WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

Asliye Hukuk Hakimliğince (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 23.01.2013 gün ve 171-68 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Taraflar arasındaki uyuşmazlık, gayrimenkul satış sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılıp, hüküm kurulmuş olmakla kararın temyizen incelenmesi görevi Yargıtay Yüksek 13.Hukuk Dairesi'ne aittir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 13.Hukuk Dairesi Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 21.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemenin nitelendirmesine göre, uyuşmazlık; gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, hükmün temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışındadır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın, temyiz incelemesini yapmakla görevli Yüksek 13. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 12.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki davalı arasındaki sözleşme hükümlerinden davacının sorumlu olmadığı, bu sözleşmenin davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, fesih işleminin sözleşmenin tarafı olmayan davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, her iki davalı arasındaki temerrüt ve diğer hukuki sorunlardan davacının sorumlu olmadığı, 24.10.2017 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve borçlanma sözleşmesi kapsamında edimlerini yerine getiren davacının tapu tesciline hak kazandığı belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur....

in pay sahibi olmadıkları, davacının edinme tarihinin 16/06/1999, diğer davalıların ise 1999, 2000, 2001, 2003, 2004 yılları olduğu, edinme sebebinin ise satış olduğu, halen tarla vasfıyla kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.Dairemizce geri çevirme kararı üzerine celbedilen, ... 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 2003/124 E.- 2003/1708 K.sayılı dosyasında fotokopisi bulunan ... 10.Noterliğinin 51882 yevmiyeli 18/11/1998 tarihli dava dışı kişi ... ile davalılardan ... arasında dava konusu taşınmaza ilişkin gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmış, yine aynı dosyada fotokopisi bulunan ... 15.Noterliğinin 3545 yevmiyeli 27/01/1999 tarihli davalılardan ... ile davacı arasında, dava konusu taşınmazla ilgili olarak gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapılmıştır.Somut olayda; öncelikle dava konusu taşınmazın ilk tesisten itibaren tüm tedavüllü tapu kayıtlarının celbedilerek, arsa sahibi ile davalılardan ... arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise kat...

Taraflar arasında imzalanmış olan 16.09.2011 tarihli protokolde davalının gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile almış olduğu taşınmaza ilişkin devir işleminin anlaşmalı boşanma tarihinde yapılacağı, bu sözleşme ile birlikte kalan senet borcununda davacı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve protokol gereği taraflar arasında başkaca bir tazminat nafaka gibi bir alacak talebinin söz konusu olamayacağı açıkça yazılmıştır. Sözleşmenin içeriği ve özelliği gereği davalının burada sadece sözleşmeyi davacıya devretmekle yükümlülüğünden kurtulamayacağı bu sözleşme ile gayrimenkulun tapudan devrinide sağlaması gerektiği anlaşılmaktadır. Nitekim protokol gereği Aile Mahkemesince verilen boşanma kararındada bu şekilde hüküm tesis edilmiştir. Mahkemece, bu doğrultuda değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir....

Davacı, emlak komisyon sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlattığı takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin olarak eldeki davayı açmıştır. Davalı, davacının taşınmaz malikinin temsilcisi olmadığını, hiçbir hizmet vermediğini, başka bir emlakçıdan hizmet alarak, o emlakçıya komisyon bedelini ödediğini, davacının sadece yer gösterme yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece salt yer göstermenin ücrete müncer olacağına ilişkin hüküm bulunmadığı, davacının tarafları bir araya getirmediği, 10.03.2013 tarihli gayrimenkul görme ve hizmet bedeli sözleşmesinde sadece gayrimenkulu gören ve simsarın imzalarının bulunduğu, simsarlık sözleşmesinin unsurları gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; taraflar arasında imzalanan sözleşme gayrimenkul tellallık sözleşmesi olup bu sözleşmenin taşınmaz sahibi veya alıcı ile yapılması mümkündür. Gayrimenkul tellallık sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı yapılması yeterlidir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin haklı nedenle feshi ve tasfiyesi ile bundan kaynaklanan tazminat davasında Karşıyaka 1. Asliye Hukuk ve İzmir 5. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava ... 03/08/2012 tarihli 20622 yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği davalı şirket tarafından üstlenilen işin anlaşılan süreler dahilinde yapılmaması nedeniyle söz konusu sözleşmenin feshi ve tasfiyesi ile uğranılan menfi zararların davacıların payları oranında davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir. Karşıyaka 1....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından inceleminin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalıların murisi ... ... ile noterde 5.8.1991 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzalayarak murise 449(yeni) parselde intikal edecek tüm hisseleri satın aldığını,davalıların kendilerine düşen hisseleri 15.12.2006 tarihinde 3.şahsa sattıklarını ileri sürerek, 3.şahıslara satılan kısım için keşifte tespit edilecek metrekare birim fiyatı üzerinden belirlenecek tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir....

-KARAR- Davacı vekili, Müflis şirket ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını ve satın alınan taşınmazın satış bedelinin 75.750.00.-dolar olarak ödendiğini, iflasın açıldığı 21.7.2006 tarihi itibari ile ödenen paranın TL karşılığının 117.639.00.- TL olduğunu, dairenin müvekkiline teslim edilmediğini, teslim için belirlenen sürenin 12.6.2004 olup, gecikilen her ay için 190.00.-dolar gecikme cezası kararlaştırıldığını, 27 aylık gecikme karşılığı 5.130.00.-dolar gecikme tazminatı alacaklarının oluştuğu, bunun TL karşılığının 7.966.00.-TL olduğunu, alacakların masaya yazdırılmaları talebinin reddedildiğini belirterek 117.639.00.-TL ödeme tutarı ile 7.966.00.-TL gecikme cezası alacağının fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşulu ile masaya kayıt ve kabulünü istemiştir....

Davacı, davalılardan ... ile yaptığı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalının 449 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerini satmayı vaad ettiğini, bu sözleşmeye dayanarak davalıya karşı cebri tescil davası açtığını, açılan davada mahkemece, davalının hisselerinin devrini önlemek için tedbir kararı verildiğini, ancak bu tedbir kararının tapuya işlenmediğini, bu nedenle davalının hissesini üçüncü kişiye sattığını, tescil davası lehine sonuçlanmasına rağmen tapuda tescilin sağlanamadığını belirterek, maddi zararının davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, davacının ceza yargılaması sırasında müşteki sıfatıyla verdiği ifadesiyle, dava konusu gayrimenkul yerine davalıdan bedelsiz olarak başka gayrimenkuller aldığını ikrar ettiği kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından, davalı ...'...

UYAP Entegrasyonu