WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

getirip alacaklı durumuna geçerek icra takibi başlattığını, alacaklıya hiçbir borcunun olmadığını, boşta kalan emlak satış sözleşmesi içerisinde yer alan belge üzerinde sonradan senet şekli ile icra takibi başlatıldığı senedin tarafınca imzalanmış şahsi teminat senedi olduğunu, ancak senede karşılık böyle bir borç olmadığı, alacaklı ile gayrimenkul satış sözleşmesi düzenlendiğini, herhangi bir senet düzenlenmediğini, emlak satış sözleşmesi içerisinde yer alan senet karşılığında hiçbir şey verilmediğini, bu nedenle senedin karşılıksız kaldığını, bu durumlar göz önüne alınarak takibin tedbirin durdurulmasına, davanın kabulüne, tensiben tehiri icra kararı verilerek icranın durdurulmasına, usul ve yasaya aykırı olarak yetkisiz başlatılan işlemin iptaline, alacaklının kötü niyetinin ispatı durumunda zarar ziyan ve tazminat haklarının baki kalmak kaydıyla dava sonucunda kötü niyet ile tazminata mahkum edilmesine, gayrimenkul emlakçılık sözleşmesinde hileli olarak senet düzenlenmesi ile karşılıksız...

Somut olayda,Davacının, davalı yüklenici ile gayrimenkul satış sözleşmesi imzalayarak 147 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılacak olan binadaki, zeminkat 1 nolu dairenin satışı konusunda anlaşarak konut satın aldığı, 30.11.2009 tarihinde teslim tarihli gayrimenkul satış sözleşmesinin "inşaatta yapılacak imalaat ve özellikleri" başlıklı 7/B madesine uygun mutfak dolabının yapılmaması nedeniyle daireyi oturulabilir hale getirmek için yapılan masrafların tahsili ile geç teslim nedeni ile yoksun kalınan kira alacağını talep ettiği anlaşılmıştır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.09.2014 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, terditli tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kabulüne dair verilen 23.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, terditli tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı ...’ın ... 1. Noterliğince düzenlenen 28.08.2000 tarih ve 5394 yevmiye sayılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile ... ili, ... ilçesi, ......

Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile düzenlenen Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile davacıya satıldığını ve 05.12.2016 tarihli teslim tutanağı ile teslim edildiğini, sözleşmeden kaynaklanan her türlü tazminat taleplerinden yüklenicinin sorumlu olduğunu davacının bildiğini ve kabul ettiğini, ancak huzurdaki dava ile müvekkili şirkete husumet yöneltmesi, tazminat talebinde bulunması, en başta taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, müvekkilinin sermaye piyasasına tabi bir gayrimenkul yatırım ortaklığı olması sebebiyle inşaat, imalat faaliyetinde bulunamadığını ve bu amaçla personel ve ekipman bulunduramadığını, aktif rol oynamadığı inşaattan ileri gelen eksik, ayıplı ifa ve geç teslim iddialarının yasal muhatabı olamayacağını davacının süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını, dava konusu taşınmazın sözleşme ve onaylı planına uygun olarak satıldığını belirterek haksız ve mesnetsiz davada öncelikle, yetkisizlik kararı verilerek yetkili...

Davalı, birleşen dosya davacısı ... birleşen davada; davalının satış vaadinden doğan edimlerini yerine getirmediğini, taksitleri ödemediğini davalı tarafından Arsa Ofisine yapıldığı iddia edilen 17.718,00 TL ve 44.100,00 TL'lik ödemenin kendisi tarafından yapıldığını, davalı edimlerini yerine getirmediği, bu nedenle zararının olduğunu ileri sürerek şimdilik 25.000,00 TL nin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, asıl davada davalılar ... ve ... ile birleşen davada davacı ... tarafondan temyiz edilmiştir. 1-Dava, Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinden kaynaklanan alacak, tescil ve tazminat istemine ilişkindir. Davacı davalıyla yapılan Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi gereğince sözleşme de belirtilen tutardan fazla ödeme yapıldığı buna rağmen davalı yanca taşınmazın devrinin yapılmadığı davalının taşınmazı davalılardan ...'...

