WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Kaynağını Türk Borçlar Kanununun 29. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanununun 237. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil davalarının kabulü için aranacak ilk husus, sözleşmenin ifa olanağının bulunup bulunmadığıdır....

Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ..., 14.11.2000 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile davalının 181 ada 39 ve 40 parsellerdeki 1/4 payının satışı vaadinde bulunduğunu, taraflar arasında bu sözleşme ile bağlantılı olarak 14.11.2000 günlü “gayrimenkul satış protokolü”, 02.12.2002 günlü “süre uzatım protokolü” düzenlendiğini, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi uyarınca sözleşme bedelinin bir kısmının karşılığı olmak üzere Kızılağaç Köyü 2482 parselde tapuya kayıtlı dubleks meskenin davalıya tapuda devredildiğini, davalının bakiye alacağına karşılık olmak üzere 300.000 ve 100.000 Amerikan Doları tutarında teminat amaçlı senet düzenlendiğini, sözleşme gereğinin yerine getirilmesi için davalının davet edilmesine rağmen ferağ vermediğini belirterek sözleşmede belirtilen bedelin ödenmesi karşılığında davalı adına kayıtlı olan 181 ada 39 ve 40 parsellerdeki davalı hissesinin iptali ile adına tesciline, davalının lehtarı...

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/75 KARAR NO : 2024/292 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/02/2022 KARAR TARİHİ : 03/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, -----ilçesi, ----- mahallesi, 10622 ada, 2 parsel, ----- sitesi -------ve ---- bloklarında bulunan 310 adet bağımsız bölümü, -----....

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında kamyon satış sözleşmesi bulunduğunu, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve Tebliğ hükümleri uyarınca satış sözleşmelerinin döviz üzerinden belirlenmesinin mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Taraflar arasında 22.03.2016 tarihli, aylık 1.624,64-Euro, toplamda 78.232,84-Euro geri ödeme tutarlı, Otomotiv Ürünleri Kredisi ve Araç Rehin sözleşmesi akdedilmiştir....

Noterliğinin 10/07/1998 tarih ve 1998/7156 yevmiye No'lu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile ...'a 6.500,00 TL bedelle satmayı vaadettiği, ...'ın da, Erdemli 1....

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davacının Gayrimenkul Satış Vadi Sözleşmesi uyarınca geç teslim iddiasına ilişkin kira alacağı istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır. Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi kapsamında davalı şirketten bir adet bağımsız ölüm satın alındığını, konutta teslim tarihinin 15.05.2019 tarihi olduğunu, sözleşmenin 4.1. Maddesi uyarınca teslimin en geç 15.09.2019 tarihinde tamamlanması gerektiği bu tarihin pandemi sürecinden çok önce olduğunu, sözleşmenin 4.2....

Araç satışları ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin geçerli ve intikali sağlayıcı olabilmesi için yukarıdaki yasal düzenlemeler karşısında noterlerce yapılması zorunlu olduğu ve noterinde işlem yaparken yine yukarıdaki yasal düzenlemelerde belirtildiği gibi işlem yaptıran kişilerin (alıcı ve satıcının) kimliklerini ve isteklerini tamamen ve doğru olarak öğrenmekle yükümlü olması, noterlik işleminin hatalı ve eksik yapılmasından dolayı noterlerin hukuki sorumluluklarının kabul edilmesi göz önüne alındığında Türk Medeni Kanununun 1007. maddesinde düzenlendiği gibi, tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan devlet nasıl ki kusursuz sorumlu tutuluyorsa, sadece noterler tarafından resmi şekilde yapılması zorunlu olan araç satışı ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi yapılmasından kaynaklanan zararlardan dolayı da 1512 sayılı Noterlik Kanununun (162/1). maddesindeki noterlerin hukuki sorumluluğunun da kusursuz sorumluluk olması gerekir....

Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil davalarının kabulü için aranacak ilk husus, sözleşmenin ifa olanağının bulunup bulunmadığıdır. Elbirliği ortaklığına (iştirak halinde mülkiyete) konu bir taşınmazda elbirliği ortaklarından birinin, miras payını, ortaklık dışı bir kişiye satmayı vaat etmesi halinde sözleşme bir taahhüt muamelesi olarak geçerlidir. Ancak elbirliği ortaklığı çözülünceye kadar sözleşmenin ifa olanağının varlığından söz edilemez. Fakat elbirliği ortaklığına dahil paydaşlar arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapılmışsa iştirak bozulmamak kaydıyla satıcı elbirliği ortağının payının alıcı elbirliği ortağının payına ilave edilmek suretiyle satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı vardır....

Aralarındaki adi yazılı gayrimenkul satış sözleşmesinde "peşinat" adı altında ödenen bedelin ileride satışın gerçekleşmesi halinde satış bedeline mahsuben ödendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Resmi satış işleminin gerçekleşmediği bu nedenle de davalının aldığı tutarı geri vermekle yükümlü bulunduğu açık ve çekişmesizdir. Öyle ise, mahkemece; taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince tarafların akitten dönme haklarının bulunduğu gözetilerek, davacının da, fesih iradesini karşı tarafa bildirdiğinin anlaşılması karşısında, akdin feshedilmiş olduğu kabul edilerek, herkesin aldığını iade edeceği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir....

Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasındaki sözleşmede, davacıya ait ...ın müvekkiline devri karşılığında müvekkilinin sahibi olduğu işhanının gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davacının uygun göreceği bir kişiye devrinin öngörüldüğü, ancak noterler tarafından resen düzenleme şeklinde yapılmayan gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin batıl olduğunu, bu tür sözleşmelere dayalı olarak gayrimenkul mülkiyetinin devrinin istenemeyeceğini, ifanın hukuken imkansız bulunması nedeniyle BK'nun 20/1. maddesi uyarınca sözleşmenin de batıl hale geldiğini, davacının müvekkilini aldatarak sözleşmenin yapılmasını sağladığını, söz konusu sözleşmenin bir an için geçerli olduğu düşünülse bile davacının sözleşme ile kendisine yüklenen edimleri yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir....

UYAP Entegrasyonu