Dava, hayat sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un geçici 73.maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir" ifadesi ile tüketici mahkemelerinin görev alanı tüketici işlemleri ile sınırlandırılmıştır. Aynı yasanın 3/l maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem, tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır....
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davacılar murisi sigortalının poliçe tanziminden önce mevcut olan ve ölümüne sebep olan hastalığını gizlemek suretiyle beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve kusurlu olduğu, davalı yanın sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, hayat sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un geçici 73. maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir" ifadesi ile tüketici mahkemelerinin görev alanı tüketici işlemleri ile sınırlandırılmıştır....
Yukarıda değinilen yasa maddeleri çerçevesinde dava dosyası değerlendirildiğinde; Müteveffa ile davalı firma arasında hayat sigortasına ilişkin poliçe düzenlendiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davanın dayanağı kredi hayat sigorta sözleşmesi olup, uyuşmazlık, kredi sözleşmesinden değil, bir tarafı tüketici olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır....
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacılar vekilinin 20946991 nolu katılım sertifikalı 21.08.2013 başlangıç tarihli yıllık pratik hayat sigorta sözleşmesinden kaynaklanan talebine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin ilgili sözleşmelere yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacının diğer sözleşmelere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; TEB A.Ş. ... Şubesinin dain-i mürtehin kaydı bulunup, TEB A.Ş. ... Şubesi yazı cevabı ile; rehin alacağının devam ettiğini, sigorta bedelinin banka alacağı tutarında bankaya ödenmesi kaydıyla davaya muvafakat ettiklerini bildirilmiş olup TEB A.Ş. ......
Mahkemece iddia savunma toplanan delliller ve yapılan yargılama sonucuna göre davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dava, hayat sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, sigorta poliçesinin dava dışı banka tarafından açılan krediye teminat olarak düzenlendiği, dava dışı ... Bankasının poliçede dain mürtehin sıfatı ile yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, kredi borcu ödenmemiş ise sigorta bedelini talep hakkı öncelikle bankaya ait olup, ancak artan kısım varsa davacıların bunu istemesi mümkündür. Kredi borcunun poliçe teminatından daha düşük miktarda olduğu durumda kredi borcunun artan kısım için bankanın onayına da ihtiyaç bulunmamaktadır. Yargılama sırasında dava dışı bankadan davaya muvafakat edip etmediği sorulmuş, bankaca verilen cevabi yazıda davaya muvafakat etmediği, sigorta bedelinin takibe intikal etmiş borca mahsubunun gerektiği bildirilmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2023 NUMARASI : 2023/779 Esas 2023/881 Karar DAVACILAR : VEKİLİ : DAVALI : TALEP : YARGI YERİ BELİRLENMESİ KARAR TARİHİ : 01/02/2024 Taraflar arasındaki davada Ankara 12.Tüketici, Ankara 17.Asliye Hukuk ve Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, hayat sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Ankara 12.Tüketici Mahkemesince; hayat sigortasının temelini oluşturan kredinin mesleki faaliyet sebebiyle alınmasından dolayı uyuşmazlığın tüketici işlemi olarak kabul edilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Ankara 17.Asliye Hukuk Mahkemesi ise; hayat sigortası poliçesine dayalı uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir....
Dava, Hayat sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. TTK'nın 1269. maddesi uyarınca malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1270. maddesi uyarınca bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda sigortalı konumunda olan rehin hakkı sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etmek hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak ve o surette sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur. (TTK. 1456 Md.) Somut olayda, yargılama aşamasında hakem heyetince ;dain ve mürtehin hakkı olan ... Bankası A.Ş.'...
Emeklilik ve Hayat AŞ vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2-Dava, dava dışı bankadan alınan kredi dolayısyıla davalı sigorta tarafından yapılan hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat ve menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, murisin ölümü ile ölmeden önceki mevcut rahatsızlıkları arasında illiyet bulunmadığı, denetime elverişli rapora göre davalı sigorta şirketinin davacılara 10.405,80 TL ödemesi gerektiği, söz konusu alacaktan sadece davalı sigorta şirketinden istenebileceği, davalı sigorta şirketinin cayma hakının hukuki olmadığı, 23.10.2011-23.06.2013 tarihleri arasında doğmuş olan 14.568,12 TL lik tutar yönünden de davacıların davalılara karşı borcu olmadığı, bu tutarın davalı sigorta şirketince karşılanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir....
Giderlerinin borcu olduğunu, sigortacının bankaya ödeyeceği komisyon ile sigorta sözleşmesinden doğan doğan tazminatın bankaya ödeyeceğini,; ancak tazminat tutarına itiraz etmesi halinde kendisine verilen süne içinde tazminat tutarını bankaya ödediği takdirde sigorta poliçesinden doğan hakların kendisine devredileceğini; aksi halde bankanın tazminat tutarını tahsil etmeye yetkili olduğunu kabul eder. Müşteri, sigorta şirketi ile tazminat konusunda çıkacak anlaşmazlıklar nedeniyle banka tarafından dava açıldığı takdirde masrafların tümünün kendisine ait olduğunu ve ayrıca banka aleyhine sonuçlanması halinde herhangi bir talepte bulunmayacağını kabul ve taahhüt eder" maddesine yer verilmiştir. Davalı banka ile müteveffa ...arasında imzalanan 08.03.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 9. Maddesinde aynı düzenlemeye yer verilmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/308 Esas KARAR NO : 2022/324 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/04/2022 KARAR TARİHİ : 05/05/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili tarafından sunulan 27/04/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafların babası/eşi müteveffa ...'ın 29/03/2021 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın eşinin ve çocuklarının mirasçı olduğunu, müteveffanın ... bankası A.Ş'den konut kredisi kullandığını, iş bu kredi nedeniyle müteveffa ... ile davalı ......


