Davalı idarece dava konusu taşınmazın 20.04.1976 tarihinde kamulaştırılmasına karar verilmesinden sonra tapu kaydına kamulaştırıldığına dair şerh verildiği ve 1977 yılında Ankara-Kırıkkaie yolu inşa edilmek suretiyle taşınmaza fiilen el atıldığı, 08.11.1991 tarihinde taşınmazı izale-i şüyu yoluyla satın alan davacı adına 22.07.1998 tarihinde tapuda tescil işleminin yapıldığı; müteakiben, davalı idarenin taşınmazın 4025 metrekarelik kısmını 20 yılı aşkın süredir fiilen kullanmakta oldukları gerekçesiyle 2942 sayılı Yasa'nın 38. maddesine göre bedelsiz olarak terkin edilmesi yönündeki yazılı talebi üzerine, 23.07.1998 tarihinde Tapu Sicil Müdürlüğü'nce idare lehine terkin işleminin yapıldığı, yerel mahkeme İle Özel Daire'nin kabulünde olup, uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, dava konusu taşınmaza davalı idarece kam ulaştı rmasız el-atılmakla birlikte, yolsuz olarak tapudan terkin edildiği iddiasına dayalı olarak, taşınmazın adına tescilini talep etmektedir....
oldukları iddiasına ve tapu kayıtlarına dayanarak; ... mirasçıları olarak ... ve ... ile ... ve müşterekleri 08.05.2013 ve 17.10.2014 tarihli müdahale dilekçeleri ile dilekçe içeriğinde 36-101-102-103 ve 104 parseller ile ayrıyeten eski 11 yeni 259 parselin ifrazından oluşan 326 parselden bahsederek ve tapu kaytlarına dayanarak; ... ve 14 arkadaşı vekili ile ... vekili ise çekişmeli 42 ve 54 parsel sayılı taşınmazların kendilerinin ve müdahillerden ... ve müştereklerinin murisi olan ...’dan kaldığı iddiasına ve tespite esas tapu kayıtlarındaki intikallerin yolsuz olduğu iddiasına dayanarak; ... ve 11 arkadaşı ... mirasçıları oldukları ve dava konusu taşınmazların bu murise ait tapu kayıtları içerisinde kaldığı iddiasına dayanarak; davacı ... ... mirasçıları ... ve müşterekleri ile dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtlarındaki murislerine ait hisselerde yargılama sırasında; müdahil ...’e yapılan satışların yolsuz ve geçersiz olduğu iddiasına dayanarak davaya katılmıştır....
Ancak, hüküm kısmında taşınmazın tamamına ait tapu kaydının iptali ile davalı İdare adına tapuya tesciline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, “yol olarak terkinine” şeklinde hükümde karışıklığa sebep olunması hatalı olmuştur....
Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Asıl ve birleştirilen 2011/330 Esas sayılı davada davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.08.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal; davalı tarafından savunma yoluyla temliken tescil; birleştirilen 2013/160 Esas sayılı davada 04.11.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yol olarak terkin talebi üzerine Yargıtay 1....
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL - BEDEL - ECRİMİSİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil-bedel ile ecrimisil istekli dava sonunda, Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/10/2020 tarihli 2017/102 Esas 2021/377 Karar sayılı kararıyla davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 26/05/2021 tarihli 2021/392 Esas 2021/377 Karar sayılı kararıyla davacının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak verilen karar süresi içinde davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 22/02/2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekilleri Avukat ... ve Avukat ..... ile temyiz edilen davalı ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Terkin Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19/03/2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı ... bizzat ve karşı taraftan davacı Hazine vekili Avukat ...geldiler....
Ancak, beyanlar hanesinde yer alan bu şerhlerin taşınmazın bir bölümü mü yoksa tamamını mı kapsadığı belirtilmemiştir. 6292 sayılı Kanunun “2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar” başlıklı 7 maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, “Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir…” şeklindeki kanunî düzenleme dikkate alındığı zaman tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmelerinin idarece re’sen terkin edilmesi gerekmektedir....
Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabulucuğa teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir (HMK m. 137/1). 44. Açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı vekilinin tapu iptali ve tescil talebinde bulunurken taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden bahsettiği ve bu adi yazılı satış sözleşmesi yanında zilyetlik ve iyiniyet iddiasına dayandığı, TMK’nın 724. maddesine dayalı temkilen tescil koşullarının mevcut olduğundan bahsettiği görülmektedir. Yukarıda da açıklandığı ve Özel Dairenin bozma kararında da belirtildiği üzere, olayları açıklamak taraflara, hukukî nitelendirme ise hâkime aittir....
Somut olayda iflas hükümlerine göre taşınmaz satılmış ve yapılan ihaleyi hükümden düşürecek, illiyeti ortadan kaldıran bir karar da elde edilmiş olmadığından yolsuz bir tescil bulunduğundan söz edilemez. Yolsuz tescil bulunmadığı gibi, ihalenin feshi nedeni oluşturabilecek hususların yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali ve tescil davası yoluyla ileri sürülmesi ve varsa ihaledeki usulsüzlüklere dayalı olarak tapu iptali ve tescil davası açılması da mümkün olmadığı için, davanın salt bu nedenle reddi gerektiği görüşünde olduğumdan, yolsuz tescile dayalı dava açma ve esastan incelenme koşuları bulunduğu, ancak tapu iptali ve tescil davasının sabit olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması yönünde oluşan değerli çoğunluk görüşüne katılamıyorum....
tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir....


