Sıfatıyla) DAVA TÜRÜ : Gayrimenkul Satış Sözleşmesinin Feshi İle Tahliye K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Alt Gelir-Yoksul Grubu Konut Projesi kapsamında taraflar arasında imzalanan Gayrimenkul Satış Sözleşmesinin feshi ile davalının taşınmaza elatmasının önlenmesi isteğine ilişkindir. Yargıtay Başkanlar Kurulunun 10.01.2020 tarihli ve 1 sayılı kararı ile hazırlanan, 23.01.2020 tarihli ve 2020/1 sayılı kararı ile Yargıtay Büyük Genel Kurulunca kabul edilen, 28.01.2020 tarihli ve 31022 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.02.2020 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (3.) Hukuk Dairesinin görevi cümlesinden bulunmakla, dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 05.03.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
Şti. ile yapılan düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi doğrultusunda bu şirket tarafından yapıldığını, davalılar arasında düzenlenmiş ... 6. Noterliği'nin 27.01.2009 tarihli, 27657 yevmiye sayılı satış vaadi sözleşmesinin davacı açısından geçersiz olduğunu ve bağlayıcı olmadığını, davalı vaat alacaklısı ... ile dava dışı şirket arasında yapılan bağımsız bölüm satım sözleşmesinin feshedildiği ve bu doğrultuda vaat alacaklısına senet verildiğini, davalıların iyiniyetli olmayıp işbirliği içerisinde olduğunu ileri sürerek davalılar arasında akdedilmiş düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmesinin feshi ile davacı yönünden geçerli ve bağlayıcı olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ve birleştirilen davada davalılar, dava ve birleştirilen davaların reddini savunmuştur. Mahkemece, asıl davada tapu iptali ve tescile ilişkin talebin reddi ile 50.000,00TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ......
ye ait hissenin devredildiği, tam ve geçerli bir ifa sayılmadığı, mücerret tapu devri hissesi sebebiyle tarafların tüm edimlerinin ifa edilip sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmenin iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000,00 TL bedelli hisseli gayrimenkul satış sözleşmesinin iptaline, davacının davalıya borçlu olmadığına, ödenen 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya iadesine, 04.01.2015 vadeli 9.000,00 TL bedelli bononun iptaline, davacı tarafa iadesine, iade edilmemiş olsa bile hükümsüz olduğuna karar verilmiştir. Karar davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, ...Bölge Adliye Mahkemesi 18....
Hisseli Gayrimenkul Satış Sözleşmesi ile bu sözleşme nedeni ile düzenlenen 23/09/2014 ila 20/07/2019 tarihleri arasındaki sıralı 54 adet senet ile 30/04/2015 tarih ve YLVÖ137A Nolu, 14.000,00-TL tutarındaki ... ... ... Hisseli Gayrimenkul Satış Sözleşmesi ile bu sözleşme nedeni ile düzenlenen 04/05/2015 ödeme tarihli, 4.300,00-TL tutarındaki senet ile 03/06/2015 tarih ve YLVÖ137AA Nolu 23.830,00-TL tutarındaki ... ... ... Hisseli Gayrimenkul Satış Sözleşmesi ile bu sözleşme nedeni ile düzenlenen 04/06/2015 ödeme tarihli 9.500,00-TL tutarındaki senedin iptali ile davacıya iadesine, Davacı tarafından davalı şirketlere ödenen 24.165,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. 1-Dava, davacı tarafından imzalanan devremülk satış sözleşmesinin feshi, imzaladığı senetlerin iptali ve ödediği bedelin iadesi istemine ilişkindir....
Mahkemece, davanın kabulü ile; davacı ile davalı firma arasında imzalanmış olan Hisseli Gayrimenkul Satış Sözleşmesinin feshine, davacının sözleşme peşinatı olarak davacının ödemiş olduğu 980,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının sözleşme kapsamında imzalayarak davalıya ödemiş olduğu toplam 56 adet 37.450,00 TL bedelli senetlerin iptaline, bu senetler ilgili davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; davacı taraf 06.01.2016 tarihli tavzih talebi 11.01.2016 tarihli ek kararla reddedilmiş, tavzih talebinin reddine dair ek karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, devre mülk sözleşmesinin iptali, ödediği bedelin iadesi ve bakiye senetlerin iptali talebine ilişkindir....
