WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Anılan maddeye göre kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum sağlık kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalının sürekli göremezlik gelirine hak kazanacağı, kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir....

Kurumca sigortalıya gelir bağlanabilmesi için öncelikle kazası olarak kabul edilen zararlandırıcı olay sonucunda sigortalının maluliyetinin %10 un üzerinde olması gerekir.Yargılama aşamasında ATK 3.İhtisas Kurulunun raporuna göre sigortalının kazası sonucu maluliyet oranı %11,1 olarak tesbit edilmiş ise de maluliyet oranının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanını doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında Kurum taraf olmadığından tesbit edilen maluliyet oranı Kurum yönünden bağlayıcı değildir. Yapılacak ; olay Kurumca kazası olarak kabul edildiğinden davacıya Kuruma müracaat ederek sürekli göremezlik oranının yeniden belirlenmesi giderek kazası sigorta kolundan sürekli göremezlik geliri bağlanması için önel vermek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir....

Bilindiği üzere 5510 sayılı Yasa’nın 18. maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; kazası nedeniyle göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici göremezlik ödeneği verileceği, 19 ncu maddesinde kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli göremezlik geliri bağlanacağı; kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir. 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici göremezlik ödeneklerinin...

Maluliyet Daire Başkanlığı'nın 27.08.2013 tarihli raporunda davacının sürekli göremezlik oranının % 10.3 olduğunun ve 21.08.2014 tarihinde kontrol muayenesi gerektiğinin belirtildiği, kontrol muayenesi sonucunda sürekli göremezlik oranının % 8.1 olarak değiştiği, Mahkemece maddi ve manevi tazminatların % 10.3 maluliyet oranı esas alınarak tespit edildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, kontrol muayenesi sonucunda kesinleşen % 8.1 sürekli göremezlik oranına göre işin esasına girilerek maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde % 10.3 sürekli görmezlik oranına göre davanın neticelendirilmiş olması doğru olmamıştır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır....

Yapılacak ; davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna yaptığı ihbarla ilgili tahkikat evraklarını getirtilerek Kurum tarafından olayın kazası sayılıp sayılmadığını belirlemek, olayın Kurumca kazası olarak kabul edilmemiş olması halinde davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “ kazasının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre, olayın Kurumca kazası olduğunun kabul edilmiş olması halinde ise davacıya Kuruma müracaat ederek sürekli göremezlik oranının belirlenmesi giderek kazası sigorta kolundan sürekli göremezlik geliri bağlanması için önel vermek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektedir....

Sürekli göremezlik tazminatına hükmedilebilmesi için öncelikli koşul, talepte bulunan kişinin sürekli bir şekilde kısmen ya da tamamen göremez hale gelmesidir. Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından tanzim edilen ve davacı tarafın itiraz ettiği konuların da değerlendirildiği 01/03/2021 tarihli raporda davacı ...'de sürekli göremezlik durumunun söz konusu olmadığı tespit edildiğinden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir....

Rücuan tazminat istemine ilişkin olan davada; 1-25.08.2008 günlü kazası sonucu sürekli göremezlik durumuna giren sigortalı ...yaşlılık aylığı bağlanıp bağlanmadığı, bağlanmış ise aylık bağlama kararının davacı kurumdan celbi, 2-25.08.2008 günlü kazası sonucu sürekli göremezlik durumuna giren sigortalının, tazmin sorumlularına karşı açtığı maddi ve manevi tazminat dosyasının bulunup bulunmadığı taraflardan sorularak, açılmış olması halinde ilgili mahkemesinden celbi ile eklenerek gönderilmesi, 3-İşveren nezdinde greyder öperatörü olarak çalıştığı belirtilen davalı ...'ın "Devlet Memuru" olduğunun iddia edilmesi karşısında, anılan şahsın 5510 sayılı Yasanın 4/1-c (Emekli Sandığı) kapsamında sigortalı (Memur) olup olmadığının davacı kurumdan sorularak alınacak cevap eklendikten sonra dosyanın incelenmek üzere gönderilmesi için mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 01.11.2016 günü oybirliği ile karar verildi. .......

Sigortalıya bağlanacak geliri ve giderek hükmedilecek maddi tazminat ile manevi tazminatın takdirini doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 19. maddesidir. Anılan maddeye göre kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum sağlık kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalının sürekli göremezlik gelirine hak kazanacağı, kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir....

Somut olayda; gerçek zarar tavan hesabı yapılmadığı ayrıca, sigortalının 01.12.2012 tarihinde kontrol muayene kaydının bulunduğu halde, kesinleşmiş sürekli göremezlik oranının araştırılmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler uyarınca Mahkemece, sigortalının 01.12.2012 tarihli kontrol muayene kaydı nedeniyle, sürekli göremezlik kontrol muayene kaydının sonucu araştırılmalı, sürekli göremezlik oranının değişip değişmediği tespit edilerek sürekli göremezlik oranı kesinleştirilmeli, sürekli göremezlik oranı değişmiş ise, değişen sürekli göremezlik oranına göre ilk pesin sermaye değer tablosu kurumdan celb edilmeli, gerçek zarar miktarları hesaplanarak, gerçek zarar ile kusur karşılığı ilk peşin sermaye değerli gelir miktarlarının karşılaştırması sonucu Kurumun rücu alacağının belirlenmesinden sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir....

Davacının geçirdiği kazası sonunda SGK Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığı'nca % 38 oranında sürekli göremezlik derecesi belirlendiği ve davacının bu maluliyetine ilişkin 01.04.2012 tarihinde kontrol muayenesi gerektiğinin yazılı olduğu, bu kontrol sonucunda da davacının mamluliyet oranının değişmediği ancak yine 01.04.2014 tarihinde kontrol muayanesi gerektiği, mahkemece bu kontrol kayıtlarının sonucu araştırılmadan karar verildiği görülmektedir. Davacının geçirdiği kaza sonunda oluşan maluliyetinin kesinleşmediği, bu halde, kontrol kaydı var iken saptanan orana göre tazminat hesabının yapılamayacağı açıktır. Gerçekten sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminat tutarını doğrudan etkileyeceğinden göremezlik oranının kesin olarak saptanması, bunun için de kontrol kaydı sonucunun beklenmesi gerektiği ortadadır....

UYAP Entegrasyonu