WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

Hukuk Dairesinin 09/01/2020 tarihli 2019/2879 Esas, 2020/9 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın mera ve orman olmadığı, imar ihyası tamamlandıktan sonra ihdasen tescil tarihine kadar 20 yıl, öncesinde hububat tarımı yapıldığı, sonrasında Antep fıstığı ağaçları dikilmek suretiyle malik sıfatıyla davasız ve aralıksız eklemeli olarak zilyet edildiği, taşınmazın 30-35 yaşlarında kapama Antep fıstığı bahçesi vasfında olduğu, taşınmaz yönünden imar-ihya ve zilyetlikle taşınmaz iktisabına ilişkin yasal koşulların davacılar lehine gerçekleştiği, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine; kamu düzeni açısından yapılan inceleme sonucunda davanın tapu iptali ve tescil davası olduğu göz ardı edilerek, hüküm kısmında 351 parselin tapu kaydının dava konusu yere ilişkin bölümün iptaline karar verilmediği, dava konusu yerin hangi vasıfla tapuya tescil edileceğinin kararda belirtilmediği bu hususların infazda tereddüde yol açacağı...

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Artvin Kadastro Mahkemesinin 2012/31 Esas, 2014/20 Karar sayılı dosyasında alınmış olan 17.01.2014 tarihli fen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde 147 ada 3 parselde J=130,79 m2'lik bölümler ile tutanak düzenlenmeyen ve yol içinde kalan H=208,82 m2'lik bölümlerin davacı vakfa ait eski dayanak tapu olan 16 ada 11 parsele ait olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; 1-Artvin ili ... ilçesi ... köyünde 147 ada 3 parselde kayıtlı 1.625,37 m2 miktarındaki taşınmazın tapu kaydının iptali ile kadastro öncesi 16 ada 11 parselde 1890,00 m2 miktarlı tarla vasıflı tapu kaydı ile davacı vakıf adına tapu kapsamında kaldığı halde kadastrodan sonra 147 ada 3 parsel içerisinde bırakılan ve Artvin Kadastro Mahkemesinin 2012/31 Esas, 2014/20 Karar sayılı dosyasında 17/01/2014 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide J harfi ile gösterilen kahverengi renge boyalı 130,79 m2'lik...

Mahkemesince bozmaya uyma kararı verilerek yeniden yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulü ile 92 ada 72 parsel sayılı taşınmazın... adına kayıtlı mirasçısı davalı ... olan tapu kaydı ile, yine aynı yer 93 ada 143 parsel sayılı taşınmazın... adına kayıtlı mirasçısı davalı ... olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, TMK'nun 713/2. fıkrasında yer alan; “.. maliki tapu kütüğünden kim olduğu anlaşılamayan…” hukuki sebebine dayalı olarak TMK'nun 713/1-2. fıkraları gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir....

Somut olayda, ara malik konumunda bulunan davalılar ... ve ... her ne kadar tapu kayıt maliki değil iseler de muvazaalı eylemi diğer davalı kayıt maliki ile birlikte gerçekleştirdiklerinden, eylemin haksız fiil niteliğinde bulunduğu gözetilerek yargılama gideri ve harç gibi hükmün ferilerinden diğer davalılarla birlikte müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davalılar ... ve ... yönünden kayıt maliki olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Kabule göre de, HMK'nın 297 nci maddesinin ikinci fıkrasına uygun olarak ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde veraset ilamına atıf yapılmak suretiyle davacıların miras payı oranında tapu iptali ve tescile karar verilip kalan payın davalılar üzerinde bırakılması ile yetinilmesi gerekirken, davalılar adına hükmen tescile yol açacak şekilde karar verilmesi de isabetsizdir. VI....