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/774 KARAR NO : 2019/228 DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/11/2018 KARAR TARİHİ : 22/03/2019 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında imzalanan ... tarihli resmi satışa hazırlık sözleşmesi uyarınca tarafların, Antalya ili ... parselde bulunan fabrika binasının sözleşmede belirtilen şartlar kapsamında 3.900,00.-TL bedelle davalı tarafından müvekkiline satışı konusunda anlaştıklarını, sözleşmeye göre gayrimenkul üzerindeki tüm borçların satıcı davalıya ait olup bu takyidatların satıcı tarafından kaldırılacağının, bundan kaynaklı zararlardan satıcının sorumlu olacağı kararlaştırıldığını, hal böyleyken davalının müvekkiline çektiği 14/08/2018 tarihli noter ihtarı ile .......

KARAR Davacı, davalı ile aralarında imzalanan 08.07.2008 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi hükümleri gereğince taşınmazın davalıya teslim edildiğini, fakat davacının sözleşmede belirlenen bedeli ödemeyerek yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek, sözleşmenin feshi ve taşınmaza el atmanın önlenmesi ile taşınmazın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile dava konusu bağımsız bölüme yapılan müdahalenin önlenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi sebebiyle fesih ve taşınmazın tahliyesi isteminden kaynaklanan davadır....

Maddesindeki şartlara ve Yargıtay içtihatlarına uygun "Gayrimenkul Görme ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi" başlıklı tellaliye, simsarlık sözleşmesi olduğunu, 26.01.2017 tarihli sözleşme kapsamında; ... ... ... /... adresindeki binanın, ...'in temsil ettiğini, kendisine tanıştırdığını, bulduğu veya gönderdiği kişi veya kuruluşlara satılması halinde, verilen satışa aracılık hizmetinden kaynaklanan alacağın doğacağını kabul ve taahhüt ettiğini, gayrimenkulün 03.04.2017 tarihinde ...'a gösterildiğini, bu durumun aynı tarihli Gayrimenkul Görme ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi'yle imza altına da alındığını, Sözleşmeye aykırı olarak gayrimenkulün ...'ın babası ...'a satıldığını, belirtilen satış işlemi ile gayrimenkul görme sözleşmesinden doğan alacağın muaccel hale geldiğini, ...'ın, sözleşmede yer alan "hısımlarının satın alması halinde" de hizmet bedelini ödemeyi açıkça kabul ve taahhüt ettiğini, doğan alacağa ilişkin 22.01.2021 tarihli ... 5....

Hukuk Dairesi KARAR Dava, yükleniciden Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile daire satın alan kişi tarafından arsa sahipleri, yüklenici ve taşınmazın devrinin yapıldığı üçüncü kişiye karşı Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesine dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil, aksi takdirde tazminat istemine ilişkindir. Davanın reddine karar verilmiş olup, temyizin kapsamına göre öncelikle tapu iptal ve tescil istemine yönelik koşulların değerlendirilmesi gerektiğinden, yürürlükte bulunan işbölümü uyarınca hükmü temyizen inceleme görevi Yargıtay 14. Hukuk Dairesinindir. SONUÇ: Dosyanın görevli Yargıtay 14. Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 27/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Bir başka deyimle, borç doğuran bir sözleşmenin geçerliliği hiçbir zaman satıcının satış tarihinde veya daha sonra o şeye malik olması şartına bağlı değildir. Vaatte bulunanın satış vaadinin konusunu oluşturan taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisinin varlığını aramak da gerekmez. Satış vaadi sözleşmelerinde, satış vaat eden sözleşmede devir tarihi olarak belirtilen tarihte sözleşme konusu taşınmazı satış vaadedilene devretmekle yükümlüdür. Satış vaat eden devir sırasında taşınmaza malik değilse ve sözleşmeden kaynaklı borcunu ifa edemezse Borçlar Kanununun ifa imkansızlığı ve borca aykırılık hükümleri gereği tazminata mahkum edilir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya gelince; taraflar arasında düzenlenmiş ve dava dayanağı olan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi 21.06.2004 tarihlidir. Eldeki dava 23.06.2014 tarihinde açılmıştır. 10 yıllık zamanaşımı süresi olan 21.06.2014 tarihi Cumartesi gününe denk gelmektedir....

UYAP Entegrasyonu