"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.06.2003 gününde verilen dilekçe ile mera iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın husumetten reddine dair verilen 12.06.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Hazine tarafından mera iddiasına dayalı olarak açılan tapu iptal tescil isteğine ilişkindir. Davalı, taşınmazın mera niteliğinde bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın tapu kayıt malikine yöneltilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacı temyiz etmiştir. Dava mera iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Gerçekten anılan davaların tapu kayıt maliki olan kişiye karşı yöneltilmesi zorunludur....
Temyiz Nedenleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, dava konusu ettikleri 156 ada 35 parselde kalan 6 metrekarelik yolun hak düşürücü süreye tabi olmadığını, yolun kadim yol olmadığı belirtilerek açtıkları davanın hak düşürücü süreden usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini, bu davada herhangi bir zamanaşımı süresinin söz konusu olmayacağını belirterek istinaf dilekçesindeki taleplerin tekrar ile ret kararının hükmen bozulmasını talep etmiştir. 3.Gerekçe 3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastrodan önceki nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil ile yol olarak terkin istemine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı açıklanmıştır....
Mahallesi ... parsel sayılı taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Davacı idare adına terkin edilecek alanın yüzölçümünün kararda açıkça yazılmaması, Doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2 numaralı bendindeki (taşınmazın) kelimesinden sonra gelmek üzere (705,37 m2lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ) kelimelerinin yazılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA,10/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; çekişmeli taşınmazın kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve terkin, el atmanın önlenmesi ve kal istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Anayasa’nın "Kıyılardan yararlanma" başlıklı 43 üncü maddesi, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 5 inci ve 9 uncu maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 715 inci, 999 uncu maddeleri, 28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kadastro sonucu, Rize ili, Fındıklı ilçesi, ... Mahallesi, dava konusu 176 ada 14 parsel sayılı, 891,37 metrekare yüzölçümlü, tarla vasıflı taşınmazın 3,11 m2'lik bölümünün kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır. 2....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tasarrufun iptali K A R A R Dava, evlilik birliği içinde edinilen taşınmazın mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapılan satışının geçersiz olduğu iddiasına dayalı tapu kaydının iptali ile önceki maliki olan davalı eş adına tescil isteğine ilişkin bulunduğuna göre, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 27.12.2013 tarih 38 sayılı Kararı ile hazırlanıp, Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 24.01.2014 tarih 1 nolu Kararı ile kabul edilen ve 29.01.2014 tarih 28897 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (14.) Hukuk Dairesi'ne ait olması icap eder. Ne var ki Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 24.4.2013 Tarih, 2013/4568-6130 Esas ve Karar sayılı kararla davanın TBK nun 19. Maddesi gereğince muvazaa iddiasına dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu belirtilerek dosyanın Yargıtay (17.)...
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) DAVA TARİHİ : 03/11/2021 KARAR TARİHİ : 15/11/2021 KARAR YAZMA TARİHİ : 18/11/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasında evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının dava dışı şirketlere kullandırılan krediler nedeniyle imzalanan protokolde banka vekiline ödenecek vekalet ücreti hariç 26.700,00 TL gayri nakdi ve 1.336.780,00 TL nakdi olmak üzere toplam 1.477.080,00 TL borçlu olduklarının belirtildiğini, protokole istinaden müvekkili adına kayıtlı..... parselde kayıtlı 36 nolu bağımsız bölümün devrinin davalıya yapıldığını, yapılan tapu devir işleminin hukuka aykırı ve keemlenyekun olduğundan dolayı iptal edilmesi gerektiğini, müvekkil şirket yetkilisinin hulus ve saffetinden yararlanılarak tapu devrinin sağlandığını belirterek bahse konu taşınmazın tapu kaydının müvekkili şirket üzerine devir ve temlikine, yargılama giderleri...
Hukuk Dairesi’nin 15.07.2015 tarih ve 2015/10018 Esas, 2015/9838 Karar sayılı ilamıyla “dava, mükerrer tapu iddiasına dayalı tapu iptali istemine ilişkin olduğundan, temyiz inceleme görevinin Yargıtay 16.Hukuk Dairesi’ne ait bulunduğu” belirtilerek görev yerinin belirlenmesi amacıyla dosya Hukuk İş Bölümü İnceleme Kurulu’na gönderilmiş, Hukuk İş Bölümü İnceleme Kurulu’nun 24.11.2015 tarih ve 2015/21876 Esas, 2015/21225 Karar sayılı kararıyla “Uyuşmazlığın, mükerrer tapu iddiasına dayalı tapu iptali istemine ilişkin olması sebebiyle temyiz incelemesinin Dairemize ait bulunduğu" belirtilerek dosya Dairemize gönderilmiş ise de, dava, kadastro sırasında mera olarak tespit ve tescil edilen taşınmazın tapu kaydı ile ihdasen Hazine oluşturulup sonradan üçüncü kişiye devredilen tapu kaydının mükerrer olduğu iddiasıyla açıldığından ve somut olaydaki uyuşmazlık mükerrer kadastrodan değil HİİK kararında da belirtildiği üzere mükerrer tapu kaydından kaynaklandığından davaya bakma görevi Dairemize ait...
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisi ve ziraat mühendisi bilirkişisinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılmalı ve keşif sırasında öncelikle davacı taraftan çekişmeli taşınmazın hangi bölümü yönünden yol iddiasına bulunduğu hususu sorularak, fen bilirkişisinden iddiaya konu bölümün krokide işaretlenmesi istenilmeli; dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmaz bölümünün öncesinin ne olduğu, kadim yol olup olmadığı, kim tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı ve taşınmaz üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı; yerel bilirkişi ve tanık sözleri, komşu taşınmazların kadastro...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL KANUN YOLU: TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu, .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 123 ada 10 parsel sayılı 1.478,84 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın bir bölümünün yol olduğu iddiasına dayanarak, tapu iptali ve yol olarak tescil harici bırakılması istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün yol olarak terkinine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir....
Kadastro ve ...1. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro Mahkemesince, dava askı ilân süresi içinde açılmış ise de, istemin, mülkiyet durumunu belirleyen tesis kadastrosu paftasına işlenmemiş olan kamulaştırma haritası esas alınarak harita kapsamındaki bölümün yol olarak terkinine yönelik olması nedeniyle ve kadastro tespiti kesinleşen taşınmazlar hakkında mülkiyet iddiası ile açılacak davaların asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesi ise, kadastro işleminden önce kamulaştırmanın yapıldığı, davanın askı ilân süresinde açıldığı ve 2942 sayılı Kanunun 10. maddesine göre tescil hükmünün kesin olduğu gerekçeleri ile görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur....


