Mahkemece üzerindeki ipotekle satın alınan dava konusu taşınmazın, dava dışı ipotek alacaklısı banka (...) tarafından cebri icra yoluyla satıldığını, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir. Dava, İİK'nun 277.vd.maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadağına karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak dava konusu tasarrufun tarihi 14.09.2011 olup, takip konusu borcun doğum tarihinden (27.03.2012) önce olduğundan ve tasarrufun iptali davalarında borcun doğum tarihinden önceki tasarrufların iptali istenemeyeceğinden davacı davasında haksızdır....
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda amaç, dava sabit olduğu takdirde davaya konu teşkil eden mal üzerinde alacaklıya cebri icra yoluyla hakkını almak yetkisinin sağlanmasıdır. Bunun için borçlu aleyhinde bir icra takibinin yapılmış olması ve yasal süre içerisinde itiraz edilmemesi veya yaptığı itirazın iptali üzerine kesinleşmiş ve ödenmemiş bir alacağın varlığı zorunludur. Zira, tasarrufun iptali davası ile alacaklı iptali hüküm al- tına alınacak tasarrufla ancak mevcut icra takip tutarını tahsil edebilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olup mahkemece re'sen (kendiliğinden) gözönüne alınması gerekir. Somut olayda kesin veya geçici aciz vesikasının sunulmadığı, borçlunun acz içerisinde olduğunun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş ise de, davacı tasarruf işlemini gerçekleştiren ...'den alacağının tahsili için Alanya 2....
HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karara karşı davacı vekilinin istinafı üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili; alacağı nedeniyle davalılardan ... aleyhine Kayseri 4. İcra Müdürlüğünün 2010/5093 sayılı dosyası ile Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, takibe konu ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmekle takibin kesinleştiğini, yapılan mal varlığı sorgusunda borçlunun borcu karşılamaya yetecek miktarda malvarlığına rastlanmadığını, ancak adına kayıtlı iken ......
e temlik etmesi şeklindeki tasarrufun iptali ile davacıya dava konusu taşınmaz üzerinde Hatay 1.İcra Müdürlüğünün 2007/3105 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve fer'ileriyle sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içeriğine kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlerle, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyiz eden davalı ... vekili 28.11.2008 tarihli dilekçesinde, dava konusu taşınmazla ilgili olarak, Hatay 1.İcra Müdürlüğünün 2008/1282 Esas sayılı takip dosyasında ... Bankası AŞ'nin davalı borçlu ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptığını bildirmiştir....
İcra Dairesi'nin 2016/87453 Esas sayılı dosyasındaki alacak ve fer'ileriyle sınırlı olmak üzere nakden tazminata mahkum edilmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili, davalı ... vekili ile katılma yoluyla davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır....
Dava İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazların müvekkiline veraset yoluyla intikal ettiğini, tasarrufun alacağın doğumundan önce gerçekleştiğini, yasal düzenlemelerin de tasarruf tarihinden sonra yapıldığını, satış bedellerinin piyasa değerlerine uygun olduğunu, takip konusu alacağın ve ödeme emrinin iptali için idare mahkemesine açılan davaların derdest olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazı 13.11.2002 tarihli gazete ilanında belirtilen emlakçı aracılığıyla 60.000.00YTL'ye aldıklarını, satış işleminden sonra da tadilat gideri olarak 21.665.00YTL harcadıklarını, taşınmazların satıcısına miras yoluyla intikal ettiğini, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir....
maddeleri gereğince açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir....
Ayrıca tasarrufun iptali davasının temyiz inceleme yeri ile menfi tespit davasının temyiz inceleme yerinin farklı olması nedeniyle ayrı bir dava olarak açılan menfi tespit davasının tasarrufun iptali ile birleştirilmesi doğru değildir. Mahkemece, menfi tespit davasının tefrik edildikten ve ayrı esasa kaydı yapıldıktan sonra, tasarrufun iptali davasının diğer ön koşullarının gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması halinde, gerçek bir borç ilişkisinin varlığı tasarrufun iptali davasını etkileyeceğinden bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle re’sen hükmün BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı birleşen dosya davacısı ...'a ve davalı ...'a geri verilmesine 03/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dava İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. İİK'nın 282.maddesi gereğince borçlu ile borçlu ile hukuki işlemde bulunan üçüncü kişi mecburi dava arkadaşı olup davada haksız çıkmaları halinde yargılama giderinden birlikte müteselsilen sorumlu olmaları gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Öte yandan İİK.nın 283/1 maddesi gereğince davacı alacaklının tasarrufun iptali davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını almak yetkisi elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir....


