WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Haziran 2026

ın 26.3.1987 tarihli giriş bildirgesine istinaden Kurumca resen 1.4.1987 tarihi itibarı ile tarım bağkur tescilinin yapıldığı, Kurumun 22.7.1994 tarihli yazısı ile sigortalıya 30.6.1994 tarihi itibarı ile 10.000,00 TL prim borcunun bulunduğunun bildirildiği, sigortalının bu borç bildirimi üzerine 4.8.1994 tarihli TİB formu düzenlediği, form üzerinde köy muhtarının "çiftçi değildir, tarımsal faaliyeti yoktur" şeklinde imzalı beyanının olduğu, belgenin 4.8.1994 tarihinde Kurum kayıtlarına alındığı ve bu belge nedeniyle tarım bağkur sigortalılığının başlangıç tarihi olan 1.4.1987 tarihi itibarı ile iptal edildiği anlaşılmaktadır....

G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe : Dava, davacının 01/08/1999-10/05/2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ise yerel mahkeme ilamı kaldırılarak yukarıda yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir....

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2018/487-2021/168 Dava, Tarım Bağ-Kur siğortalılığının iptali ile 1979 sayılı Yasa kapsamında bağkur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, verilen “temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına” dair ek kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. İnceleme konusu davada, davacı vekili 27.04.2021 tarihinde temyiz ettiği, mahkemece, 11.05.2021 tarihli harcın bir haftalık kesin süre içinde ikmal edilmesi yönündeki muhtıranın davacı vekiline 22.05.2021 tarihinde tebliği edildiği süresi içinde temyiz harç ve masrafların ödenmediği, anlaşıldığından, temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair ek kararın ONANMASINA, 21.04.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi....

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, davacının 01/09/1998- 31/12/2007 tarihleri arasında tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespiti istemine yöneliktir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmakla Bölge Adliye Mahkemesince karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının ziraat oda kaydına istinaden tarım bağ-kur sigortalılığının 11/08/2016 tarihinde Tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlatıldığı, davacının 1998/8. aya ait prim kesintisi bulunduğu, kurumun 13/10/2016 tarihli denetmen raporuna istinaden 01/01/1989 tarihinde başlayan ziraat oda kaydı 26/02/2009 tarihinden itibaren geçerli kabul edildiğinden tevkifatına göre 01/09/1998 tarihinde başlatılan sigortalılığının aynı yıl sonu itibariyle durdurulduğu, davacının tarım faaliyeti ile uğraştığına dair muhtarlık, taşınmaz, zabıta, tapu araştırmaları yapıldığı anlaşılmaktadır....

Ayrıca, mahkemece davacının tarım bağkur sigortalılığının tespitine yönelik oluşturulan kararda, ... sigortalılığının hangi tarihe kadar devam ettiğinin belirtilmeyip tespite ilişkin sürelerin hangi tarihler arasında geçtiği açıkça gösterilmediğinden infazı mümkün olmayacak şekilde oluşturulmuştur. Hüküm bu haliyle infaza elverişli değildir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Davacı, bozma sonrası talebini açıklayarak komisyoncuya teslim edilen ürünlerden dolayı 01.12.1999-22.04.2011 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun 5510 sayılı Kanunun 4/1,b maddesi kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ve aksine Kurum işleminin iptalini talep etmiş olup, Mahkemece, açılan davanın kabulüne, davacının ilk prim tevkifatını takip eden ayın başı olan 01.12.1999-22.04.2011 tarihleri arası kesintisiz ve sürekli tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir. Mahkemece, 1999 ve 2000 yılları muhtelif aylara ait faturalarda ......

Kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunan ve bildirimsiz kalan sigortalılar için 5510 sayılı Kanunun 86. maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına eşdeğer bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, yada tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır. Ayrıca belirtilmelidir ki, tarımsal faaliyete kabul edilebilir süreyi aşar uzunlukta ara verilmesi durumunda Tarım Bağ–Kur sigortalılığının yeniden başlayabilmesi, tescil başvurusu, iradi prim ödeme, prim tevkifatı olgularından herhangi birinin gerçekleşmesine bağlıdır. Somut olayda; mahkemece 1995 Haziran ayındaki tevkifatın davacıya ait olduğunun tespiti her ne kadar doğru ise de verilen hüküm hatalıdır....

Mahkemece, davanın kabulü ile davacının prim kesintisinin yapıldığı ayı takip eden aybaşı itibarı ile 01.04.2001 tarihinden 25.11.2005 tarihine kadar (Esnaf Bağkur sigortalılığı dışında kalan sürelerde olmak üzere) 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir. Davacının 14.11.1988-4.6.2001 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında ve 5.6.2001 – 31.10.2001 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının bulunduğu, 12.3.2001 tarihli prim kesintisi nedeniyle Tarım ... sigortalılığının 506 sayılı Yasa kapsamındaki zorunlu sigortalılığın 31.10.2001 tarihinde sona ermesinden sonra 01.11.2001 tarihinde başladığı, 25.11.2005 tarihinde başlayan 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık nedeniyle Tarım ... sigortalılığının 24.11.2005 tarihinde sona erdiği anlaşılmaktadır....

K A R A R Dava, davacının 25.10.1988 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile “davacının 25.10.1988 ila 05.03.2009 tarihleri arasında 1479 sayılı kanuna tabi zorunlu sigortalı, 19.08.2013 ila dava tarihi arasında tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespitine” karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 13.12.1995 tarihli giriş bildirgesi ile 25.10.1988 tarihi itibariyle vergi mükellefiyetine istinaden Bağ-Kur sigortalısı olarak re’sen tescil edildiği, vergi mükellefiyetinin 20.04.1990 tarihinde sona erdiği, meslek odası kaydının 04.11.1988 tarihinde, ticaret sicili üyeliğinin 02.11.1988 tarihinde başladığı, davacının 05.03.2009 tarihine kadar Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edildiği aynı zamanda 19.08.2013 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği anlaşılmaktadır....

Mahkemece davacının.. hizmetlerinin tespiti taleplerinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair verilen karar doğrudur... sigortalılık yönünden ise davacının muhtar tarafından tanzim edilen ve 9.10.1987 tarihinde kayda alınan giriş bildirgesi ile 1.11.1987 tarihinden itibaren resen tarım bağkur sigortalı kaydının yapıldığı, 2002 ve 2004 yıllarında tesis kadastrosu ile sahip olduğu tarla ve bahçelerinin olduğu, köy muhtarı ve azalardan oluşan tanıkların davacının geçimini çiftçilikten temin ettiğini beyan etmeleri karşısında tarımsal faaliyetinin kanıtlanmış olduğu halde 1.11.1987 tarihinden 3.10.2000 tarihine kadar tarım bağkur sigortalı olduğunun kabul edilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır....

UYAP Entegrasyonu