WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Ancak somut olayda uyuşmazlık, kesinleşen icra takibine dayalı olarak davalıların mal kaçırma kastıyla hareket etmeleri nedeniyle muvazaa hukuksal nedenine dayanan tasarrufun iptali isteminden kaynaklanmakta olup, genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 28.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi -K A R A R- Dava İİK.nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, bu kararın 23.07.2012 tarihinde davacı vekiline tebliği üzerine 13.08.2012 tarihinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece tasarrufun iptali davalarında adli tatil içerisinde yasal temyiz süresinin işleyeceği, bu nedenle de 15 günlük temyiz süresinin geçtiği gerekçesiyle temyiz isteğinin reddine karar verilmiştir. İİK.nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan davaların basit yargılama usulüne göre yargılamasının yapılacağı öngörülmüştür. 1086 sayılı HUMK.nın 176/I-11 maddesi uyarınca da basit yargılamaya tabi davalarda adli tatilde temyiz sürelerinin işleyeceği ön görülmüştür....

Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. Tasarrufun iptali davalarının kabulü halinde, davacı yararına vekalet ücreti takip konusu alacak miktarı ile iptali istenilen şeyin tasarruf tarihindeki değerinden hangisi az ise o değer üzerinden nisbi olarak hükmedilir. Somut olayda takip konusu alacak toplamı 320.716,15 TL olup taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri 250.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde dava değerini 150.000,00 TL olarak belirtmiş ancak yargılama sırasında dava değerini ıslahla 250.000,00 TL'ye çıkarmıştır. Bu durumda dava değeri 250.000,00 TL üzerinden davacı yararına nisbi vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken ıslah dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır....

Maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarrufun iptali davalarında davanın kabulüne karar verilmesi halinde alacaklının icra dosyasındaki alacak ve ferilerine şamil olmak üzere tasarrufun iptali ile davacıya haciz ve satış yetkisi verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir....

Hukuk Dairesinin 2014/10209 Esas, 2015/1136 Karar sayılı ve 29.01.2015 tarihli bozma kararının tasarrufun iptali davasının kabulü gerektiğine yönelik kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılamada; istihkak iddiasına ve tasarrufun iptali davasına konu icra dosyası borcunun ödenerek infazen işlemden kaldırıldığı ve bu itibarla her iki davanın da konusunun kalmadığı gerekçesi ile istihkak davası ile alacaklı tarafından açılan tasarrufun iptali davalarının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hüküm, davalı karşı davacı alacaklılar vekili tarafından harç ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir. Dava, 3. kişinin İİK'nun 96 vd.maddesine dayalı istihkak iddiası ile alacaklının İİK'nin 97/17. maddesine dayalı karşı dava olarak açtığı tasarrufun iptali talebine ilişkindir....

İİK.nun 264/3. maddesi hükmü burada uygulanmayacağından, tasarrufun iptali davası sırasında verilen ihtiyati haciz, tasarrufun iptali kararı ile kesin hacze dönüşür. Alacaklı tasarrufun iptali ilamını asıl icra dosyasına ibraz ederek cebri icraya devam edebilir. İİK.nun 281/2.maddesine dayalı olarak konulan ihtiyati haciz kararları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir niteliğinde değildir. İptale tabi tasarruf konusu malın üçüncü kişinin elinden çıkmış olması halinde ise, onun yerine kaim olan miktar kadar üçüncü kişinin mal varlığına ihtiyati haciz konulabilecektir. Tasarrufun iptali davası sonucunda verilen ihtiyati haciz kararları, dava süresince devam etmekte, davanın kabulü ile de kesin hacze dönüşmektedir....

edilen vergi borcu ve ferileri ile sınırlı olarak haciz ve satış isteme yetkisinin alınması olduğundan, bu yönde hüküm kurulması gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde sadece iptali şeklinde karar verilmesi isabetsizdir.Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir....

SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenler ile temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nin 366. ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) numaralı bentte açıklanan nedenler ile davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.01.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

nın borçlunun oğlunun arkadaşı ve iş ortağı olduğu, İİK'nun 280/1.maddesine göre borçlunun durumunu bildiğinin çekişmesiz olduğu ancak davalı borçlunun diğer davalı aleyhine açtığı tapu iptali ve tescili davasının red edildiği ve kararın kesinleştiğinden, alacaklının bunun iptalinin isteyemeyeceğinden davanın husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, İİK’nin 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının kabulünün aksine gerekçeye esas alınan tapu iptali ve tescili davasının tarafları başka olduğundan kesin hüküm oluşturmayacağı gibi bu davanın reddine gerekçe de olamayacağı, zira tasarrufun iptali davasının zaten geçerli ve gerçek işlemlerin iptaline yönelik olduğu, ancak bu tür davaların görülebilmesi için birinci ön koşul gerçek bir alacağa dayalı takibin bulunmasıdır....

Dava İİK’nın 277. vd. maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve 22.07.2013 tarihli haciz tutunağının İİK'nun 105.madde kapsamında aciz belgesi olmasına ve tasarrufun iptali davasından sonra açılan tasarrufun iptali davasının bekletici mesele yapılmasının mümkün olmamasına göre davalı ...'ın aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Tasarrufun iptali davasının kabulü halinde harç ve vekalet ücreti, takip konusu alacak ile iptal edilen tasarruf konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değer üzerinden hükmedilir. Somut olayda takip konusu alacak miktarı 51.488,89 TL olup iptaline karar verilen taşınmazın gerçek değeri 106.869,15 TL olarak belirlenmiş olduğundan, takip konusu alacak 51.488,89 TL üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde fazla harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır....

UYAP Entegrasyonu