"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ,YIKIM, TAPU İPTALİ,TERKİN Taraflar arasında birleştirilerek görülen davadan dolayı ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 18.02.2014 gün ve 2013/28 Esas - 2014/54 Karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin 21.12.2015 gün ve 12808- 14836 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde taraflarca istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava ve birleştirilen dava elatmanın önlenmesi, yıkım, tapu iptal ve terkin, temliken tescil isteklerine ilişkindir. Davacı ...; 364 parsel sayılı taşınmazının 1000 m2 lik kısmına komşu 361 parsel sayılı taşınmaz paydaşı ...'un ağaç dikmek suretiyle elattığını ileri sürerek haksız müdahelenin önlenmesini ve ağaçların yıkılmasını talep etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kadim yol iddiasına dayalı tapu iptali ve terkin ile elatmanın önlenmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 14/12/2020 gün ve 2020/2498 Esas, 2020/8374 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen hususlar daha önce temyiz nedeni yapılmıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay bozma ilamı uyarınca bozmaya uygun olarak verilen mahkeme kararı gerekçesine göre, ilamımız usul ve yasaya uygun olup, düzeltilmesini gerektirir bir neden bulunmadığından, HUMK’nun 440. maddesindeki nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir....
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 19.08.2011 tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki krokide gösterildiği üzere davacının 123 ada 4 parsel sayılı taşınmazı lehine, davalıya ait aynı yer 3 parsel sayılı taşınmazı üzerinden yeşil renkle ve "A" harfi ile gösterilen kısımdan geçit hakkı tesisine karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Davacı, kadim yol iddiasına dayalı olarak tapu iptali ve yola terkin talebi ile dava açmışsa da mahallinde yapılan keşif sırasında davasını ıslah ederek geçit hakkı tesisi isteminde bulunmuştur. Mahkemece bu doğrultuda araştırma ve inceleme yapılarak bilirkişilerden rapor alınmıştır. 19.08.2011 tarihli fen bilirkişi raporu ve ekindeki krokinin incelenmesinde davacıya ait 126 ada 4 parsel sayılı taşınmazın yola cepheli olduğu anlaşılmaktadır....
Maddesine dayalı olarak yapılan imar uygulaması sonunda yol olarak terkin edilen imar yolu niteliğinde iken 26.01.2011 tarihli ve 116 sayılı Çorum Belediyesi Encümen Kararı uyarınca yapılan imar planı tadilatı ile ifrazen oluşan 601,51 m2'lik yol fazlasının davalı belediye adına tesciline ve davalı şirkete ait bitişik taşınmaz ile tevhidine karar verilmiştir. Bu karar uyarınca 1572 parsel 25.03.2011 tarihinde davalı belediye adına arsa vasfıyla tescil edilmiş ve 28.03.2011 tarihli tevhit işlemiyle parsele ait kütük sayfası kapatılarak oluşan 1573 parsel de davalı şirket adına tescil edilmiştir. Bu durumda tapu kaydının iptali istenilen 1572 parsel sayılı taşınmazın tescline ilişkin hukuki sebebin (illetin) 26.01.2011 tarihli ve 116 sayılı Çorum Belediyesi Encümen Kararı olduğu sabittir. Bu işlem idari yargı yerinde iptal edilmedikçe ve sicil yolsuz tescil durumuna düşürülmedikçe korunması gerekeceği tartışmasızdır....
Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16/10/2017 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yola terkin talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07/03/2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Davacı, ... ilçesi, ... Köyü, ...Mahallesi sınırları içinde 106 ada, 2 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, bu taşınmazı bugüne kadar 70- 80 yıldır kadimden bu yana gelip geçtikleri kadim yolun bir kısmının kadastro tespiti sırasında davalıya ait 107 ada, 5 parsel sayılı taşınmazın içinde kaldığını belirterek, tapu iptali ve 16,00 m2'lik kısmın yol olarak bırakılmasına karar verilmesini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve terkin istekli davanın yapılan yargılaması sonunda, önceki tarihli bozma kararına uyularak verilen davanın reddine dair karar, süresi içinde davacı ... tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ..., kadastro sırasında davalı adına tapuya kayıt ve tescil edilen çekişmeli 119 ada 1 parsel sayılı taşınmazın iddiasına konu bölümün kuzeyinde yer alan yolun devamı niteliğinde olduğu halde kadastro sonucunda davalı adına kayıtlı taşınmaza dahil edilmek suretiyle tapuya tescil edildiğini, nizalı yerin öteden beri yol olarak kullanıldığını iddia ederek, tapu iptali ve terkini isteğiyle dava açmıştır. II....