ASLİYE (TÜKETİCİ) HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmiş ise de bu isteğin miktar itibariyle reddi ile temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı şirket ile 13.04.2014 tarihli ve 10.260,00 TL bedelli devremülk satış vaadi sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşme karşılığında tapu masrafları dahil toplam 10.796,54 TL ödeme yaptığını belirterek sözleşmenin iptali ile ödediği bedelin faizi ile birlikte iadesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile; 13/04/2014 tarihli taraflar arasında akdedilen hisseli gayrimenkul satış sözleşmesinin feshine, sözleşme konusu daire bedeli 10.260,00....
Mahkemece, davanın kabulü ile; davacı ile davalı arasında yapılan hisseli gayrimenkul sözleşmesinin (28/09/2012 tarihli) iptali ile, sözleşme kapsamında yapılan 11.000,00-TL ödemenin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı, eldeki davayla devre mülk satış sözleşmesinin iptali ve sözleşme kapsamında ödediği bedelin iadesini istemiş, davalı cevap vermemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, sözleşmenin iptali ile davacının ödediği bedel olan 11.000,00-TL’nin iadesine ilişkin karar verilmiştir. HMK'nun 297. maddesi uyarınca taleplerden her biri hakkında hüküm oluşturulması zorunludur. Mahkemece kararın gerekçesinde davacının talepleri tartışılmış ve hüküm kısmında da buna ilişkin karar oluşturulmuş olup, davacının faiz talepleri hakkında herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadığı gibi bu talep hakkında hüküm kısmında da karar verilmediği anlaşılmıştır....
Davacı ile davalı şirket arasında üç adet devre mülk sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin konusunu teşkil eden daireye ilişkin dönem irtifak tapusunun davacıya devredildiği husunda taraflar arasında ihtilaf olmayıp, bu husus mahkemeninde kabulündedir. Mahkemece, sözleşmenin iptal edilmesi halinde tapununda iptalinin gerekeceği, taşınmazın aynına ilişkin değişiklik içerecek davanın taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerekeceği kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmiştir. Hemen belirtmek gerekirki, davacıların eldeki davadaki talebi sözleşmenin feshi ile ödediklerini iddia ettiği bedelin tahsiline ilişin olup, yargılama esnasında da taşınmazın aynına ilişkin araştırmayı ve tartışmayı gerektirecek bir husus da yoktur. Bu itibarla, eldeki davanın taşınmazın aynına ilişkin dava gibi değerlendirilmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca mahkemece, görevli ve yetkili mahkemede açılan eldeki davanın esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekir....
Dosya kapsamından, taraflar arasında adi yazılı şekilde devre mülk satış sözleşmesinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda değişiklik yapan 4822 sayılı Kanunun 3/c maddesinde “Konut ve tatil amaçlı taşınmaz malların” da Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamına alındığı anlaşılmakta olup, aynı Kanunun 23. maddesine göre de bu Kanunun uygulanması ile ilgili olarak çıkacak her türlü uyuşmazlıkların tüketici mahkemesinde görüleceği hüküm altına alınmıştır. Somut uyuşmazlıkta, taraflarca 25/8/2012 tarihli hisseli gayrimenkul (devre mülk) satış sözleşmesi ile davacı tarafça 200,00.-TL peşin, kalan kısmın taksitlerle ödenmesi karşılığında toplam 32,750....
Devre mülk hakkı 634 sayılı KMK’nun 57 vd. maddelerinde düzenlenen taşınmazın müşterek mülkiyet payına bağlı bir hak olup, bu hak gayrimenkul hisse devri vaadi de içerdiğinden devrin anılan yasa hükmü ile TMK'nun 706, TBK'nun 237, Tapu Kanunu'nun 26. ve Noterlik Kanunu'nun 89. maddeleri gereğince resmi şekilde yapılması zorunlu olup, haricen düzenlenen satış sözleşmeleri geçersizdir. Geçersiz sözleşmenin bulunması halinde taraflar birbirlerine verdiklerinin iadesini her zaman talep edebilirler. Ancak taraflar arasında haricen düzenlenen sözleşme sonucunda tapuda devir işlemi yapılmış ise, geçersiz sözleşme geçerli hale gelecektir....


