a yapılan tasarruf ile davalı ... ile dedesi ... arasındaki 13.11.2012 tarihli tasarrufun İİK'nun 277, 278, 280. maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ve davalılar aleyhine harç ve vekalet ücreti hesabında hata yapıldığından bahisle bozulmuş, bozmadan sonra dava konusu araç yönünden davanın kabulüne, taşınmazla ilgili karar kesinleştiğinden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir. Dava İİK'nun 277 maddesine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı tarafından iki ayrı takip dosyası yönünden iki ayrı dava açarak dava konusu taşınmaz ve araç hakkındaki tasarrufların iptali talep edilmiş, mahkemenin ilk kararında dava konusu taşınmaz yönünden dava kabul edilmiş ve bu husus kesinleşmiş ikinci karar da ise dava konusu araçla ilgili olarak kabul kararı verilmiştir....
Dairemizin bozma ilamında belirtildiği üzere eldeki dava genel muvazaa iddiasına dayalı olmayıp niteliği itibariyle İcra ve İflas Kanununun 277. ve müteakip maddeleri hükümleri kapsamına giren bir tasarrufun iptali davasıdır. Bu tür davalar sabit olduğu takdirde ve dava konusu taşınmaz bir mal ise davacı üçüncü kişi üzerindeki kaydın tashihine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteme yetkisi verir. Yine Dairemizin bozma ilamında vurgulandığı gibi tasarrufun iptali davasının açılabilmesi alacaklının elinde geçici (İİK. m.105) veya kesin (İİK. m.143) aciz vesikasının bulunması halinde olanaklıdır. İcra ve İflas Kanununun 105. maddesine göre borçlu hakkında icra takibi yapılıp da borçlunun haczi kabil yeterli malı bulunmadığına dair yapılan ve haciz tutanağına geçirilen tespit “geçici aciz belgesi”dir. Yasanın 143. maddesine göre de alacaklı, yapılan takip sonucu alacağının tamamını veya bir kısmını tahsil edememişse kendisine verilecek vesikaya kesin aciz belgesi denir....
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiası ile alacaklının karşı dava olarak İİK'nun 97/17, 277-280. maddeleri gereğince açtığı tasarrufun iptali talebine ilişkindir. 1-Tasarrufun iptali davasına ilişkin temyiz itirazları yönünden; Yargıtay’ın ve Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamasına göre;borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise ve duruşmalara dahil edilmesi, işin esasına etki etmeyecekse, davada taraf olarak gösterilmesi gerekli değildir....
Mahkemece, davalı borçlu ...Tarım Ticaret ve Sanayi A.Ş’nin davacının takibini semeresiz bırakmak amacıyla nam-ı müstear çerçevesinde değerlendirilebilecek işlemler ile kendi işçilerine davalı ...Tarım Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti’yi kurdurduğu ve bu Şirket vasıtasıyla davaya konu taşınmazı satın aldığı gerekçesiyle davanın ...Tarım Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti ile davalılar ... ve ... yönünden kabulü ile davalı ... S.A yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar ...Tarım Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti, ... ve ... vekili ile davalı borçlu ...Tarım Ticaret ve Sanayi A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK’nın 277 vd maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Yapılan yargılama sonunda mahkemece yazılı gerekçelerle davalı ... S.A hakkındaki davanın reddine ve diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç için yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Davalı ...Tarım Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd....
Tarım Ticaret ve Sanayi A.Ş’nin davacının takibini semeresiz bırakmak amacıyla nam-ı müstear çerçevesinde değerlendirilebilecek işlemler ile kendi işçilerine davalı ... Tarım Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti’yi kurdurduğu ve bu Şirket vasıtasıyla davaya konu taşınmazı satın aldığı gerekçesiyle davanın ... Tarım Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti ile davalılar ... ve ... yönünden kabulü ile davalı ... S.A yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar ... Tarım Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti, ... ve ... vekili ile davalı borçlu ... Tarım Ticaret ve Sanayi A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK’nın 277 vd maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Yapılan yargılama sonunda mahkemece yazılı gerekçelerle davalı ... S.A hakkındaki davanın reddine ve diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç için yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Davalı ... Tarım Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.’nin davalı borçlu ......
Örneğin; alacağın temliki, boşanma protokolü ile yapılan işlemler, şirket hissesinin devri, ipoteklerin temliki, nam-ı müstear ile gizlenmiş danışıklı işlemler hakkında da tasarrufun iptali davası açılabileceği Yargıtay uygulamaları ile istikrar kazanmıştır. 20. Bazı tasarruflar ise İİK’da öngörülen tasarrufun iptali davasının konusunu oluşturmaz. İİK’nın 278, 279 ve 280. maddelerinde borçlunun tasarrufundan söz edilerek iptalin koşulları belirlendiğinden İİK’nın 277 vd. maddelerinde öngörülen nitelikte tasarrufun iptali davasının varlığından söz edebilmek için takip borçlusu tarafından yapılmış bir tasarruf işleminin bulunması gerekmektedir. Kural olarak, borçlandırıcı işlemler hakkında iptal davası açılamaz....
Davacının iddiasına göre bu davadaki amacı alacaklarını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. İİK'nın 277. ve izleyen maddelerinde düzenlenen iptal davası açma hakkı davacının genel hükümlere muvazaaya dayanarak dava açmasına engel değildir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre, davanın İİK'nın 277. ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu yolundaki mahkemenin kabulü doğru bulunmamıştır. O halde mahkemece danışıklı işlemin var olup olmadığı konusunda toplanan ve toplanacak taraf delilleri değerlendirilip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması isabetsizdir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tasarrufun İptali İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen, tarafları, tarih ve numarası yukarıda yazılı hükmün incelenmesi sırasında Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 5.12.2006 gün, 5068-7120 sayılı 4.Hukuk Dairesinin 28.12.2006 gün, 14515-14783 sayılı kararlarıyla meydana gelen görev uyuşmazlığının giderilmesi istenilmekle, 2797 sayılı Yasa uyarınca toplanan Başkanlar Kurulu'nca dairelerin görevsizlik kararlarıyla dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü: Dava, Borçlar Kanununun 18.maddesi gereğince muvazaa iddiasına dayalı iptal istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle hükmün temyiz inceleme görevi 4. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ : 4. Hukuk Dairesinin görevsizlik kararının KALDIRILMASINA, dosyanın bu daireye gönderilmesine, 01.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi....
K A R A R Dava, Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenen dava konusu işlemin muvazaalı yapıldığı iddiasına dayalı tasarrufun iptali talebine ilişkindir. 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 6723 sayılı Kanunun 21. maddesi ile değişik 60/3. maddesi gereğince, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun Hukuk Dairelerinin işbölümünü düzenleyen 02.07.2021 tarihli ve 2021/211 sayılı Kararına ve davanın açıklanan niteliğine göre temyiz inceleme görevi Yargıtay 4. Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle dosyanın sözü edilen görevli Yüksek Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 03/01/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi K A R A R - Davacı vekilince açılan, muvazaa iddiasına dayalı tasarrufun iptali davası sonucunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine kapatılan 23. Hukuk Dairesince 2017/2286 Esas, 2020/3149 Karar sayısı ile yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.Bu kez Dairemiz kararına karşı davalı vekilince karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK’nın 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, 10,30 TL harç ve takdiren 490,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 25.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi....