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; ”Mahkemece iptali istenen tapunun dayanağını oluşturan kayıtlar getirtilmeden ve usulünce orman araştırması yapılmadan eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulması doğru görülmemiştir. ...2883 parselin dayanağı olan 09/02/1952 tarih 59 cilt, 92 sahife, 66 sıra nolu ...... köyü, ...... mevkiinde bulunan Güneyi: ......, Doğusu: yol, Batısı: ......, Kuzeyi:...... okuyan, ...... oğlu ... adına,...... niteliğindeki 11 H. 3400 m2 yüzölçümündeki tapu kaydı, tüm tedavülleriyle getirtilerek, tescil hükmüyle oluşmuş ise, davada......nin taraf olup olmadığı da dikkate alınarak taraf ise ve tapu, çekişmeli taşınmazı kapsıyor ise, kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı tartışılmalı, ... açısından böyle bir durum söz konusu değil ise tapu kaydı mahalline uygulanmalı, öncelikle tapunun dava konusu yere uyup uymadığı çevre taşınmaz kayıtlarıyla denetlenmek suretiyle belirlenmeli, davacı ......
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı Vakfın belli bir amaç çerçevesinde (23 parsel sayılı taşınmazın ifraz işlemi için) davalı belediye lehine 1981 yılında bedelsiz olarak terk ettiği ve bu gerekçeyle tapudan terkin edilen taşınmazın bilahare belediye tarafından 18.09.2008 tarihli Encümen Kararıyla 144 parsel olarak ihdas edilerek belediye hizmet alanı olarak belirlenmesi ve terk amacı dışında kullanıldığı iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil isteğini içerdiği açıktır. Öte yandan; mahkemece karara gerekçe gösterilen ve 06.01.1981 tarihli Encümen Kararı uyarınca Hazine’ye temlik edilen 51 parsel sayılı taşınmaza ilişkin işlemin açıkça bağış işlemi ile gerçekleştirildiği, oysa davaya konu taşınmaz hakkındaki işlemin; 6785 sayılı Yasanın 39. maddesi uyarınca kamuya bedelsiz terk işlemi ve bu kısım olduğu gözetildiğinde, iki taşınmaz hakkındaki davaların hukuki nitelik ve dayanaklarının farklı olduğu da kuşkusuzdur....
Ancak, 5841 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen, “Bu hüküm, iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” cümlesinde yer alan "...iddia ve taşınmazın niteliğine" ibaresi ve 3. madde ile 3402 sayılı Kanun'a eklenen “Geçici 10. madde” Anayasa Mahkemesinin 12/05/2011 tarihli ve E.2009/31 K.2011/77 sayılı kararı ile iptal edildiğinden kamu malı olduğu iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davaları on yıllık hak düşürücü sürenin dışında bırakılmıştır. 3.3.4. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun “Kamu malları” başlıklı 16/B maddesinde de yollar kamu malları arasında sayılmaktadır. Bu itibarla kadim yol iddiasına dayalı olarak kamu kurumu tarafından açılan tapu iptali ve terkin talepli bu davada da 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin 3. fıkrasındaki 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmaması gerekir....
Beldesi 3072 sayılı taşınmaz olduğu, iptali istenilen işlemin 07.10.2003 tarihli ve 25 sayılı Belediye Meclis kararı ile onaylanan uygulama imar imar planına dayanılarak 22.07.2004 tarihli ve 56 sayılı Belediye Encümen kararı ile uygulama imar planına dahil edilmesine dair işlemin iptali olduğu, İdare Mahkemesince, 22.07.2004 tarihli ve 56 sayılı Belediye Encümen kararının iptaline karar verilmiş olduğu, yani iptal işleminin konusunun 3072 parsel sayılı taşınmazın uygulama imar planına dahil edilmesine dair encümen kararına yönelik olduğu, davacının iddia ettiği gibi 09.09.2004 tarihli imar planına yönelik idari işlemlerin iptaline yönelik olmadığı, nitekim tapu kayıtlarında, imar planının iptali sebebi ile 09.09.2004 tarihli imar uygulaması geri dönüşüm ile taşınmazın tapu kaydı kadastro parseli haline getirilmediği, bu husususun teknik bilirkişi raporunda da belirtildiği, yani kök tapu kaydı olan 370 parsel sayılı taşınmazın 2.447 m2'lik yol olarak terkin edilen kısmın mevcut tapu kayıtlarına...


