Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir." hükmü yer almaktadır. 3194 sayılı Kanunun 18. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, imar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın, birbirleri ile yol fazlaları ile kamu kurumlarına veya belediyeler ait bulunan yerlerle birleştirmeye bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyelerin yetkili olduğu, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağılımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar sahanın arsaların düzenlenmeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçmemek üzere düzenleme ortaklık payı olarak düşülebileceği, düzenleme ortaklık paylarının düzenlemeye...
Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca tapu kaydındaki takyidatların bedele yansıtılması gerektiği gibi maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “......
izleyen streoskopik çift ... fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir....
Vakıfı adına tescil edilen 22100 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli 379 sayılı parsel ile genel kadastroda yol boşluğu olarak tapulama dışı bırakılan alanlar ve genel kadastroda devlet ormanı sınırları içinde kaldığı için tapulama dışı bırakılan ve ihdasen Hazine adına tapuya tescil edilen 377 sayılı parsellerin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre tevhit ve ifrazıyla oluşmuş, 379 sayılı parsel nedeniyle ... Belediyesi adına oluşmuş, davalılara satılmıştır....
Vakıfı adına tescil edilen 22100 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli 379 sayılı parsel ile genel kadastroda yol boşluğu olarak tapulama dışı bırakılan alanlar ve genel kadastroda devlet ormanı sınırları içinde kaldığı için tapulama dışı bırakılan ve ihdasen Hazine adına tapuya tescil edilen 377 sayılı parsellerin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre tevhit ve ifrazıyla oluşmuştur. Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu taşınmazın ... köyünde1947 yılı orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunca makiye ayrıldığı, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın reddi yolunda kurulan 31.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... ve ... tarafından istenilmekle, tayin olunan 21.06.2011 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden Hazine vekili Av.... ile diğer taraftan temyiz etmeyen, ancak duruşma talep eden ... ve diğerleri vekili Av.... geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı....
Yolu ve güneyi .. çiftliğine giden yol sınırları ile çevrili olup, davalılar ... ve müşterekleri adına kayıtlı 1289 tarihli ve 8 nolu tapu kaydına konu olan 8 dönüm yüzölçümü iken 167,425 m2 tezyit olunan alanın tezyit miktarı olan 159,425 m2'lik kısmının iptali ile 8 dönüm yüzölçümündeki eski haline iadesine, iptal edilen 159,425 m2'lik kısma yönelik davalılar ... ve müştereklerinin müdahalesinin menine, Demirköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.07.1959 tarihli ve 1959/23-28 Esas-Karar sayılı kararı davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden tezyit edilen herhangi bir taşınmaz bulunmadığından tapuya tescil edilmiş tezyitli herhangi bir kayıt bulunmadığından bu davalılara yönelik talebin reddine, ... köyü ... yolu (......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine vekili ile ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı... Köyü,...-Yayla Kuzdere Mahallesinde bulunan Yol- Karagediği, tahdit sınırları, 1731 parsel ve yol ile çevrili tapulama harici bırakılan taşınmazın imar ve ihya ile eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla kazanma koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır....
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/09/2014 NUMARASI : 2012/440-2014/381 Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın tapu iptali ve tescil istemi yönünden reddine, tazminat istemi yönünden kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 13.10.2015 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Av. Ulviye . Karşı taraf adına davacılardan G.. S.. ile davacılar vekili Av. V.. T.. geldi....
Oysa ki, taşınmazların konumlarına göre 1956 tarihli memleket haritasında dahi görülen yol ve derelere sınır oldukları dikkate alındığında, dört taraftan ormana komşu olmamaları nedeniyle orman içi açıklığı olarak nitelendirilmeleri mümkün olmadığı gibi, yapılan keşif ve uygulama ile de, taşınmazların Eylül 318 tarih 15 sayılı tapudan gelen Nisan 1977 tarih 2 sayılı kaydı kapsamında kaldığı bildirildiğine göre, tapulu yerlerin orman içi açıklığı olarak değerlendirilmesi zaten mümkün değildir. Belirtilen nedenlerle, orman bilirkişi raporu çelişkili ve yetersiz olup hükme esas alınamaz....


