WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Dava, 05.05.2010 tarihli Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin feshi ve ........1998 tarihli ek sözleşmenin yürürlük kazandığının tespitine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dilekçesinde, taraflar arasında akdedilen 05/05/2010 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ile ... .... Noterliğince düzenlenen .../.../1998 tarih ve ... yevmiye numaralı ek sözleşme hükümlerinin yürürlülük kazandığının tespiti istenmiştir....

A.Ş.’nin diğer davalı ile arasında organik bağ bulunduğu kabul edilerek her iki davalının da ödenen bedelden müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekir. Bu açıklamalar ışığında mahkemece, “davanın kabulü ile taraflar arasında imzalanan 04/09/2013 tarihli YVK415 sözleşme nolu ... ... Palace Hisseli Gayrimenkul Sözleşmesinin iptaline, bu sözleşmeye istinaden senetler karşılığı davacı tarafından ödenen toplam 18.260,00-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” karar verilmesi gerekirken, davalı ... Otel İşletmeleri Turizm A.Ş. açısından pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma talebinin, açıklanan bu nedenle kabulü gerekir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile, ... 1....

, taraflar arasında akdedilen 05.10.2009 başlangıç tarihli sözleşmenin Gayrimenkul Tellallığı (Taşınmaz Simsarlığı) sözleşmesi niteliğinde olduğu, davanın dayanağı sözleşmedeki taraflar için öngörülen temel edim yükümlülüklerinin, bu sözleşmenin komisyon veya hizmet sözleşmesi olarak nitelendirilmesini imkan dışı kıldığı, taraflar arasındaki Gayrimenkul Tellallığı sözleşmesinde Konutmarket'e münhasırlık/ tekel hakkı tanıyan yada Milpa'nın, Konutmarket'in faaliyetlerinden faydalanmaksızın satış yapmasını engelleyen bir hüküm bulunmadığı, gayrimenkul tellallığı sözleşmesinin yürürlükte olduğu süre içerisinde de Milpa'nın, kendi çaba ve faaliyeti neticesinde akdettiği taşınmaz satış sözleşmeleri nedeni ile Konutmarket'e tellallık ücreti ödemek zorunda olmadığı, tellalın ancak kurulmasına aracılık ettiği sözleşmeler nedeni ile ücrete hak kazanabileceği, Şenol Önecek ile Milpa arasında akdedilen 16.05.2012 tarihli sözleşmenin kurulmasına Konutmarket'in aracılık etmediği bu nedenle de tellallık...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali ve istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü....

Termal Köyü Turistik Tesislerinden dönerli sistemle kullanabileceği 10 günlük 1 adet (1/36) hisseli, 7 günlük 1 adet (1/52) hisseli gayrimenkül edinmek isteyen alıcıya gayrimenkulün, ünitenin tarihini, bedelini ödeme, kullanma ve kullandırma koşulları ile ... TERMAL TURİSTİK İŞLETMELER İNŞ.TAŞ.SAN VE TİC.LTD.ŞTİ. İle gayrimenkulün sahibinin karşılıklı taahhütleri kapsar." şeklinde ifade edilen hükümle taraflar arasında devremülk satış sözleşmesi yapıldığı ve söz konusu sözleşmenin resmi şekil şartına tabi olduğu ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz sözleşmeye dayalı olarak tarafların verdiklerini iade edecekleri gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, az yukarıda belirtilen hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir....

