İcra Mahkemesi'nce, dosya kapsamına göre, yeni malik borçlunun tesis ettiği ipoteğin alacaklısının (şikayetçinin), bu rüçhan hakkını, tasarrufun iptali davasını kazanan eski malikin alacaklısına (şikayet olunana) karşı ileri süremeyeceği gerekçesiyle şikâyetin reddine dair verilen karar, şikayetçi vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 13.10.2011 tarih ve 2011/683-1030 E-K. sayılı ilamıyla onanmıştır. Bu kez, şikayetçi vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nin 25.03.2019 tarih, 2016/11495 Esas ve 2019/3499 Karar sayılı bozma ilamında; "Somut olayda, müflis şirket tarafından dava konusu edilen ... Mah. ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmazın 13/11/2008 tarihinde davalı ...’e, onun tarafından da 28/01/2009 tarihinde davalı dördüncü kişi ...’ye, ... tarafından da 30/09/2009 tarihinde davalı ...’a satılmış olduğu ve taşınmazın hala ... adına kayıtlı olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, buna göre dava konusu edilen ... Mah. ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili ile katılma yoluyla davacı idare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı alacaklı idare vekili, dava dışı borçlu ....hakkında 6183 sayılı kanun uyarınca yürütülen takipte borçlu şirketin borcuna yeterli malvarlığı bulunmadığının tespit edildiğini, davalı ...'nın şirket ortağı ve yetkilisi olduğunu, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla taşınmazını, annesi olan diğer davalı 3.kişiye satarak devir ettiğini ileri sürerek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili satışın gerçek bir satış olduğunu, bankadan kredi çekilerek alındığını, ödeme emrinin 24.10.2011'de tebliğ edildiğini satışın ise bundan çok önce 2006 yılında yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir....
Davalı ... vekili dava konusu taşınmazları 24.6.1998 tarihinde üzerindeki ipoteklerle birlikte aldığını, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip sırasında taşınmazların ipotek alacağına mahsuben Garanti Bankasına geç tiğini, Garanti Bankasından' da 22.2.2005 tarihinde bedelleri ödenerek geri alındığını, davanın süresinde açılmadığını belirterek reddini savunmuştur. Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre davanın 5 yıllık hakdüşürücü süre içinde açılmadığı ve satışın muvazaalı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir....
Söz konusu kararda; eski hukuka göre mümkün ve geçerli olan muvazaa ve nam-ı müstear iddialarının, Medeni Kanunun yürürlüğünden sonra taşınmaz mallar hakkında dinlenip dinlenemeyeceği tartışılmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, dava dışı ... Mermer İnş. Taah. Ve San. Ltd. Şti.'nin müdürü ve aynı zamanda hissedarı olan davalı borçlu ...'ün amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla alacaklı olduğu 15.5.1996 tanzim 1.3.2002 vadeli 100.000 DM tutarlı senedi davalı ...'ya ciro (temlik) ettiğini belirterek davalılar arasındaki ciro işlemine ilişkin tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir. Davalı ... savunma yapmamıştır. Davalı ... vekili, dava konusu senedin ciro yoluyla müvekkiline geçtiğini, borçlu hakkındaki takibin kesinleşmediğini, tasarrufun borçtan önce yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur....
Ve devamı maddeleri gereğince tasarrufun iptalinin talep edildiği, mahkememizce taşınmaz üzerinde keşfen inceleme yapılarak taşınmazın dava tarihi ve satış tarihi itibariyle değerinin tespiti yapılmış olup tasarrufun iptali davası koşullarından birisi de davaya dayanak yapılan icra dosyasında borçlu hakkında alınmış aciz belgesinin bulunması olup, tasarrufun iptali davasının geçici aciz (İ.İ.K.'nun 105.) veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklıların dava açabileceği icra dairesinde borçlunun terk ettiği adreslerde tutulan tutanakların İ.İ.K.'nun 105....
A.Ş. aleyhinde açtıkları tasarrufun iptali davaları sonucunda, takip borçlusuna ait taşınmazların satışı sonrası düzenlenen sıra cetvelinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin açtığı tasarrufun iptali davasında ihtiyati haciz tarihinin 13.11.2009, davanın kabul tarihinin 04.05.2012 ve kesinleşme tarihinin 10.05.2012 olduğunu, şikayet olunan tarafından açılan davada ise ihtiyati haciz tarihinin 01.03.2010, davanın kabul tarihinin 13.12.2011 olduğunu ve kararın henüz kesinleşmediğini, İcra Müdürlüğü'nce İİK'nın 100. maddesindeki aciz vesikası şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle müvekkilinin ilk hacze iştirak edemeyeceği sonucuna varıldığını, oysa şikayet olunanın takip tarihinin 12.08.2009, müvekkilinin takip tarihinin ise 06.05.2009 olduğunu, müvekkilinin açtığı tasarrufun iptali davası ve takip tarihlerinin şikayet olunanınkilerden önce olduğunu, buna rağmen, düzenlenen sıra cetvelinde müvekkiline pay ayrılmadığını ileri sürerek, şikayet olunana sıra cetvelinde pay ayrılmaması, aksi halde...
C.e satışına ilişkin tasarrufun iptalini ve taşınmazlardan kızlarına satılanların da sonradan şufa davası yoluyla dahili davalı Ö.. M..’a geçirilmesini ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiştir. Davalı vekilleri davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taşınmazların dahili davalı Özkan’a şufa davası yoluyla intikalinden dolayı dahili davalının vefatı üzerine davada yer alan mirasçıları açısından reddine ve o taşınmazlar açısından davalılar Semra ve Sema’nın bedel ile sorumlu tutulmalarına, davalı Ahmet yönünden ise yakın akrabalık bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davacı vekili ile davalılar Nurten, Semra ve Sema vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, İİK. 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için borcun, iptali istenen tasarruftan önce doğması dava önkoşulu olup mahkemece res'en araştırılmalıdır....
Tasarrufun iptali davası borçlunun, haciz veya iflastan önce yapmış olduğu ve aslında geçerli olan tasarruf işlemleri ile malvarlığından uzaklaştırdığı mallardan, bunlar sanki borçlununmuş gibi, alacaklıların tatmin edilmesini sağlayan bir davadır. Somut olayda davacı dava dışı borçlu...’den alacaklı olup, bu alacağının tahsili için 17.02.2002 tarihinde Kadıköy 6. İcra Müdürlüğü'nün 2002/7090 sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişmiştir. Adı geçenin paylaşıma konu taşınmazını 07.12.2001 tarihinde oğlu ...’e devretmesi üzerine bu kez Kadıköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tasarrufun iptali davası açmış ve bu dava dosyasında 24.02.2006 günü “İİK.nun 281/2. maddesi uyarınca tasarrufun iptaline konu edilen” taşınmaz üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiş, bu karar Kadıköy 6. İcra Müdürlüğü'nün 2006/2438 sayılı dosyası üzerinden infaz edilerek taşınmazın tapu kaydı üzerine 27.02.2007 günü şerh verilmiştir....


