WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Köyünde hem 1970 yılında hem de 2007 yılında yapılan kısmi kadastro çalışmalarında tapu malikleri adına tapuya dayalı olarak tespit görüp kesinleşen ya da yine tapu kaydına dayalı olarak tapu malikleri adına hükmen kesinleşen bir taşınmaz bulunmadığı, bu haliyle tapu kayıtlarına miktarıyla kapsam tayininin mümkün bulunmadığı, ortada sabit sayılabilecek tek bir sınır bile olmadığından, bunun aksine olarak her ne şekilde olursa olsun tapu kayıtlarına kapsam tayin edilmeye çalışılması halinde subjektif bir uygulamaya yol açılacağı, diğer bir anlatımla; davacı ... ve arkadaşlarının tutundukları ... ve ... mevkiili tapu kayıtlarının kapsam tayini hukuken mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece, ......

E) Yukarıdaki tüm anlatımlardan sonra, miktarıyla geçerli bulunan çiftlik tapu kayıtlarına kapsam tayin edilmesi hususunun çözümlenmesi gerekmektedir. ... ve ... (.../.../...) mevkiindeki tapu kayıtlarının kadastro çalışmalarında revizyon görmemesi, tapu malikleri adına tapu kaydına dayalı olarak hükmen tescil edilmiş taşınmazlar bulunmaması karşısında kapsamının nasıl belirleneceğinin yöntemi ile ... ... Söğüt mevkili çiftlik tapusunun tespite esas alınması, tapu malikleri adına tespit ve tescil edilen yine görülen davalar sonucunda hükmen tapu malikleri adına kadastro çalışmaları sonucunda tespit ve tescil edilen taşınmazlar bulunması nedeniyle, miktarıyla geçerli tapu kayıtlarının kapsamlarının belirlenmesinde izlenecek yol ve yöntemin birbirinden farklı olacağı kuşkusuzdur. I - ... VE ... (.../.../...) MEVKİLİ ÇİFTLİK TAPULARI YÖNÜYLE; 4000 dönüm yüzölçüme sahip ... mevkiindeki Mart 1290 tarihli ve 9/18 defter varak sayılı tapu kaydı “... Gediği”, "...", “...” ve “......

E) Yukarıdaki tüm anlatımlardan sonra, miktarıyla geçerli bulunan çiftlik tapu kayıtlarına kapsam tayin edilmesi hususunun çözümlenmesi gerekmektedir. ... ve ... (.../.../...) mevkiindeki tapu kayıtlarının kadastro çalışmalarında revizyon görmemesi, tapu malikleri adına tapu kaydına dayalı olarak hükmen tescil edilmiş taşınmazlar bulunmaması karşısında kapsamının nasıl belirleneceğinin yöntemi ile ... ... ... mevkili çiftlik tapusunun tespite esas alınması, tapu malikleri adına tespit ve tescil edilen yine görülen davalar sonucunda hükmen tapu malikleri adına kadastro çalışmaları sonucunda tespit ve tescil edilen taşınmazlar bulunması nedeniyle, miktarıyla geçerli tapu kayıtlarının kapsamlarının belirlenmesinde izlenecek yol ve yöntemin birbirinden farklı olacağı kuşkusuzdur. I - ... VE ... (.../.../...) MEVKİLİ ÇİFTLİK TAPULARI YÖNÜYLE; 4000 dönüm yüzölçüme sahip ... mevkiindeki Mart 1290 tarih, 9/18 defter varak sayılı tapu kaydı “... ...”, "...", “...” ve “......

Mahkemece dikkate alınması gereken husus, dava konusu edilen taşınmaz kadim tarım arazisi ise zilyedi lehine 1274 tarihli (1858) Arazi Kanunnamesi’nin 20. maddesinde düzenlenen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasıdır. Taşınmaz kadim tarım arazisi olmayıp, hâli arazi gibi zilyet edilmesi olanaklı bir yer değilse, en az 1916-1926 yılları arası 10 yıl zilyet olma koşulu gerçekleşmiş olmayacağından ve tapu hukukî kıymetini kaybetmeyeceğinden tapu kaydının kapsamının belirlenmesi ve hak sahibi olacak kişinin belirlenen bu kapsamdaki yeri kullanıyor olması gerekir. 30....

SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Davalılar Orman İdaresi vekili ve Hazine vekili temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, Aynı Kanunun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 18.02.2020 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Dava; kadastro tesbiti öncesi zilyetlik iddiasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İptali istenilen Ardanuç ilçesi, Anaçlı köyü 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 123.800 m2 yüzölçümü ve orman niteliğiyle 2007 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sonucu Hazine adına tesbiti yapılıp itirazsız olarak 31/07/2007 tarihinde kesinleşmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık kadim yol iddiasına dayanan tapu iptali ve terkine ilişkin bulunduğuna göre, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yüksek Yargıtay (14.) Hukuk Dairesine ait olmakla gereği için dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 16.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.01.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, yol olarak terkin ve elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, kadastro sırasında senetsizden tescil edilen 130 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 80.22 metrekarelik kısmının kadim yol olduğunu ileri sürerek bu kısmın tapu kaydının iptali ile yol olarak tescil harici bırakılmasını ve burada bulunan binanın yıkılmasını istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece tapu iptali ve yol olarak terkin isteminin kabulüne, yıkım isteminin ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir....

Türk Medeni Kanununun 715. ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun “Kamu malları” başlıklı 16/B maddeleri gereğince yollar kamunun yararlanmasına tahsis edilen veya kamunun kadimden beri yararlandığı yerlerdendir. Davacı, dava dilekçesinde kadim yol iddiasına dayanmaktadır. Bir yerin kadim yol sayılabilmesi için öncesi bilinmeyen bir tarihten beri yol olarak kullanıldığının kanıtlanması gerekir. Bunun için de çekişmeli yerin eski tarihli hava fotoğrafları ve haritalarda yol olarak bırakıldığının belirlenmesi, bu konuda mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına da başvurulması gerekir. Şayet bu gibi yerlerin öteden beri kamunun yol olarak yararlandığı yer olduğu ispat edilirse, taşınmazın tapu kaydının iptali ile haritasında yol olarak gösterilmekle yetinilmesine karar vermek gerekir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık kadim yol iddiasına ilişkin bulunduğuna ve davada zilyetliğe dayanılmadığına göre, 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14.maddesi hükmü gereğince, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yüksek Yargıtay (14.) Hukuk Dairesine ait olmakla gereği için dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 09.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu 144 ada 3 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi Feti Bulut tarafından düzenlenen 08.04.2011 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli 132,10 m2 yüzölçümündeki bölümün yol olarak terkinine karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Davacı, dava dilekçesinde kadim yol iddiasına dayanmaktadır. Bir yerin kadim yol sayılabilmesi için eski tarihli hava fotoğrafları ve haritalarda yol olarak bırakıldığının belirlenmesi veya öncesi bilinmeyen bir tarihten beri yol olarak kullanıldığının mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla kanıtlanması gerekir. Davacı herhangi bir belgeye dayanmadığı gibi keşif mahallinde dinletmiş olduğu mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre de çekişmeli yerin kadim yol olduğunu kanıtlayamamıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir....

UYAP Entegrasyonu