Mahkemece İkinci Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 25.11.2020 tarihli ve 2019/202 Esas 2020/353 Karar sayılı kararı ile mahallinde yapılan keşif, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişisi ve tanık beyanları, teknik bilirkişi raporları ile toplanan tüm delillere göre, kadastro tespitinde dava dışı 44 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 07/07/1966 tarih ve 26 sıra numaralı tapu kaydının bu parsel ile birlikte harita mühendisi bilirkişinin ek rapor ve krokisinde Yol 3-A ve Yol 3-B olarak gösterilen davaya konu bölümleri, dava dışı 48 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 07/07/1966 tarih ve 27 sıra numaralı tapu kaydının bu parsel ile birlikte harita mühendisi bilirkişinin rapor ve krokisinde Yol 2 olarak gösterilen davaya konu bölümü, dava dışı 49 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 28/10/1969 tarih ve 52 sıra numaralı tapu kaydının ise bu parsel ile birlikte harita mühendisi bilirkişinin rapor ve krokisinde Yol 1 olarak gösterilen davaya konu bölümü kapsamı içerisine...

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemi ile kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak ayrılan tapusuz taşınmazın tapuya tescili istemine ilişkindir. Kadastro sonucu Afyonkarahisar ili, .... ilçesi, ..... köyü çalışma alanında bulunan 119 ada 126 sayılı parsel “ham toprak” niteliğiyle 354.859,72 m2 yüzölçümle, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, tarım alanına dönüştürülmesinin mümkün bulunduğu belirtilerek 3402 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca Hazine adına 02.11.2006 tarihinde kadastro yoluyla tespit edildiği, tutanağın itiraz edilmeksizin 19.01.2007 tarihinde kesinleşmesiyle tapu sicilinin oluştuğu, dava konusu 119 ada 126 parselin 4342 sayılı Yasa uyarınca Sandıklı İlçe Tarım Müdürlüğü Mera Tespit Komisyonu tarafından mera olarak tahsis edildiği, bu tahsisin 26.06.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. 6.2....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi, Hazine ve davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Güney Asliye Hukuk Mahkemesinde ... tarafından açılan tescil davası sonucunda ...Köyünde Doğusu: yapılı kayası, Batısı: ... ... tarlası, Kuzeyi: Büyük ... Nehri, Güneyi: patika yol ile çevrili 20100 m2'lik taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş ve 09.01.1973 tarih 2 noda tapuya kaydedilmiştir. Yörede 1995 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında bu tapu kaydı 195 ada 95 parsele uygulanmış; tapuya ait krokinin koordinat değerlerinin bulunmadığı, kısmen şeklinden faydalanıldığı, zemin miktarının tapu miktarından az geldiği belirtilerek 10800 m2 tarla niteliği ile davacı adına tescil edilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın usülden reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar ...,... ve . ... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkin olup, davacı vasisi tarafından açılmış; yargılama sırasında davacının ölümü üzerine, aynı zamanda mirasçı olan vasi Selim ile dava dışı mirasçılardan ..., ... ve ..., davayı kendi adlarına sürdürmek istediklerini belirtmişlerdir....

Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; arazi niteliğindeki Bursa İli, Karacabey İlçesi, Taşpınar Mahallesi, 916 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11/1-f maddesi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesine ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine ilişkin ilk derece mahkemesinden verilen karara karşı taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun davacı idare yönünden esastan reddine, davalı yönünden kısmen kabulü ile derhal ödeme, objektif değer artışı ve vekalet ücreti yönlerinden hükmün düzeltilerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1- İlk derece mahkemesince, kıymet takdiri raporunda belirtilen 179.735,00-TL’den Karacabey 2....

Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30/09/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, kadastral mülkiyet durumunun ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, ihdasen Hazine adına kaydedilen 1082 (110) parsel sayılı taşınmazın davalı ... ve Adana Büyükşehir Belediyelerinin yaptığı imar uygulamaları sonucu değişik imar parselleri ve yola gittiğini, imar uygulamalarının idari yargı yerinde iptal edildiğini ileri sürerek, tapu iptali ve kök parsele dönülmesi veya tazminat isteğinde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair hüküm Yargıtay 1....

UYAP Entegrasyonu