaz alacağının davacıya devri için BK'nun 183. maddesine göre geçerli bir şekilde alacağın temliki sözleşmesi imzalandığını, taşınmazın aylardır teslime hazır olduğu halde davacı tarafından teslim alınmadığını, davacının ekonomik durumu sebebiyle taşınmazı almaktan vazgeçtiğini, taraflar arasında imzalanan temlik sözleşmesinin geçerli ve bağlayıcı bir sözleşme olduğunu, davacının haksız bir sebebe dayalı olarak sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talep etme hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle kesinlik sınırının altında kaldığından duruşma istemi reddedilerek incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan ayıp giderim bedeli ve yoksun kalınan kira alacağı istemine ilişkin olup, mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir....


