Mahkemece, taraflar arasında 14.01.2008 tarihinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, konut tesliminin 30.07.2010 olarak kararlaştırıldığı, konutun tapusunun 29.06.2009 tarihinde davacı adına tescil edilmiş olduğu ve davalılar tarafından 01.06.2012 tarihinde konutun teslime hazır hale geldiğine dair bildirimin davacıya gönderildiği ve 05.06.2012 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, davacının 06.06.2012 tarihinde davalılara fesih ihtarı çektiği, bu durumda sözleşmenin feshi değil varsa gecikme nedeni ile tazminat veya tapu iptali ile ödenen bedelin talep edilebileceği, davacının bu yönde bir talebi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, davalılardan satın alınan bağımsız bölümün taahhüt edilen tarihte teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmenin feshi ve satış bedelinin iadesi istemine ilişkindir....
dan 8.9.1975 tarihli harici sözleşme ile 300.000 TL ödeyerek satın aldığı taşınmazın davalılarca devrinin yapılmadığını, açtığı tapu iptali tescil davasının reddedilip kesinleştiğini, taşınmaza kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile 1.5 daire verileceğinin taahhüt edildiğini ileri sürerek, dava tarihindeki 1.5 daire bedelini olmazsa yaptığı inşai imalat ve ... düzenlemesi bedeli ile ödediği vergilerin dava tarihindeki rayiç değerlerinin tahsilini istemiştir. Davalılar, harici sözleşmenin geçersiz olduğunu, zamanaşımının dolduğunu, satış bedelini çok yüksek olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir....
Vakfı adına tescil edildiği anlaşılmış olup eldeki davada 147 ada 5 nolu parselde mirasbırakan ...' e ait 1/2 hissenin yargılama sonucunda vakıf adına tescil edildiğini, tescilin yolsuz olduğu iddasında bulunulmuş ise de bu iddiaların ayrı tapu iptali ve tescil davasının konusunu oluşturabileceği, Yasa'da sınırlı olarak öngörülen yargılamanın iadesi sebeplerinin gerçekleşmediği, ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 377 nci maddesine göre iade talebine konu hükmün kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık sürenin geçtiği, dosyada ön inceleme sonucu karar verilecek nitelikte bir eksikliğin bulunmadığı, duruşma yapılmaksızın usul yönünden incelenebileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B....
Yukarıda açıklanan dava dosyalarına göre; ortaklığın giderilmesi davasında verilen hükme dayalı olarak yapılan satış işlemi sonucunda davacı tarafından elde edilen (davalıların miras bırakanı ...'e ait) paylar, sonradan hükmün bozulması ve buna bağlı olarak açılan tapu iptali ve tescil ile tazminat davaları sonucunda davalıların malvarlığına dahil olmuştur. Bundan ayrı, mirasbırakan ...adına açılan hesaba yatırılan satış bedeli üzerindeki tasarruf hakkı da, TMK'nun 599. maddesi uyarınca mirasçıları olan davalılara geçmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.05.2013 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil veya tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.10.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil veya rayiç değerin tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkilinin 02.07.2010 yılında harici satış senediyle davaya konu ... Mahallesi 2530/318 ada-parsel sayılı taşınmazın davalıların murisi...'nın 27.05.1992 yılında harici satış senediyle 14.000 TL bedelle satış yaptığı ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.06.2007 ve 24.03.2008 gününde verilen dilekçeler ile elatmanın önlenmesi, birleşen davada ise tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 24.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-davacı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 714 ada 5 sayılı parseldeki yapının 2.kat 10 numaralı bağımsız bölümünün maliki olduğunu, taşınmazı davalıya harici sözleşmeyle sattı ise de satış bedelinin ödenmediğini, davalının 10 numaralı bağımsız bölümde bulunmasının haklı bir nedeni olmadığını, elatmasının önlenmesini istemiştir....
e satış yoluyla temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptali ve tescile; olmadığı takdirde, taşınmaz bedelinin davalı ...'tan tahsiline karar verilmesini istemiştir....
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Kadastro tespitinin kesinleştiği 17.03.1997 tarihi ile davanın açıldığı 03.09.2018 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun'un 12/3 üncü maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği dikkate alınarak davacının tapu iptali ve tescil talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekirken, mahkemece ifrazın mümkün olmadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemekle birlikte, tapu iptali ve tescil talebinin reddine ilişkin mahkeme kararı sonucu itibariyle yerinde olup, davacı vekilinin bu hükme ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir. Öte yandan; davacı taraf dava dilekçesinde terditli olarak tescil isteminin kabul edilmemesi halinde taşınmaz üzerine inşa ettiği bina nedeniyle tazminat isteminde bulunmuş olup, mahkemece davacının tazminat talebinin kabulü ile yapı değeri 117.000,00TL hüküm altına alınmıştır....
Somut olayda toplanan deliller ve dosya kapsamı ile yüklenicinin edimini tamamlamadığı, ifa olanağı bulunmadığı teslim koşulunun da yerine gelmediği, mülkiyetin nakli koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece bu gerekçelerle davacının tapu iptali ve tescil isteminin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ve gerekçe ile davacının tapu iptali ve tescil isteminin reddine karar verilmesi doğru değil ise de İDM'nin tapu iptali ve tescil isteminin reddine ilişkin kararı sonucu itibariyle doğru olmakla davacının tapu iptali ve tescil isteminin reddine ilişkin karara yönelik istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde görülmediğinden reddi gerekir. Davacının tazminat isteminin dayanağı Türk Borçlar Kanununun 112. maddesidir. Buradaki borcun nedeni yüklenicinin taahhüdünü ihlal etmesidir. Borçlunun taahhüdü genellikle bir akde dayandığından buna akdi tazminat, borçlunun sorumluluğuna da akdi sorumluluk denir....


