Bunun sonucu olarak davacı, kendisine karşı müteselsilen sorumlu olan kendi eşi hakkında bu eylemden dolayı, (geçimsizlik veya zina nedeniyle) boşanma davası açmadığı, manevi tazminat istemediği veya dava açıp, sonradan manevi tazminat isteğinden vazgeçtiği veya sadece kendi eşine karşı Türk Medeni Kanunu'nun 174/2 maddesine dayanarak manevi tazminat davası açıp manevi tazminat aldığı hallerde; Türk Medeni Kanunu'nun 161/3 maddesi gereğince kendisine karşı müteselsil sorumlu olan ve eylemin tarafı olan eşini affettiği kabul edileceğinden, eşten manevi tazminat alınan halde ise, manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince davalıdan ayrıca manevi tazminat alınması mümkün olmadığından Borçlar Kanunu'nun 147/2. maddesi gereğince davalının sorumlu tutulması mümkün değildir....
Bunun sonucu olarak davacı, kendisine karşı müteselsilen sorumlu olan kendi eşi hakkında bu eylemden dolayı, (geçimsizlik veya zina nedeniyle) boşanma davası açmadığı, manevi tazminat istemediği veya dava açıp, sonradan manevi tazminat isteğinden vazgeçtiği veya sadece kendi eşine karşı Türk Medeni Kanunu'nun 174/2 maddesine dayanarak manevi tazminat davası açıp manevi tazminat aldığı hallerde; Türk Medeni Kanunu'nun 161/3 maddesi gereğince kendisine karşı müteselsil sorumlu olan ve eylemin tarafı olan eşini affettiği kabul edileceğinden, eşten manevi tazminat alınan halde ise, manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince davalıdan ayrıca manevi tazminat alınması mümkün olmadığından Borçlar Kanunu'nun 147/2. maddesi gereğince davalının sorumlu tutulması mümkün değildir....
Bunun sonucu olarak davacı, kendisine karşı müteselsilen sorumlu olan kendi eşi hakkında bu eylemden dolayı, (geçimsizlik veya zina nedeniyle) boşanma davası açmadığı, manevi tazminat istemediği veya dava açıp, sonradan manevi tazminat isteğinden vazgeçtiği veya sadece kendi eşine karşı Türk Medeni Kanunu'nun 174/2 maddesine dayanarak manevi tazminat davası açıp manevi tazminat aldığı hallerde; Türk Medeni Kanunu'nun 161/3 maddesi gereğince kendisine karşı müteselsil sorumlu olan ve eylemin tarafı olan eşini affettiği kabul edileceğinden, eşten manevi tazminat alınan halde ise, manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince davalıdan ayrıca manevi tazminat alınması mümkün olmadığından Borçlar Kanunu'nun 147/2. maddesi gereğince davalının sorumlu tutulması mümkün değildir....
Bunun sonucu olarak davacı, kendisine karşı müteselsilen sorumlu olan kendi eşi hakkında bu eylemden dolayı, (geçimsizlik veya zina nedeniyle) boşanma davası açmadığı, manevi tazminat istemediği veya dava açıp, sonradan manevi tazminat isteğinden vazgeçtiği veya sadece kendi eşine karşı Türk Medeni Kanunu'nun 174/2 maddesine dayanarak manevi tazminat davası açıp manevi tazminat aldığı hallerde; Türk Medeni Kanunu'nun 161/3 maddesi gereğince kendisine karşı müteselsil sorumlu olan ve eylemin tarafı olan eşini affettiği kabul edileceğinden, eşten manevi tazminat alınan halde ise, manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince davalıdan ayrıca manevi tazminat alınması mümkün olmadığından Borçlar Kanunu'nun 147/2. maddesi gereğince davalının sorumlu tutulması mümkün değildir....
Bunun sonucu olarak davacı, kendisine karşı müteselsilen sorumlu olan kendi eşi hakkında bu eylemden dolayı, (geçimsizlik veya zina nedeniyle) boşanma davası açmadığı, manevi tazminat istemediği veya dava açıp, sonradan manevi tazminat isteğinden vazgeçtiği veya sadece kendi eşine karşı Türk Medeni Kanunu'nun 174/2 maddesine dayanarak manevi tazminat davası açıp manevi tazminat aldığı hallerde; Türk Medeni Kanunu'nun 161/3 maddesi gereğince kendisine karşı müteselsil sorumlu olan ve eylemin tarafı olan eşini affettiği kabul edileceğinden, eşten manevi tazminat alınan halde ise, manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince davalıdan ayrıca manevi tazminat alınması mümkün olmadığından Borçlar Kanunu'nun 147/2. maddesi gereğince davalının sorumlu tutulması mümkün değildir....
yönünden manevi tazminat talebinin reddine, diğer davalılar için manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.500 TL manevi tazminatın davalı ...’dan, 5.000 TL manevi tazminatın davalı ...’den tahsiline dair verilen hükmün davalılar ... ve ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.5.2012 gün ve 2011/6788-2012/6031 karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş olup, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamam sonucunda davanın kısmen kabulü ile maddi tazminat taleplerinin reddine, davalı ... yönünden manevi tazminat talebinin reddine, diğer davalılar için manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 750 TL manevi tazminatın davalı ...’dan, 2.250 TL manevi tazminatın davalı ...’den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar....
Mahkemece asıl davada talep edilen maddi ve manevi tazminat isteminin vazgeçme nedeniyle reddine, karşı davada talep edilen maddi tazminata ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminata yönelik istemin ise kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacı karşı davalı ...’ın maddi ve manevi tazminat talebinin reddine, davalı karşı davacının manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş; ancak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı karşı davacı yararına, asıl davada maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesine karşın vekalet ücretine hükmedilmemiş, karşı davada talep edilen manevi tazminat miktarı üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplanarak hükmedilmiştir....
SONUÇ : Yukarıda yapılan açıklama gereğince tarihli kararın hüküm fıkrasında yer alan; tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda taleple bağlı kalınarak maddi tazminat alacağının olay tarihi olan 10/08/2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, manevi tazminat alacağının olay tarihi olan tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte (ödendiği taraflarca beyan edilmiştir ), Davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, Alınması gerekli 1 harçtan peşin alınan ile ıslah sırasında alınan mahsubu ile bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan vekalet ücreti ile manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan vekalet ücretinin...
Mahkemece, davacılar ... ve ... bakımından manevi tazminat istemlerinin reddine, davacı ... ’nun maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, müvekkili ...’nun reşit olmadan davalı ... ile resmi nikah olmaksızın evlendirilmesi neticesinde kızlığının bozulduğunu ve müvekkilinin bu sebeple iyi bir evlilik yapma şansını kaybettiğini belirterek müvekkili ... için maddi ve manevi tazminat ile müvekkilleri ... ve ...’nun davacı ...’nın anne ve babası olarak manevi olarak yıprandıklarını belirterek manevi tazminat talep etmiştir. Davalılar vekili; davanın reddini savunmuştur....


