Bu nedenle dava konusu parselin sınırları içinde bulunduğu Sabaholdu Köyü Tüzel Kişiliğine ait tahsisli ve kadim mera kayıtlarının olup olmadığının Kadastro ve Tapu Sicil Müdürlüğü ile İl ve İlçe Özel İdare Müdürlüklerinden sorulması, varsa kadim ve tahsisli meralara ait tapu ve vergi kayıtlarıyla haritaların ilgili yerlerden, dava konusu parsel ve çevresini gösterir birleşik paftanın Kadastro Müdürlüğünden istenilmesi, birleşik pafta üzerinde yapılacak inceleme sonucu en azından tesciline karar verilen taşınmaz bölümlerine yakın ada ve parsellere ait kadastro tutanağı ve ekleriyle, kadastro sırasında komşu parsellere revizyon gören tapu ve vergi kayıtlarının da bulundukları yerlerden getirtilerek dosya arasına konulması, yeniden yapılacak keşifte tahsisli ve kadim mera kayıtları ile komşu parsellere ait tapu ve vergi kayıtlarının teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla zemine uygulanması, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK.nun 243 ve 244. maddeleri gereğince davetiyeyle keşif yerine...
Dava, mera iddiasına dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir. Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz (4342 sayılı Mera Kanunu m.3,4). 31.05.1965 tarihli ve 4/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile “...tek başına bir köye ait bulunan mera, yaylak ve kışlakların tümünün veya bir parçasının bir başka köy sınırı içine alınmış olması halinde, sınır değişikliğinin ikinci köye bir yararlanma hakkı sağlamayacağı ve ilk köyün eskiden olduğu gibi bu yerlerden tek başına yararlanacağı” öngörülmüş olup, bu karar 4342 sayılı Mera Kanununun 29. maddesi ile de yasa hükmü haline gelmiştir....
Mahkemece dava konusu taşınmazın 1975 yılında yapılıp kesinleşen 1744 sayılı Yasanın 2. madde ugulamasıyla P.I olarak Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan alanda kaldığını, davacının kadim mera ve zilyetliğine dayalı 2. madde uygulamasına itiraz davası açtığını, 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesindeki 10 yıllık süre içinde ancak, tapu kaydına dayanılarak dava açılabileceğini, hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Yenitaşlı köyü tüzel kişiliği tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, tespit tarihiden önce 1975 yılında yapılıp kesinleşen 1744 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması bulunmaktadır....
Keşif sırasında yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından, ....06.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda (y1) ve (y2) ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin ne olarak kullanıldıkları, kadim yol olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, daha sonra jeodezi ve fotogrametri mühendisine dosyanın tevdii ile bu bölümün kadastro çalışmalarının yapıldığı tarihe en yakın tarihte çekilmiş hava fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak, kadim yol olup olmadığı saptanmalı, zirai bilirkişiden (y1) ve (y2) ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin niteliğini belirtir rapor düzenlemesi istenmeli, tespite aykırı sonuca varılması halinde tespit bilirkişiler tanık sıfatıyla dinlenmeli ve beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmiş olması isabetsiz olup...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu ...Köyü çalışma alanında bulunan 110 ada 2 ve 111 ada 1 parsel sayılı 3.404,05 ve 3.373,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği, taşınmazların köyün kadim harman yerleri olduğu iddiasına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Köy vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı Köy Tüzel Kişiliği taşınmazların köyün kadim harman yerleri olduğu iddiası ile dava açmıştır. Davalı ise tapu kaydına ve pay satın almaya dayanmıştır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.10.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.01.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, kendisine ait 118 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile davalıya ait 118 ada 3 parsel sayılı taşınmaz arasında bulunan kadim yolun kadastro tespiti sırasında davalıya ait 118 ada 3 parsel sayılı taşınmazın içerisinde tescil edildiğini belirterek davaya konu kısmın davalı tapusundan iptal edilerek yol vasfı ile köy tüzelkişiliği adına tescilini istemiştir. Davalı,davacının taşınmazı ile kendi taşınmazı arasında eski bir yol olduğunu beyan etmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucunda, ... Köyü çalışma alanında bulunan 268 ada 1 parsel sayılı 3.846,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, tapu kaydına dayanarak çekişmeli taşınmazın bir bölümü hakkında tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi ... tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Dosya içeriğine, mahkeme kararında belirtilip, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve çekişmeli taşınmazın kadim yol olmayıp, arsa niteliğinde yol boşluğu bulunduğunun anlaşılmasına göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Kanun'un 442. maddesi uyarınca 250.60 TL para cezası ile aşağıda yazılı bakiye red karar düzeltme harcının düzeltme isteminde bulunandan alınmasına, 26.03.2015 gününde oybirliği ile karar verildi....
Dava, mera iddiasına dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir. Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz (4342 sayılı Mera Kanunu m.3,4). 31.05.1965 tarihli ve 4/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile “...tek başına bir köye ait bulunan mera, yaylak ve kışlakların tümünün veya bir parçasının bir başka köy sınırı içine alınmış olması halinde, sınır değişikliğinin ikinci köye bir yararlanma hakkı sağlamayacağı ve ilk köyün eskiden olduğu gibi bu yerlerden tek başına yararlanacağı” öngörülmüş olup, bu karar 4342 sayılı Mera Kanununun 29. maddesi ile de yasa hükmü haline gelmiştir....
Ayrıca söz konusu tapu kaydı dava dışı 204 ada 134 ve 208 ada 179 sayılı parsellere revziyon görmüş olup her iki parselin toplam yüzölçümü 24.814,35 metrekaredir. Davacıların iddiası da adlarına tespit gören yerlerin tapu miktarından az olup tapu kayıt kapsamında kalan yerlerinin bir bölümünün... adına tescil edildiği, bir kısmının ise yol olarak bırakıldığı yönündedir. Mahkemece yüzölçümünün arttırılmasına ilişkin dava dosyası dosya içerisine getirtildiği halde keşif sırasında uygulanmadığı gibi kıyı kenar uygulaması da yetersiz olup bu konuda İçtihadı Birleştirme ve Hukuk Genel Kurulu kararlarında belirlenen usule uygun araştırma yapılmamış, taşınmazın tapu kaydında 1. derece doğal sit alanında kalıp korunması gerekli kültür varlığı şerhi bulunmasına rağmen arkeolog bilirkişiden bu konuda rapor alınmamış, davaya konu yol bölümünün de kadim yol olup olmadığı hususunda gerekli araştırma yapılmamıştır....