Dosya kapsamından, taraflar arasında adi yazılı şekilde devre mülk satış sözleşmesinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda değişiklik yapan 4822 sayılı Kanunun 3/c maddesinde “konut ve tatil amaçlı taşınmaz malların” da Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamına alındığı anlaşılmakta olup, aynı Kanunun 23. maddesine göre de bu Kanunun uygulanması ile ilgili olarak çıkacak her türlü uyuşmazlıkların tüketici mahkemesinde görüleceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda davanın, taraflar arasında düzenlenen devre mülk satış sözleşmesinin geçersizliği iddia edilerek sözleşme nedeniyle davalıya verilen bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Buna göre davanın açıldığı 15.04.2013 tarihinde yürürlükte olan 4077 sayılı Kanun kapsamındaki uyuşmazlığın İstanbul 6. Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı şirket ile 13.04.2014 tarihli ve 10.260,00 TL bedelli devremülk satış vaadi sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşme karşılığında tapu masrafları dahil toplam 10.796,54 TL ödeme yaptığını belirterek sözleşmenin iptali ile ödediği bedelin faizi ile birlikte iadesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile; 13/04/2014 tarihli taraflar arasında akdedilen hisseli gayrimenkul satış sözleşmesinin feshine, sözleşme konusu daire bedeli 10.260,00.-TL, tapu ve noter masrafı 536,84.-TL olmak üzere toplam 10.796,84....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının sözleşmeler sebebiyle mal ve hizmetten yararlanmadığı, buna karşılık davalılar tarafından sözleşmeye uygun ifada bulunulduğunun kanıtlanamadığı, bununla birlikte dava konusu taşınmazın 7/3650 pay ile 52 den fazla kişiye satılmış oluşu bir yıl içerisinde hafta sayısı dikkate alındığında tüm paydaşların talebi halinde davalıların edimlerini yerine getireceğinden bahsedilemeyeceği bu güne kadar konaklama yapamayan olmadığı yönündeki iddianın fiili durumu değiştirmeyeceği, bu durum karşısında, davanın kabulü ile davacı ile davalılar arasında akdedilen 7710205895 numaralı Hisseli Gayrimenkul Satış Sözleşmesinin, 06.08.2019 tarihli sözleşme/protokol, 11.09.2019 tarihli sözleşme/protokol, 28.12.2019 tarihli sözleşme/protokol, 15.05.2020 tarihli sözleşme/protokol, 21.05.2020 tarihli sözleşme/protokol, 04.06.2020 tarihli sözleşme/protokol, 3415300014 numaralı sözleşme ve 03.09.2020 tarihli...

Davacı ile davalı şirket arasında 06.01.2011 tarihli hisseli gayrimenkul satış sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin konusunu teşkil eden tapunun davacıya devredildiği husunda taraflar arasında ihtilaf olmayıp bu husus mahkemeninde kabulündedir. Mahkemece, sözleşmenin iptal edilmesi halinde tapununda iptalinin gerekeceği, taşınmazın aynına ilişkin değişiklik içerecek davanın taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerekeceği kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmiştir. Hemen belirtmek gerekirki, davacının eldeki davadaki talebi sadece sözleşmenin feshi ile uğradığını iddia ettiği maddi zararlarının tahsiline ilişkin olup, tapu iptal ve tescil gibi taşınmazın aynına ilişkin bir talebi bulunmamaktadır. Öte yandan yargılama esnasında da taşınmazın aynına ilişkin araştırmayı ve tartışmayı gerektirecek bir hususta yoktur. Bu itibarla, eldeki davanın taşınmazın aynına ilişkin dava gibi değerlendirilmesi mümkün değildir....

Ancak taraflar arasında haricen düzenlenen sözleşme sonucunda tapuda devir işlemi yapılmış ise, geçersiz sözleşme geçerli hale gelecektir. Uyuşmazlık konusu devre mülk sözleşmelerinin/hisseli gayrimenkul satış sözleşmelerinin taşınmaz devrini içermesi nedeniyle adi yazılı şekilde yapılmasının geçersiz olmasına rağmen taşınmazın tapu kaydının devri halinde geçersiz olan sözleşmenin geçerlilik kazanacağı, bu durumda mahkemece tapu kaydının tüketiciye devredilip devredilmediği, devredilmişse devre mülk satış sözleşmesinin feshine ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. 6502 sayılı Kanun’un 50/9. maddesinde devre mülk hakkı veren sözleşmeler hariç olmak üzere, devre tatil sözleşmeleri en fazla on yıl için kurulacağı, son fıkrada ise, maddede düzenlenen hususlarla ilgili uygulama usul ve esaslarının yönetmelikte düzenleneceği belirtilmiştir....

UYAP Entegrasyonu